Önergenin gerekçesini Meclis kürsüsünde dile getiren İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, asgari ücretin halihazırda açlık sınırının 5 bin 310 TL altında olduğunu söyledi. Usta’ya göre bu fark, güncelleme yapılmadığı takdirde daha da açılacak.
Birleşik Kamu-İş’in verilerine göre haziran ayında açlık sınırı 27 bin 415 TL olarak açıklandı. Ancak mevcut asgari ücret hâlâ 22 bin TL bandında. İYİ Parti’nin beklentisi, en az 29 bin 850 TL seviyesinde bir düzenleme yapılması yönünde.
Usta, “AKP uyguladığı tüm ekonomik hataların faturasını emekliye, memura, asgari ücretliye kesiyor” diyerek, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısal olarak değiştirilmesi gerektiğini vurguladı. Bugün bu komisyonda ne bir asgari ücretli temsil ediliyor ne de halkın gerçek enflasyon deneyimi masaya yansıtılıyor.
Zamlar Yandaşlara Var, Vatandaşa YokYeni Yol Grubu Başkanvekili Selçuk Özdağ da, iktidarın ücret politikalarına sert tepki gösterdi. Asgari ücretliye yapılan yüzde 30’luk zam oranını “makyaj” olarak nitelendiren Özdağ, “Yandaş müteahhitlerin işlettiği Kuzey Marmara Otoyolu’na yüzde 65 zam yapılırken, memura yüzde 11,54 zam uygun görülüyor. Bu adaletsizlik değilse nedir?” diye sordu.
İktidarın “kamu kaynaklarını eşit dağıtmaktan uzak durduğunu” savunan Özdağ’a göre, zam politikaları bir tercih meselesi. Ve bu tercih uzun süredir vatandaşın değil, iktidara yakın çevrelerin lehine işliyor.
“Asgari Ücretli Kıyma Hesabıyla Yaşamak Zorunda Kalıyor”CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı ise tabloyu çarpıcı bir örnekle ortaya koydu: “Geçmişte asgari ücretli 52,5 kilo kıyma alabilirken bugün ancak 43,5 kilo alabiliyor. Üç çeyrek altına bile ulaşamayan bir maaşla insanlar nasıl geçinsin?”
Sarı, asgari ücretlinin alım gücünün dramatik biçimde düştüğünü ve market raflarında başını öne eğmek zorunda kaldığını belirtti. “Asgari ücret bir geçim ücreti olmaktan çıktı, adeta hayatta kalma mücadelesine dönüştü” diyen Sarı, hükümeti halkın yaşadığı ekonomik gerçeklikle yüzleşmeye çağırdı.
Görmezden Gelinen Gerçek: Asgari Ücretlinin Hayat MücadelesiMeclis’te çoğunluğun oylarıyla reddedilen araştırma önergesi, aslında sadece bir yasa tasarısı değil, milyonlarca insanın umuduydu. Fakat görünen o ki, enflasyonist baskı altında ezilen asgari ücretlilerin sesi, iktidar cephesinde yankı bulmuyor.
AKP ve MHP’nin ortak kararıyla rafa kaldırılan önerge, sadece bir ekonomik öneri değil, aynı zamanda sosyal adaletin sorgulanması gereken bir noktasıydı. Çünkü mesele artık kuru bir rakam değil; çocuklarının beslenme çantasına bir meyve koyamayan annenin, kirayı ödeyemeyen babanın hikâyesidir.
Ve ne yazık ki, Meclis’te bu hikâyeye yine kulak tıkanmıştır.