Bugünkü siyasi fotoğraf bana eski bir Afrika atasözünü hatırlattı...
O atasözünde Afrikalı bilge şöyle diyordu;
“Bir aslan, bir kaplan, bir zebra ve bir ceylan yan yana koşuyorsa orman yanıyor demektir”.
Siz bu benzetmeye ne kadar katılırsınız bilmem ama ben iki büyük ittifakın da içinde aslan, kaplan gibi yırtıcıları zebra gibi gözü ve ağzı yüksekte olanları ve ceylan gibi ürkek olanları barındırdığına inanmaktayım.
Kimin kime benzediğini benim söylememe gerek yoktur herhalde?
İşin aslına bakarsanız bizim bunların beraber koşmaları yerine, onları birlikte olmaya zorlayan nedene, yani orman yangınına odaklanmamız daha doğru bir yaklaşım olmaz mı?
Bunun o kadar kolay olmayacağını kabul ediyorum.
Dün kundakçıyla beraber ormanı ateşe verenlerin, bugün ortak hareket etmek noktasında samimiyetleri elbette sorgulanması gerekir.
Geçmişte yaşananlara bakacak olursak yarın, yangından sonra barış içinde yaşanılacağının bir garantisi de yoktur.
Yani yangın söndürülüp ormana geri dönüldüğünde sırtlanın ceylana saldırmayacağını kim söyleyebilir?
Ne yazık ki bahsi geçenlerin geçmişlerini sorguladıkları herhangi bir özeleştiriye bugüne kadar şahit olmadık.
Yanlış yaptıklarını ortaya koyan bir itirafı da ucundan kenarından bile olsa, kısık sesle bile söylenmesine de şahitlik etmedik.
Daha fazla kafanızı karıştırmak istemiyorum.
Bu benzetme üzerinden siyasete dönelim isterseniz. İttifakların sağlamlığı listeler belirlenerek test edildi veya ediliyor diyebiliriz.
Dün birbirine hakaret edenler, birbirlerine katil diye bağıranlar şimdi beraber yürümek zorundalar.
Celladına âşık olan kurban rolüne hayat vermek hiç de kolay değildir.
Yukarıda Allah var, bu role hayat vermede dünyanın hiçbir noktasında bizim siyasetçilerin eline su dökecek ne siyasi parti ne de lider bulamazsınız.
Mesele ülkeyi kurtarmak olunca belki de geçmişte yaşananlara sünger çekmek, dün kurşun attığınla yan yana yangını söndürmede birleşmeyi sindirebilmek, doğru olandır.
Belki de fark etmeden çok daha kutsal bir amaca hizmet ediliyor olamaz mı?
Yani toplumsal uzlaşı ve topyekûn barış!
Kim bilir bugün sistem gereği zoraki başlayan diyaloglar, yirmi yıldır beslenen kutuplaşmaya son vermenin başlangıcı olamaz mı?
Bazılarımız bunu fazla iyimser bir yaklaşım olarak yorumlayabilir...
Ancak böylesine güzel bir ihtimalin de masada olduğunu görerek ümit var olmayı elden bırakmamak yerinde olacaktır.
Elbette ki HDP ve Hüda-Par gibi siyasi oluşumların bundan böyle, fiilen geçmişin tersine söylem içinde olabileceği son derece şüphelidir.
Milli hassasiyetler gözetilerek bu konular çok kolay çözülebilecektir.
Önemli olan samimiyetle çözüm istemektir.
Bugün farkındaysanız önce mevcut siyasi tabloyu tasvir edip, ardından pozitif yaklaşım ile değerlendirme yapmaya çalıştım.
Tehditlerin içinde barındırdığı fırsatları görebilmenin önemi ve olası kazanımlara dikkat çekmek istedim.
Böyle günlerde bardağa dolu tarafından bakabilmek, kalıcı çözüm umudunu arttıran bir yaklaşımdır.
14 Nisan 2023
Ahmet Orhan
Hamza Akın 3 Yıl Önce
Burada asıl mesele iyi partinin HDP ile aynı amaca hizmet edecek olması yoksa diğerleri çok ilginç gelmiyor.
Hüseyin Kırca 3 Yıl Önce
Aynen katılıyorum dün beraber ormanı yakıp bugün yangından kaçmaya çalışana inanmam
Serhat Alaca 3 Yıl Önce
Bu çok acımasız bir benzetme bence orman yangını falan yok geçici bir dalgalanma var o kadar diye düşünüyorum. Asıl HDP nin vaadlerine odaklanmak lazım ormanı yakacak olan onlar
Kazım Karalı 3 Yıl Önce
Toplumsal barış mesajınız çok önemli ve yerinde. Ayrıca örnek çok isabetli olmuş
Fahri Çalışkan 3 Yıl Önce
Ahmet bey harika bir örnek yine, keşke isimleri belli etseydiniz Aslan kim zebra kim bilirdik