Geleceğimizin teminatı, evimizin neşesi çocuklarımızı her sabah okula uğurlarken arkalarından dualar ediyoruz. Onları emanet ettiğimiz okul servislerinin arkasında yazan "OKUL TAŞITI" yazısı, çalışır durumdaki "DUR" lambası ya da aracın teknik vizesinin tam olması içimizi rahatlatmaya yetiyor mu? Ne yazık ki hayır.
Bugün servis denetimi denildiğinde akla ilk gelen şey araçların fiziki şartları: Muayenesi geçmiş mi, modifiyesi var mı, koltuk kemeri çalışıyor mu? Elbette bunlar hayati derecede önemli. Fakat asıl meseleyi, yani direksiyonun başındaki "insan faktörünü" kaçırıyoruz. Bir aracın teknik olarak kusursuz olması, o aracı kullanan zihniyetin de kusursuz olduğu anlamına gelmiyor.
En değerli varlıklarımızı zehir tacirlerinin, madde bağımlılarının ya da alkol yüzünden defalarca ehliyetine el konulmuş sorumsuz kişilerin insafına terk edemeyiz. Geçmişte defalarca alkollü araç kullanmaktan ehliyetini kaptırmış bir kişinin, ceza süresi dolduktan sonra hiçbir şey olmamış gibi bir okul servisinin direksiyonuna geçebilmesi kabul edilebilir bir durum değildir. Çocuk taşımacılığı, "cezamı çektim, kaldığım yerden devam ederim" denilebilecek bir alan olamaz. Bu meslek, "Sıfır Tolerans" prensibiyle yürütülmelidir.
Eksiklerimiz Neler, Neler Yapılmalı?
*Rutin Değil, Habersiz Biyolojik Taramalar: Şoförlerden sadece işe girişte maktu sağlık raporu almak yeterli değildir. Belirli aralıklarla, habersiz bir şekilde kan, saç ve idrar örnekleri alınarak kapsamlı uyuşturucu ve alkol taramaları yapılmalıdır.
*Sıkılaştırılmış Sicil Kriteri: Alkol ve madde kullanımı nedeniyle ehliyetine el konulmuş kişilerin okul servisi şoförlüğü yapması ömür boyu engellenmelidir.
*Teknolojik Önlemler: Araçlara, sürücü üflemeden çalışmayan "alkol kilidi" gibi donanımların getirilmesi bir lüks değil, zorunluluk haline gelmelidir.
*Şeffaf Denetim: Veliler, çocuklarını emanet ettikleri şoförlerin ve rehber personelin geçerli sağlık ve denetim belgelerini dijital sistemler üzerinden doğrulayabilmelidir.
Evlatlarımızın can güvenliği, rutin kağıt üstü denetimlere ve sadece teknik araç muayenelerine sığdırılamaz. Yetkilileri ve yerel yönetimleri, okul servislerindeki insan faktörünü temel alan, bağımlılık taramalarını zorunlu kılan daha sıkı mevzuat ve denetim adımlarını bir an önce atmaya davet ediyoruz.
Çünkü onların güvenliği, erteleyebileceğimiz bir detay değil; en asli görevimizdir.
07 Eylül 2026
İpek H. Arpağ