Kanal İstanbul projesi, yıllardır kamuoyunda tartışılan ve büyük çevre tahribatı yaratacağı öne sürülen bir proje olarak gündemdeki yerini koruyor. Projenin kilit noktalarından biri olan Sazlıdere Barajı bölgesinde, TOKİ tarafından yürütülen konut inşaatlarına ilişkin yeni bir adım atıldı. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), baraj havzasını tehdit eden bu inşaatlara karşı yıkım kararı alarak resmî tebligatta bulundu.
İSKİ’nin gönderdiği yıkım tebligatının hemen ardından, İBB kadrolarına yönelik operasyon düzenlendi. Aralarında üst düzey çalışanların da bulunduğu çok sayıda personel gözaltına alındı. Gelişmeler, İstanbul'da yerel yönetimle merkezi iktidar arasındaki gerilimi yeniden tırmandırdı.
CHP'den Sert Tepki: "Çığırından Çıktılar"CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, İBB’ye yönelik operasyonları sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla değerlendirdi. Böke, yaşananları iktidarın "çığırından çıkmışlığı" olarak niteledi ve şu ifadeleri kullandı:
"İSKİ’nin Kanal İstanbul için belirlenen alandaki inşaatlar hakkındaki yıkım kararının ardından İBB kadrolarının gözaltına alınması, iktidarın çığırından çıkmışlığını bir kez daha gösteriyor."
İktidarın amacının net olduğunu belirten Böke, Kanal İstanbul ve benzeri rant projelerine alan açmak için İBB’nin işlevsiz hale getirilmek istendiğini savundu. Açıklamasında şu ifadeler de yer aldı:
"Amaçları çok açık. İçi boş olduğu herkesçe görülen siyasi kumpas dosyasını sündürmek, İBB’yi çalışamaz hale getirmek, bu sayede Kanal İstanbul ve benzeri yıkım projeleriyle ranta çökmek istiyorlar."
Böke sözlerini, "Başaramayacaklar" diyerek tamamladı.
Kanal İstanbul'da Vatandaşlık Garantili SatışlarİSKİ’nin yıkım kararının arka planında, Arap medyasında yer alan "vatandaşlık garantili" konut reklamlarının etkili olduğu belirtiliyor. Kanal İstanbul güzergâhında yükselen lüks konut projeleri, özellikle yabancı yatırımcılara vatandaşlık vaadiyle pazarlanıyor. Ancak uzmanlar, bu projelerin İstanbul’un su kaynaklarına ciddi zararlar vereceği uyarısında bulunuyor.
Baraj havzasında yapılan inşaatların hem mevcut su kaynaklarını kirlettiği hem de ilerleyen yıllarda İstanbul'un içme suyu ihtiyacını tehdit edeceği bilimsel raporlarla ortaya konmuş durumda. İSKİ’nin söz konusu inşaatlar için verdiği yıkım kararının, yalnızca bir şehircilik hamlesi değil, aynı zamanda bir çevre koruma adımı olduğu vurgulanıyor.
Siyasi Gerilim TırmanıyorİBB'ye yönelik operasyonların zamanlaması, yerel seçimlerin ardından yaşanan siyasi atmosferle de doğrudan ilişkilendiriliyor. Seçimlerde İstanbul'u bir kez daha kazanan CHP, merkezi iktidarın İBB üzerindeki baskısının daha da arttığını savunuyor.
Öte yandan, Kanal İstanbul projesine yönelik muhalefetin hem belediye hem de sivil toplum örgütleri üzerinden güçlendiği gözleniyor. Projeye karşı çıkan çevreler, İstanbul’un doğal yapısının ve su kaynaklarının geri dönüşü olmayacak şekilde tahrip edileceğini belirtiyor.
İBB Cephesinde SessizlikİBB yönetimi ise gelişmeler hakkında şu ana kadar resmî bir açıklama yapmadı. Ancak kulislerde, İBB’nin hukuk birimlerinin olayın takipçisi olduğu ve yasal hakların sonuna kadar kullanılacağı ifade ediliyor.
Yaşanan gelişmelerin önümüzdeki günlerde hem hukuk sahnesinde hem de siyasi arenada yankı bulması bekleniyor.