Manisa Son Haber

Bilim Kurulu / Ahmet Orhan Yazdı...

GÜNDEM

Ülkemizi tehdit eden doğal afet türleri aslında çok fazla değil...

Ülkemizi tehdit eden doğal afet türleri aslında çok fazla değil...

Deprem, sel ve belki biraz tsunami sayılabilir.

Oysa dünyada bunların yanında kasırga, yanardağ patlaması ve hortum gibi felaketlerle mücadele eden ülkeler de var.

Yani bizim odaklanmamız gereken tehditler onlara göre daha az.

Felaketlerle mücadele konusunda kısa süre önce bütün dünyayı saran evrensel salgını savuşturmak için çok mantıklı davranmış ve bir “bilim kurulu “ oluşturmuştuk. Tavsiye niteliğinde kararlar alan bu kurul, hem devlete hem de millete yön vermiş ve davranışlarımızda belirleyici olmuştu.

Olması gereken de buydu...

Yani bilime ve bilim insanlarına tabii olmaktı!

Şimdi ülkemiz için tehdit olan felaketler üzerinde biraz duralım.

Örneğin sel felaketi;

Karadeniz, denize paralel yüksek dağların olduğu ve çok yağmur alan bir bölgemiz...

Yani sel için her şey var...

Zeminin oldukça gevşek olduğu bu bölgemizde hemen hemen her yaz bir su taşkını yaşıyoruz.

Oysa bölgenin topoğrafik yapısı göz önüne alınarak bilimsel bir ön çalışma ile sel riski barındıran yerler tespit edilip tedbirler alınabilir.

Ülkemizde bunu kolaylıkla yapabilecek çok değerli bilim insanlarımız var.

Listeye tsunami belki olabilir diyerek ilave etmemin nedeni İzmir depreminde Sığacık’da yaşanması ve daha dün Hatay için de aynı yönde alarm verilmiş olmasıdır.

Çok büyük ölçülerde olmasa da yine tsunami ihtimali var. Bu küçük ihtimal bile tedbir için bir çalışma gerektirir.

Deprem ise çok daha kapsamlı bir çalışma ile masaya yatırılmalı ve ciddiye alınmalıdır.

Deprem öncesi ve deprem sonrası ana başlıkları altında eylem planları geliştirilmeli ve süratle uygulamaya alınmalıdır.

Tabii bütün bunları belirleyecek bir “bilim kurulu “ oluşturulmalı ve yetkilendirilmelidir.

Böyle bir kurulu oluşturabilecek dünya ölçeğinde yetkinliği kabul görmüş çok sayıda bilim insanımız mevcuttur.

Hatta Doğal Afetler Bakanlığı bile düşünülebilir.

Ezber bozan bir bakış açısıyla konuya yaklaşmak ve köklü tedbirler geliştirip hayata geçirmek kaçınılmaz olmuştur.

İnşaat ruhsatları ve kontrol mekanizması yoğun denetime tabi olmalıdır.

On binlerce hatta yüzbinlerce insanın hayatı belediyelerde gözünü para hırsı bürümüş seçilmiş ve rüşvetçi memurlara terk edilmemelidir!

Burada yapılması gerekenleri tek tek sıralamam haddimi aşarak bilim insanlarının çalışma alanına girmek olur.

Doğal afetlerle çok büyük acılar yaşadık...

Maddi ve manevi büyük bedeller ödedik...

Daha fazla gecikmeden yaşadığımız acı felaketlerden gerekli dersleri alıp bu gidişe dur demek için bütün yetki siyasi iktidarda vardır...

Doğal olarak sorumluluk da yerel yönetimlerin ve iktidarındır!

Sayın Cumhurbaşkanının ikinci kez geldiği deprem bölgesinde yaptığı açıklamasında yer alan;

“Tüm konut alanlarını yeni bir şehir planı çerçevesinde zemin kalitesine, fay hattına olan mesafesine bakarak kendi mimarisine, tarihî ve kültürel dokusuna uygun şekilde tasarlıyoruz” cümlesi 20 yıllık iktidar sonrası sarf edilmiş olmasına rağmen memnuniyet vericidir.

