13 Eylül 2022’de Resmî Gazete’de yayımlanan ve 1 Temmuz 2023 itibarıyla yürürlüğe giren düzenleme, asansörlerde iç kapı bulunmasını zorunlu kıldı. Ancak uygulama, dar kabinli asansörlerde kapı alanının daha da küçülmesine neden olurken, tekerlekli sandalye kullanan birçok kişinin asansöre sığamaması sonucunu doğurdu. Bu durum, bazı engelli bireylerin evlerinden çıkmasını neredeyse imkânsız hâle getirdi.
Doğuştan iki kolu ve bir bacağı olmayan engelli psikolog İlknur Peder, yaşanan sorunu “Bu bir güvenlik önlemi değil, açık bir erişim ihlalidir” sözleriyle dile getirdi. Peder, “Türkiye’deki eski binaların büyük bölümünde asansörler zaten dar. Yıllarını vererek ev sahibi olmuş binlerce engelli, bir yönetmelik değişikliğiyle kendi asansörünü kullanamaz hâle geldi” dedi.
Kendisi de ALS hastası olan ALS Derneği Başkanı Alper Kaya ise düzenlemenin yalnızca engelli bireyleri değil, yaşlıları ve hareket kısıtlılığı olan herkesi etkilediğine dikkat çekti. Kaya, “Tekerlekli sandalyelerin standart ölçüleri belli. Bu gerçek göz ardı edilerek yapılan düzenlemeler, günlük yaşamı zorlaştırıyor. Küçük kabinli asansörler için muafiyet tanınmalı ya da erişimi engellemeyen alternatif teknik çözümler üretilmeli” ifadelerini kullandı.
Peder ve Kaya, yetkililere yaptıkları ortak çağrıda çözüm önerilerini de sıraladı. Buna göre; küçük asansör kabinleri için muafiyet düzenlemesi uygulanması, tekerlekli sandalye ölçüleri ve erişilebilirlik kriterleri dikkate alınarak alternatif kapı sistemlerinin geliştirilmesi ve yönetmelik hazırlanırken engelli bireylerin sürece aktif olarak dahil edilmesi talep edildi. Ayrıca, erişilebilirliği kısıtlayan uygulamaların durdurulması ve hak temelli denetimlerin hayata geçirilmesi istendi.
Uzmanlar ise erişilebilirliğin bir ayrıcalık değil, temel bir insan hakkı olduğunun altını çizerek, güvenlik gerekçesiyle yapılan düzenlemelerin engellilerin yaşam hakkını kısıtlamayacak şekilde yeniden ele alınması gerektiğini vurguluyor.