Savcılık tarafından hazırlanan metinde, İmamoğlu’nun Gülay’dan 22 milyon dolar rüşvet talep edilmesini şüpheli Yakup Öner aracılığıyla istediği iddia edildi. Rüşvetin reddedilmesi üzerine bu kez taşınmazın bir kısmının bağışlanması yönünde yeni bir talep iletildiği ve söz konusu taşınmaz üzerinde İBB lehine intifa hakkı tesis edilerek irtikap eylemi gerçekleştirildiği öne sürüldü.
İddianamede adı geçen bir diğer müşteki Bahattin Uçar’ın ise Sarıyer’deki Vadi İstanbul projesi üzerinden baskıya maruz kaldığı belirtildi. Belgede, örgütün projedeki 50 daireyi düşük bedelle İBB personeline satmak istediği, Uçar’ın teklifi reddetmesi üzerine hak edişlerinin bloke edildiği ve maddi baskı uygulandığı ifade edildi.
Ayrıca KİPTAŞ’a ilişkin iddialarda, kurumun “örgüt üyeleri lehine kamu zararına uğratıldığı” ileri sürüldü. İddianamede, KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt’un, örgüt yöneticisi Adem Soytekin’e yakın müteahhitlerden oluşturulan bir “havuz” aracılığıyla rüşvet topladığı, bu paraların bir kısmının İmamoğlu’nun talimatıyla Kurt’a teslim edildiği iddiasına yer verildi. Pendik Arkatlı Projesi’nde ilk 100 dairenin de maliyetin altında, örgüt üyelerinin yakınları adına yapıldığı belirtildi.
Belgelerde ayrıca, İmamoğlu’nun suçtan elde edilen gelirleri gayrimenkul yatırımları üzerinden akladığı öne sürülüyor. Bu kapsamda, örgüt üyesi olduğu iddia edilen Tuncay Yılmaz’ın LPF şirketi aracılığıyla SSB Gayrimenkul’e yapılan devir ve 1 milyon 30 bin Euro’nun elden teslim edilmesi örnek olarak gösterildi.
İddianamede, İmamoğlu’nun “suç gelirlerini sistematik biçimde akladığı ve gayrimenkul yatırımlarını bu amaçla kullandığı” savunuluyor.