Bakırlıoğlu, Türkiye’de emeklilerin insan onuruna yaraşır bir yaşamdan uzaklaştırıldığını belirterek, “Ortada emekli maaşı değil, açık bir sefalet düzeni var” dedi.
“Her Yıl Aynı Utanç Meclis Gündeminde”
En düşük emekli maaşının her yıl Meclis’te tartışılmasının başlı başına bir kriz göstergesi olduğunu vurgulayan Bakırlıoğlu, 2019’a kadar böyle bir sorunun yaşanmadığını söyledi. Emekli maaşlarının geçmişte enflasyona göre güncellendiğini hatırlatan Bakırlıoğlu, bugün hâlâ “20 bin lira olsun mu olmasın mı?” tartışmasının yapılmasının TÜİK’in gerçeği yansıtmayan verilerinden kaynaklandığını savundu.
Türkiye’nin dünya genelinde en yüksek enflasyon oranlarına sahip ülkeler arasında yer aldığını belirten Bakırlıoğlu, Avrupa’da gıda enflasyonunda, OECD ülkeleri arasında ise enerji enflasyonunda ilk sıralarda bulunulmasına rağmen emekliye konuşulan rakamların kabul edilemez olduğunu ifade etti.
“Vicdana Değil, Anayasa’ya Uyun”
İktidara çağrıda bulunan Bakırlıoğlu, konunun vicdan meselesi değil anayasal bir zorunluluk olduğunu dile getirdi. Anayasa’da yer alan “insan onuruna yaraşır yaşam” ilkesini hatırlatan Bakırlıoğlu, TÜRK-İŞ’in açıkladığı açlık sınırının 30 bin lirayı aştığını, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2026 yılı için belirlediği 240 liralık fitre tutarının ise tabloyu daha da çarpıcı hale getirdiğini söyledi. Dört kişilik bir ailenin yalnızca gıda harcamasının 28 bin 800 liraya ulaştığını belirten Bakırlıoğlu, “Bu ülkede insanlar ücret almıyor, adeta fitreyle çalışıyor” ifadelerini kullandı.
“Emekli Fitreyi Bile Alamıyor”
En düşük emekli maaşının 20 bin lira, ortalama emekli maaşının ise 24–25 bin lira seviyesinde kalacağını belirten Bakırlıoğlu, “Asgari ücretli fitre alabilecek durumda, emekli ise onu bile alamıyor. Hükûmet emekliye fitreyi dahi çok görüyor” dedi.
Pazardan Bayat Ekmeğe Uzanan Yoksulluk
Sahadan çarpıcı örnekler paylaşan Bakırlıoğlu, pazarda karşılaştığı 70 yaşındaki bir emeklinin maaşını söyleyemeyip ağladığını anlattı. Sokak aralarında satılan bayat ekmeklerin en büyük alıcısının emekliler olduğunu söyleyen Bakırlıoğlu, yoksulluğun artık gizlenemez hale geldiğini vurguladı.
Tarihi Geçmiş Gıdalar ve Uzayan Kuyruklar
Kamuoyunda tartışma yaratan “Yenir Market” zincirine de değinen Bakırlıoğlu, bu marketlerde son kullanma tarihi geçmiş gıda ve hijyen ürünlerinin yarı fiyatına satıldığını ve önlerinde kuyruklar oluştuğunu söyledi. Bu marketlerin müşteri profilinin ağırlıklı olarak öğrenciler ve emeklilerden oluştuğunu belirten Bakırlıoğlu, iddiaların hafife alınmasına sert tepki gösterdi.
“Açlıktan mı Öleyim, Zehirlenerek mi?”
Meclis kürsüsünden vatandaş röportajlarına da yer veren Bakırlıoğlu, emeklilerin yaşadığı çaresizliği şu sözlerle özetledi:
“Vatandaş bugün ‘Açlıktan mı öleyim, zehirlenerek mi?’ diye soruyor. Emekliye bu tercihi yaptırmak sosyal devlet adına utançtır.”
“Bu Düzenin Adı Dipte Eşitlenme”
2019’da en düşük emekli maaşı ile ortalama emekli maaşı arasındaki farkın yüzde 90 olduğunu, bugün ise bu farkın yüzde 20’ye kadar gerilediğini söyleyen Bakırlıoğlu, milyonlarca emeklinin 20 bin liraya mahkûm edildiğini ifade etti. Bu durumu “dipte eşitlenme” olarak tanımlayan Bakırlıoğlu, sefaletin eşit paylaşıldığını dile getirdi.
“Emeklinin Milli Gelirden Aldığı Pay Çalındı”
Emekli nüfusu artmasına rağmen milli gelirden alınan payın yüzde 10’dan yüzde 6’ya düştüğünü vurgulayan Bakırlıoğlu, aradaki farkın emeklilerin cebinden alındığını savundu. Sorumluluğun TÜİK verilerinde olduğunu belirten Bakırlıoğlu, konuşmasını, “Ben bu günaha ortak olmayacağım. Emekliyi bu hale düşürenler bu vebalin altından kalkamaz” sözleriyle tamamladı.