Manisa Son Haber

Muhalefet Milletle Nerede Buluşacak? / Ahmet Orhan Yazdı...

GÜNDEM

Muhalefetin son dönemdeki dili ve eylem tarzı, toplumun tamamına hitap eden bir siyaset üretmekten ziyade, tutuklu belediye başkanlarını savunma eksenine sıkışmış ve belirli ideolojik çevrelere odaklanan bir görüntü veriyor.

İktidar yolu, ideolojik daralmadan değil; milletle kurulan geniş bir mutabakattan geçer.

Türkiye’de yeni hükümet sistemi, tartışmasız bir gerçeği ortaya koydu:
Bu ülkede artık iktidar, dar ideolojik kümelerle değil; milletin geniş kesimleriyle kurulan güven bağıyla kazanılıyor.

Bu noktada, bir gazetecinin sorusu üzerine Ali Babacan’ın CHP ile ittifak ihtimaline dair “talep yok” sözleri, yalnızca diplomatik bir ifade değil; muhalefetin dağınık hâlinin de itirafı niteliğinde. Erken bir çıkarım olabilir ama Babacan’ın aslında şunu söylediği anlaşılıyor: Ortada, milletin beklentilerini kapsayan ortak bir zemin yok.

Siyaset milletle yapılır.
Muhalefetin son dönemdeki dili ve eylem tarzı, toplumun tamamına hitap eden bir siyaset üretmekten ziyade, tutuklu belediye başkanlarını savunma eksenine sıkışmış ve belirli ideolojik çevrelere odaklanan bir görüntü veriyor. Özgür Özel yönetimindeki CHP, meydan mobilizasyonunu artırsa da bu hareketliliğin toplumun merkezine ne kadar ulaştığı tartışmalı. İlk aşamada geniş kesimlerden gelen destek, zamanla daha dar ve ideolojik bir çerçeveye oturmuş görünüyor.

Oysa Türkiye seçmeni, sokak sloganlarından çok; güvenlik, ekonomi, devletin bekası ve toplumsal huzurla ilgilenir.

Türkiye’nin sosyolojisi açık:
Bu ülkede belirleyici seçmen kitlesi, merkez sağ ve muhafazakâr tabandır. Bu kitle; radikal söyleme, kimlik çatışmasına ve ideolojik keskinleşmeye mesafelidir.

İYİ Parti’nin ittifaklara koyduğu mesafe de bu sosyolojinin bir sonucudur. Milliyetçi seçmen, ilkesiz görünen birlikteliklerden çok, tutarlı duruş arar. Kemal Kılıçdaroğlu döneminde kurulan geniş masa, her ne kadar eleştirilse de farklı toplumsal kesimleri bir araya getirme arayışı bakımından önemliydi. En azından milletin farklı renklerini aynı fotoğrafa sığdırma çabası vardı. Bugün ise o fotoğrafın yerini, hâkim rengi sol olan daha dar bir kadraj almış görünüyor.

Asıl mesele şudur:
Milletle mi büyünecek, yoksa kendi mahallesinde mi derinleşilecek?

Türkiye’de iktidar; devlete mesafeli görünenlerin değil, devletle milleti barıştıranların eline geçer. Toplumun değerleriyle kavga ederek değil, o değerleri anlayarak siyaset yapılır.

Muhalefet, millî hassasiyetleri gözeten geniş bir toplumsal mutabakat kurmadıkça iktidar alternatifi olamaz. Bu ülkede sandığı kazananlar; en yüksek sesle konuşanlar değil, milletin kalbine en yakın duranlardır.

15 Şubat 2026 

Ahmet Orhan

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.