Demokrasilerde seçim; En yüzeysel tabirle millete iradesini sormaktır.
Önümüzdeki beş yıl boyunca Türkiye’yi kimin yönetmesini istiyorsun..?
Veya kimin Türk Milletine hizmet etmesini istiyorsun..?
Seçim günü cevabını arayacağımız sorular bunlar olacaktır.
Şunu unutmayalım ki; Her toplum hak ettiği gibi yönetilir. İnanıyorum ki milletimiz kendisini yönetmeye en layık olanı seçecektir.
Bundan zerre kadar şüphem yoktur.
Bilgi kirliliğindeki yoğunluk, medyadaki ölçüsüz taraftarlık almış başını gidiyor.
Sosyal medya bombardımanları hepimiz için duru ve net bir bakış açısıyla doğruyu görebilmeyi oldukça zorlaştırıyor.
Bu zor şartlara rağmen her zaman olduğu gibi milletimiz doğru olanı seçecektir.
İslam tarihinden yaşanan bir gerçekle konuyu değerlendirecek olursak Mescidi Aksa ve Mescidi Dirar karşılaştırması bizim için günümüze ışık tutacak, doğruyu bulmamızı kolaylaştıracak derslerle dolu bir belgedir.
Mescidi Aksa’da mescittir,
Mescidi Dirar da mescittir.
Mescidi Aksa’yı Cenabı Allah mübarek ilan etti (isra 1.).
Mescidi Dirar’ı ise Allah(c.c) yine kutsal kitabımızda lanetlemiş ve peygamberimiz yıktırmıştır.
Görünüşte ikisi de mescit.
Mescidi Aksa miraç mucizesine ev sahipliği yaparken,
Mescidi Dirar ise İslam’a zarar vermek için münafıkların sığındığı lanetli bir mekan olmuştur.
Netice olarak her ikisi de insanların inançları gereği toplandıkları ve ibadet ettikleri mekanlardır.
Ne var ki biri insanı ebedi saadete ulaştıran yolun en önemli durağı olurken diğeri ise müdavimlerini küfre, fitneye sevk eden toplanma mahalli olmuştur.
Buradan alınacak ders, eskilerin dediği gibi esas olan zarf değil mazruftur…
Gençlerimizin ifadesiyle ise asıl olan görünüş değil içeriktir.
Çok partili demokrasilerde de siyasi partiler, ülkelerin yönetilmesinde kişilerin yol arkadaşlarından kuvvet alarak hedefe ulaşma aracıdır.
Doğru adreste bir araya gelen insanlar ülkelerine güç katarken, yanlış bir çatının altında bulunma talihsizliği içine düşenler ise hiç istemedikleri halde mensup oldukları milletlerin felaketine kapı açabilir, ihanet zilletine düşebilirler.
Millete hizmet etmek isteyenlerin Mescidi Dirar’a değil Mescidi Aksa’ya yönelmesi seçeneklerden doğru olanıdır.
Günümüzde sosyal medya, yazılı medya veya görsel medyanın nerdeyse tamamının toplum mühendisliğine soyunarak propaganda yürüttüğü artık çok açıktır.
İçinde bulunduğumuz tarihi dönemeçte Milletimizin yalanlar ve sanal aldatmacalar üzerinden algı oluşturarak siyasi aktörleri pazarlama stratejilerine aldanmaması çok önemlidir.
Tıpkı Mescidi Dirar örneğinde olduğu gibi bir bina uzaktan bize mescit gibi görünebilir veya gösterilebilir…
Ancak önemli olan içindeki fitneyi, samimiyetsizliği ve münafık yuvalanmayı görebilmektir.
Peygamberimizin bir mescidi yaktırıp yıktırması size tuhaf gelebilir.
Hiç şüpheniz olmasın ki efendimiz bu davranışıyla da insanlığa muazzam bir ders veriyor.
Öyleyse biz de yalan üzerinden algılar oluşturup hakkımız olanları gasp edenlere, sadece yandaş kayıranlara gereken dersi verelim.
Samimiyetle aziz Türk Milletini yüceltme ve hakça bölüşme davasını güdenlere omuz verelim.
14 Aralık 2022
Ahmet Orhan