Manisa Son Haber

İsveç Çıkmazı / Ahmet Orhan Yazdı...

GÜNDEM

Uluslararası siyasette 2x2 her zaman 4 etmez derlerdi ama pek kafa yormazdım, niye böyle söylüyorlar diye.  İsveç’te son günlerde yaşanan gösteri ve protestoları görünce bu evrensel tespitin doğru olduğunu anladım.

Uluslararası siyasette 2x2 her zaman 4 etmez derlerdi ama pek kafa yormazdım, niye böyle söylüyorlar diye. İsveç’te son günlerde yaşanan gösteri ve protestoları görünce bu evrensel tespitin doğru olduğunu anladım.

Ey İsveç, unutma ki sen NATO’ya girebilmek için Türkiye’nin onayına muhtaçsın.

Sırf bu nedenle Türkiye ile iyi ilişkilere her zamankinden daha çok ihtiyacın varken bu yaşananların anlamı nedir?

Bu türden İslam düşmanlığının en azılısından, en nefret uyandıran bir eyleme, Müslümanların kutsal kitabının Büyükelçiliğimiz önünde yakılmasına izin vermekle hangi mesajı verme peşindesin?

Üstüne üstlük bu eylemi yapma iznini kendi vatandaşın olmayan, ırkçı İslam düşmanı Danimarka partisinin genel başkanına vermeni nereye oturtalım?

Bana göre bunun bir tek anlamı vardır; Türkiye NATO’ya üyelik olayında ipi koparan taraf olsun, üyeliğini veto etsindir.

Biraz geçmişe baktığımızda Türkiye’ye yönelik faaliyet gösteren terör örgütlerinin İsveç’te böyle gösteriler düzenlemekte olduğunu görürüz.

Ne var ki bunların hiç biri bu kadar aleni ve tahrik edici değildi.

İsveç’in NATO’ya dâhil olma sürecinde kanlı terör örgütü yandaşları daha birkaç gün önce Erdoğan’ın ters bir şekilde asılmış maket ile ülkemizi protesto ettiler.

Gösteri yapılan meydanı paçavralarıyla donattılar, sloganlar attılar.

Yaptıkları çirkin, kabul edilmesi mümkün olmayan bu eylemden bekledikleri etkiyi, belki de sonucu elde edememiş olacaklar ki ondan bin beterini yaparak

Kuran-ı Kerim’i yakma cüretini gösterdiler.

Başka bir anlatımla adeta yangına hem körükle hem benzinle gittiler.

Tüm bu yaşanan çirkin, devlet himayesindeki sözde demokratik gösterilerden çıkan sonuç; Türkiye ipi koparsın NATO başvurumuzu veto etsindir.

Başka ihtimaller de aklıma gelmiyor değil...

Bu ihtimallerden bir tanesi, İsveç tam bir özgüven patlaması yaşıyordur; “Biz istediğimizi yaparız sende paşa paşa o imzayı atacaksın” diyor olabilir mi?

Belki de daha büyük, tüm NATO’yu kapsayan bir tezgâh vardır; ABD den istediğimiz F 16 savaş uçakları masada bize karşı koz olabilir, yani “İsveç için at imzayı al uçakları” diye ABD’nin bir şantaj olabilir mi?

Aklıma gelen ihtimallerin sonuncusu ve en radikali, zaten yeterince gergin olan Türkiye-NATO ilişkileri bağlamında son damla olarak, İsveç nedeniyle kavga çıkarıp ülkemizin NATO’dan ayrılma kararını vermesini temin etmek midir diye düşünmeden edemiyor insan.

Yukarıda sıraladığım ihtimaller söz konusu olsa bile mukaddesata saldırıyı alet etmek hiç etik değil. Uluslararası arenada Türkiye’nin saygınlığını yıpratmak, kanlı terör örgütünün faaliyetlerinin önünü açmak suretiyle, bize haddinizi bilin diye mesaj vermek istenmesi de elbette mümkün olabilir.

Terör örgütünün İsveç gösterilerini geçen ay Paris’te yaşanan gösterilerle alt alta koyarak değerlendirmek yerinde olacaktır.

Türkiye aleyhine terör gösterilerine tüm Avrupa ölçeğinde göz yumarak, “Ey Türkiye, İHA’larınla, SİHA’larınla, kahraman asker ve güvenlik görevlilerinle terör örgütünü bitirmekte dağlarda çok başarılı olabilirsin ama biz istemedikçe sen kanlı örgütü bitiremezsin, bak Avrupa’da ne kadar güçlüler” diyorlardır belki...

Buna benzer diğer ihtimalleri de alt alta yazarak sayfalar doldursak bile esas olan kurt gibi kendi işimizi kendimiz görmektir.

Ülke olarak bu muamelelere muhatap olmamak için tek bir çözüm vardır; Çok güçlü olacaksın, dışa bağımlı olmayacaksın, her alanda kendi kendine yeteceksin! Kendi savaş uçağınızı kendimiz yapabiliyor olsaydık, enerji, gıda, elektronik, sanayi ve savunma sanayiinde onlara muhtaç olmasaydık şimdiye kadar defalarca hodri meydan derdik.

Atatürk’ün koyduğu hedef hep güncelliğini koruyor; Muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmak...

Bütün mesele sadece bu..!

24 Ocak 2023

Ahmet Orhan

Yorumlar (3)

Hamza Aycan 3 Yıl Önce

Bazen sebebini hiç sormadan gereğini yapmak gerekir. Buda öyle bir durum İsveç NATO yu unutmalı.

Ahmet Orhan 3 Yıl Önce

Değerli okuyucu gereğini yapmak konusunda elbette haklısın. Yine de ben derim ki günümüzde insan ve uluslararası ilişkilerde yoğun bir yöntem olarak kullanılan gerçek amacı gizleme yaklaşımını da göz ardı etmeyelim. Ele aldığımız olayda Türkiye'yi NATO dan çıkarmanın kuvvetli seçenek olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle büyük devlet birikimimizle bu süreci doğru yönetelim derim. Selamlar

Ali Kırlı 3 Yıl Önce

Avrupa’da buna benzer olaylar bir kaç yılda bir yaşanıyor bunu özgürlük diye yutturmaya çalışıyorlar

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.