“Hırsız dediler olmadı, yolsuz dediler olmadı, teröre destek dediler olmadı. Şimdi son çare casus dediler, yazıklar olsun... 19 Mart’ta bir darbeye giriştiler. Bu meydandakiler partisini birinci parti yaptılar. Ekrem İmamoğlu, dört sefer üst üste Recep Tayyip Erdoğan’ı yendi.”
Özel, ayrıca basın özgürlüğüne ilişkin de tepkisini dile getirdi; TELE1 üzerinden yaşananlar ve gazetecilere yönelik baskılara atıf yaparak, “Özgür basın susturulamaz, onlara sonuna kadar sahip çıkacağız” ifadelerini kullandı.
CHP milletvekilleri Ankara Milletvekili Umut Akdoğan ve İstanbul Milletvekili Ali Gökçek de yurttaşları Çağlayan Adliyesi önüne çağırdı. Parti kanadından gelen açıklamalarda, soruşturmanın siyasi bir operasyon olduğu iddia edilirken, soruşturma sürecinin şeffaf yürütülmesi ve yargılama sürecinin hukuk çerçevesinde gerçekleşmesi talep edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medyada ve çeşitli kaynaklarda yer alan iddialar üzerine İmamoğlu hakkında “casusluk” iddiasıyla soruşturma başlattı. İmamoğlu ve avukatı Necati Özkan’ın adliyede ifade vereceği belirtildi. CHP cephesinde, önceki iddiaların çürüdüğü ve yeni suçlamanın da gerçeği yansıtmadığı savunuluyor; Özel, mevcut iddiaları “çaresiz bir başsavcının itirafı” olarak niteledi.
Konuşmasında öne çıkan bir başka iddia ise, dosyaların ve iddianamelerin çökmesine yönelik vurgu oldu: “Geçtiğimiz günlerde 500 sayfalık iddianame saatler içinde çöp oldu. O iddianameyi bekliyoruz ki bugüne kadar atılan iftiraların nasıl çöktüğünü... gösterelim.” Özel, iktidar çevrelerini yeni suçlamalar uydurarak İmamoğlu’nu seçimlere kadar içeride tutmaya çalışmakla suçladı.
CHP, hem adliye önündeki destek eylemini sürdüreceğini hem de hukuk yollarını takip ederek iddiaların reddedileceğini vurguladı. İktidar cephesinden ise henüz resmi bir açıklama veya ayrıntılı iddianame açıklaması yapılmadı.