Kadınların defalarca şikâyetçi olmalarına rağmen etkin biçimde korunamadığını belirten Özalper, “Bu ülkede kadınlar uzaklaştırma kararları aldırıyor, riskler biliniyor; ancak uygulamada ciddi boşluklar var. Elektronik kelepçe takılı bir failin bu cinayeti işleyebilmesi, sistemin işlemediğini açıkça gösteriyor. Burada sorumluluk ve ihmal vardır” dedi.
Cezasızlık algısının şiddeti beslediğini ifade eden Özalper, “Şiddet uygulayanlar hak ettikleri cezaları almadıkça kadınlar güvende olmayacak. Cezasızlık failleri cesaretlendiriyor, kadınları ise savunmasız bırakıyor” diye konuştu.
“KADIN CİNAYETLERİ KADER DEĞİL, ÖNLENEBİLİR”
Kadınları korumaya yönelik yasal düzenlemelerin kâğıt üzerinde kalmaması gerektiğini söyleyen Özalper, “Kadın cinayetleri kader değildir. Bu ölümler önlenebilir. Devletin asli görevi kadınların yaşam hakkını korumaktır. Artık söz değil, sonuç istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Özalper, Pınar Karataş’ın ölümünün takipçisi olacaklarını belirterek, “Hesap sorulana, sorumlular ortaya çıkarılana ve kadınlar kendini güvende hissedene kadar bu mücadelenin arkasındayız” dedi.