Olması acı bir sürpriz sayılamayacak yeni depremlerin yıkıcı etkilerini yok etmek için gerekenleri hızlıca yapmak sadece toplumsal bir sorumluluk olmaktan çıkmış vicdani hatta insani bir mecburiyet halini almıştır.

Marmara depremi, Van, İzmir ve Elazığ depremleri ve şimdi de asrın felaketi olan bu depremlerden sonra

hala gerekli dersler alınarak doğru bir kavrayışla harekete geçilmezse tarih önünde suçlu duruma düşülecektir.

Vebal; ister yerel, ister genel, isterse de bürokratik olsun yönetenlerin boynundadır.

21 Şubat 2023

Ahmet Orhan

Yorumlar (15)

Cihat Sarsılmaz 3 Yıl Önce

Olay bu kadar basit. Yapılması gereken budur.

Galip Darlı 3 Yıl Önce

Çok güzel bir öneri umarım dikkate alınır

Neslihan Kılıç 3 Yıl Önce

Aklın yolu bir, fakat çok umutlu değilim. Çünkü depreme dayanıklı konutlar için kentsel dönüşüm büyük bir ekonomik güç ister

Mehmet Dülger 3 Yıl Önce

Bu mükemmel yazının altına imza atmamak mümkün değildir. Tamamen katılıyorum ama her şeyi devletten beklemeyelim, vatandaş olarak üzerimize düşeni yapalım

Ahmet Orhan 3 Yıl Önce

Çok haklısınız Türkiye uzun süredir depremden önce ve sonrasında yapılması gerekenleri tartışıyor Yapılması gerekenler konusunda hemen hemen herkesin bilgisi var. Önemli olan düşünceleri eyleme dönüştürmek. Katkınız için teşekkürler..

Ahmet Orhan 3 Yıl Önce

Sayın Galip Darlı Destekleriniz için teşekkür ederim

Ahmet Orhan 3 Yıl Önce

Sayın Dülger takdir edersiniz ki böylesine önemli bir konuyu 500 kelimeyle anlatmak her zaman kolay olmuyor. Hatamız olursa şimdiden özür dilerim.

Hamza Can 3 Yıl Önce

Bilim kurulu çok iyi bir öneri dikkate alarak lazım ayrıca hükümet bu sefer konuyu ciddiye alıyor gibi

Selahattin Akın 3 Yıl Önce

Bu bakış açısı devletin resmî bakış açısı olmalı. Sadece depremde değil her alanda bunu yapmak zorundayız. Tarım, sağlık, milli eğitim gibi..

Kağan Aydın 3 Yıl Önce

Korona dönemi bilime olan güven afetlerde neden olmuyor anlayamıyorum belkide rant kesilecek diyedir

Hasan Yaman 3 Yıl Önce

Bu sefer konu ciddiye alınacak gibi duruyor. Önemli olan en doğru şekilde yapmak

Bülent Dirik 3 Yıl Önce

İzmir’de bayraklı Belediyesi halen daha yüksek kat inşaat ruhsatı veriyor. Ders almıyorlar demekki

Akif ertok 3 Yıl Önce

Bilim kurulu çok mantıklı bir öneri gibi görünüyor ama bu uygulamada nasıl olacak? Yani muhatabı belediyelermi yoksa vatandaş mı olacak? Ama en mantıklı metot bu gibi

Cem Gündüz 3 Yıl Önce

İlgili bakanlık kurulması daha etkili olacaktır

İlker Kamacı 3 Yıl Önce

Pandemi ile deprem çok farklı ama tabii ki bilimsel yaklaşım en doğrusu olacaktır. Ama bana göre muhatap hükümet tir

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.