Görevi bilimi ve eğitimi geliştirmek olan bir rektörün, üniversiteyi adeta kendi bankasına çevirdiği ortaya çıktı. Akademisyenlerin kaleme aldığı ve “Bu bir hak arama yazısıdır” başlığıyla duyurulan bildiride, Çiftçi’nin döner sermaye kaynaklarını kişisel gelire çevirdiği açıkça belgeleniyor. Yasal olarak yalnızca “yönetici payı” ve “akademik ek ödeme” alması gerekirken, Çiftçi sınır tanımadı; her ay kamu kaynağını 1.2 milyon lirayla zimmetine geçirircesine kullandı.
10 Yıllık Birikimi 2 Yılda Eritti, Üstüne Zam Yaptı!
Skandal bununla sınırlı değil. Akademisyenlerin verdiği bilgiye göre, Çiftçi sadece mevcut gelirlerle yetinmedi; üniversitenin 10 yıllık döner sermaye birikimini de kişisel kazanca dönüştürdü. Her altı ayda bir yapılan memur zammını da maaşına yansıtarak servetini büyüttü. Geçmiş yılların harcamalara ayrılması gereken kaynaklarını da kendi maaşına aktardı. Bu yöntemle hem üniversite bütçesi çökertildi, hem de kamu vicdanı ayaklar altına alındı.
Uyarana Ceza, Yağmacıya Ödül Gibi YetkiAçgözlülüğe karşı çıkanlara ise baskı ve sürgün düştü. Dönemin döner sermaye işletme müdürü, rektörü hem sözlü hem yazılı olarak uyarmasına rağmen görevden alındı. Müdür, alt kadroya indirilip adeta istifaya zorlandı. Sonuç: Tecrübeli bir kamu görevlisi emekliye ayrıldı, uyarı yok sayıldı, talan düzeni sürdü.
Skandalı Akademisyenler DurdurduAkademik ahlaktan ödün vermeyen öğretim üyeleri sessiz kalmadı. Belgeleri toplayarak kamu otoritelerine sundular, üniversite tarihine geçen bu yolsuzluğu kayıt altına aldılar. Tüm bu baskılar sonuç verdi ve Prof. Dr. Harun Çiftçi görevden alındı. Üniversitenin başına, zararı onarmak üzere Prof. Dr. Mevlüt Karataş getirildi.
Bilim Kurumu Değil, Kasa Başkanlığı!Üniversiteler liyakatin değil, kayırmacılığın ve yolsuzluğun merkezi hâline geldi. Akademik değerlerin yerini kişisel servet artırma planları aldı. Çankırı Karatekin Üniversitesi’nde yaşanan bu rezalet, sadece bir kişiyi değil, denetimsizliğe göz yuman tüm yapıyı sorgulamaya açıyor.