2009 Belediye Seçimleriydi...
Kendi minibüsüyle şoförlüğünü de yapacak biriyle anlaşıp bir araç kiraladık. Seçim aracım şehir içinde turlarken; mahallenin birinde, aracın şoförü Hasan'ı tanıyan bazıları:
-"Bu hâvarda godeş, iki evli" demişler. Yalan da değil Hasan iki evli biriydi.
*
Yaaa öylemi falan derken laf ağızdan ağıza, kulaktan kulağa yayıldıkça, şehrin öte başına kadar hanımların sayısı 3'e, 4'e, 5'e, 6'ya kadar çıkmış.
*
Asıl mesele buradan sonra başlıyor;
Seçim aracı İhsan Temel'e âit olunca, rakip parti Akp'liler tarafından şoför Hasan, İhsan'a,
İhsan da 6 avratlı birine dönüştürülüvemiş..!
Bak gâri sen, ayıkla pirincin taşını. (Bana çok çektirdiler bunlar hâlâ içerim soğumuş değil) Neyse geçelim.
*
Seçilip başkan olmuşuz, hanımla bir cumartesi günü alış veriş için Demirci pazarına çıkmışız.
Eğilmiş önündeki pazar mallarını beğenmeğe çalışan bir ihtiyara selâm verip omuzuna elimi koyarak hâlini hatırını sordum. Döndü,
-"Sen kimsin.?" dedi bana.
-"Belediye başkanı diyorlar bana" dedim.
Beni tanımadığı belliydi, ben de onu tanımıyordum.
-"Yaa demek o sensin haa.?" dedi.
Eşimi işâret ederek
-"Bu kim.?" dedi.
-"Bu mu, bu eşim" dedim.
-"Bunnarın gerisi nerde.?" dedi.
"Nasıl yâni, anlamadım.?" dedim.
-"Sende 5-6 garı vaamış, ööle diyolaa" demez mi..!
-"Valla Hacı" dedim, "elde olan bir bu, ama eğer bi el atar da bir iki de sen têmin edersen hayır demem" dedim.
-"Valla hep ööle dedilee, ben de inandım, ne bilen ben" dedi. Gülüştük...
Meğer hacının inandırıldığı 6 avrat işi, seçim aracı ve şoförden bana bu yolla intikal ettirilmiş..! Eğer kazanmasaydık, altı hanımla saf dışı kalmıştık.!
*
Cehâletin siyâseti de ticareti de felakettir vesselâm.
*
Bu tür yalan ve iftiralar kim bilir ne kadar oy'umuzu götürmüştür bilmiyoruz.
Bildiğim şu; ikinci seçime girerken bir çok iftirâya ilâveten adımızı "sert ve herşeye kendi müdahale eden biri"ne çıkardılar. Ama bunu iyi tutturdular ve başardılar.
*
Sonunda tek hanımla geri gönderdiler.! Gönderdiler ama bu defa arayanlar oluyor;
-"Başkanım siz ayrıldınız mı.?" diye soruyorlar.
Yine de hâlâ da boş durmuyorlarmış. Eldeki tek hatunla bizi durup durup boşuyorlarmış, dönüp bi daha boşuyorlarmış.
*
Ulan bu ne ya; kazanmasın diye altı hanım veriyorsunuz, kaybediyoruz bu defa eldekini de boşuyorsunuz, rahat bırakın insanı. Bi daha geri gelir diye yapıyorsanız yapmayın, seçtiginizden !y! sini mi bulacaksınız.
*
Beşini siz verdiniz, alın verdiklerinizi geri, ama bunu gelirken yanımda getirmiştim, onu da boşamam doğrusu.
*
Eldeki tek hanımla evde karpuz kabuğu kazıyıp duruz, ona garışman gâri..!
16 Aralık 2021
İhsan Temel
Ekrem TOPRAK. 5 Yıl Önce
Evet syn hocam: itina ile okudum kaleminizi" çok etkili buldum. Keskin kalem anlayanlara. Bu karamalar cehalet in siyaseti olduğu kadar. Okumuş ticaretcilerin.karalama iftira ları. Günler geçse içiniz halen soğumadığına" bende inanıyorum. Ama söyleyemeselerde bugün siz olsaydınız: ucube kent merkezi olmayacaktı. Altında otogarajı" olan. Üstünde kent meydanı olan bir şehir olacaktı. Üniversitesi olupta kent meydanı olmayan şehir olmayacaktı. Arasalarda bulunmayacağınızı" gayrı dönmeyeceğinizi biliyorum.ucube kent meydanı ucube kongere merkezi. Kanunlarla inanlaşmak. Kamusal alana ucube kent merkezi yle inanlaşmak. TOLSTOY: dediği gibi kibir ve inat birliğinin kendisini önce mükemmel görmesini sağlar. Sonrada SONUNA getirir.şimdiki durumda bunu gösteriyor. SAYGİLARİMLA.
İhsan Temel 5 Yıl Önce
EyvAllah Ekrem Hocam.