“Mavi alan X-ışını olmayan boş bölgeleri, kırmızı alan ise kuyruklu yıldızın yoğun X-ışını parlamasını göstermektedir. Bu parlama beklenen bir sonuçtur; çünkü kuyruklu yıldızdan salınan gaz molekülleri güneş rüzgârıyla çarpıştığında X-ışınları üretir.”
Güneş Rüzgârı ile Gaz Etkileşimi X-Işınlarını Ortaya ÇıkarıyorESA, X-ışını parlamasının oluşmasında kuyruklu yıldızın saçtığı su buharı, karbondioksit ve karbonmonoksit gibi gazların önemli rol oynadığını belirtti. Bu gazların varlığı, daha önce James Webb Uzay Teleskobu ve NASA’nın SPHEREx görevleri tarafından doğrulanmıştı.
Açıklamada, söz konusu teleskopların özellikle hidrojen (H₂) ve nitrojen (N₂) gibi gazlara karşı olağanüstü duyarlılığa sahip olduğu, ancak bu gazların optik veya ultraviyole cihazlarla neredeyse görünmez olduğuna dikkat çekildi:
“Bu gazlar, Hubble veya ESA’nın JUICE teleskobundaki kameralarla tespit edilemez. Bu nedenle X-ışını gözlemleri, bu tür gizli gazları ortaya çıkarmada benzersiz bir araç sunmaktadır.”
3I/ATLAS, Oumuamua’dan Sonra Yeni Bir Yıldızlararası LaboratuvarBilim dünyasında hâlâ tartışılan ilk yıldızlararası cisim 1I/‘Oumuamua’nın, nitrojen veya hidrojen bazlı egzotik buzlardan oluşmuş olabileceği yönündeki teorilere de değinilen açıklamada, uzaklığı nedeniyle Oumuamua’nın artık incelenemediği ancak 3I/ATLAS’ın yeni bir fırsat sunduğu belirtildi.
ESA, X-ışını verilerinin diğer gözlemlerle birleştirilerek kuyruklu yıldızın yapısının daha net anlaşılabileceğini vurguladı:
“3I/ATLAS, yıldızlararası bir nesnenin bileşimini çözümlemek için nadir bir fırsat sunuyor. X-ışını verileri, diğer teleskopların yakalayamadığı işaretleri ortaya çıkararak araştırmaları tamamlayacaktır.”
Hibya Haber Ajansı