Manisa Son Haber

CHP Önderliğinde Yeni Bir Başarı Mümkün mü? / Ahmet Orhan Yazdı...

GÜNDEM

Yılların yorgunluğu, ağırlaşan ekonomik tablo, gençlerin umutsuzluğu ve toplumda derinleşen adaletsizlik hissi, siyasetin yönünü yeniden şekillendirmeye başladı.

CHP Önderliğinde Yeni Bir Başarı Mümkün mü?

Türkiye yeniden erken seçim ihtimalini konuşuyor.
Yılların yorgunluğu, ağırlaşan ekonomik tablo, gençlerin umutsuzluğu ve toplumda derinleşen adaletsizlik hissi, siyasetin yönünü yeniden şekillendirmeye başladı.
Bugün herkesin aklındaki temel soru şu: CHP önderliğinde muhalefet, bu şartlar altında iktidar yolunu açabilir mi?

Bu soruya iyimser bir yanıt verilebilmesi, her şeyden önce muhalefetin birlik fikrine dönmesine bağlıdır.
Çünkü Türkiye’de iktidar değişiminin yolu, tek başına bir partinin değil, ortak hedefleri olan partilerin “samimi bir masa” etrafında buluşabilmesinden geçiyor.
Her şeyden önemlisi, bu masa sadece seçim ittifakı anlamına gelmemelidir.
Ortak bir devlet aklı, bir demokrasi anlayışı, bir adalet ideali etrafında kenetlenmeyi ifade etmelidir.
İttifak, çıkarların değil; inancın, ilkenin ve cesaretin bir buluşması olmalıdır.

CHP bu anlamda tarihsel bir sınavla karşı karşıya. 2024 yerel seçimlerinde kazandığı başarı, halkın iktidara karşı biriken tepkisinin sonucu olduğu kadar, değişim arzusunun da dışavurumuydu.
Ancak bu başarıyı sürdürülebilir kılmanın yolu, diğer partilerin desteğini unutmadan o tepkiyi kalıcı bir umut hikâyesine dönüştürmektir.
Türkiye yalnızca “iktidar yorgunluğu” ile değil, adalet yoksunluğu ile de derin bir krizin içindedir.
Halk artık geçim derdinin yanında adaletin yeniden tesis edilmesini istiyor. Bu nedenle CHP’nin seçim stratejisinin merkezinde adalet de ihmal edilmemelidir:
Bağımsız yargı, şeffaf devlet ve hesap verebilir siyaset.

Bununla birlikte CHP’nin kendi içinde de bir iç barışa kavuşması hayati önem taşımaktadır.
Dışarıdan beslenen, eski alışkanlıklardan kaynaklanan ya da kişisel hırslarla körüklenen iç kavgalar, partinin toplumsal güvenini zedeleyebilir. İktidar yürüyüşü, önce içeride güven ve dayanışmanın yeniden tesis edilmesiyle mümkündür.
CHP, kendi içinde huzuru sağlayamadığı sürece topluma güven veren bir yönetim alternatifi sunmakta zorlanacaktır. Dolayısıyla ilk görev, tartışmaları bir kenara bırakıp ortak hedef etrafında kenetlenmektir.

Elbette ekonomi her seçimin belirleyici unsuru olmaya devam edecektir. Ancak salt ekonomik vaatlerle değil, adil bölüşüm ve sosyal devletin yeniden inşası fikriyle seçmene hitap edilmelidir.
Türkiye’nin üretim gücü, genç nüfusu ve coğrafi potansiyeli doğru yönetildiğinde ülkeyi yeniden ayağa kaldırabilir.
CHP’nin yapması gereken, bu gücün doğru yönetimle nasıl “herkese kazandıran bir düzen” yaratacağını anlatmaktır.

Bir diğer kritik mesele, yönetim sistemi tartışmasıdır.
Başkanlık sistemi, yıllar içinde Türkiye’yi denge ve denetim mekanizmalarından uzaklaştırdı; halkın temsil gücünü zayıflattı. Bugün artık toplumun önemli bir kesimi, kuvvetler ayrılığına ve Meclis egemenliğine dayalı parlamenter sistemi özlemle anıyor.
Bu nedenle CHP’nin muhalefet bloğunu yeniden inşa ederken “sistemi değiştirme” iradesini kararlılıkla ortaya koyması gerekiyor. Yeni bir ittifak, ancak bu ortak hedef etrafında anlam kazanabilir.

Kısacası CHP önderliğindeki muhalefetin başarısı dört temel unsura dayanıyor:

Samimi bir birliktelik; çıkar değil, ilke temelli bir ittifak.

Halkın adalet duygusuna dokunan bir siyasi dil.

Yeniden umut vadeden bir ekonomik ve yönetim vizyonu.

CHP’nin kendi içinde barışı ve güveni tesis etmesi.

Eğer muhalefet bu dört sacayağını kurabilir ve geçmişteki hatalardan ders çıkararak yeniden halkın karşısına “dürüst, samimi ve cesur” bir seçenek olarak çıkabilirse, erken seçim Türkiye için sadece bir tarih değil, bir dönüm noktası olabilir.

7 Ekim 2025 

Ahmet Orhan

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.