Savcılık, Demirtaş için 15 yıla kadar hapis cezası ve siyasi yasak talebinde bulundu. Dikkat çeken noktalardan biri ise iddianamenin, DEM Parti heyetinin Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ile gerçekleştirdiği görüşme sırasında hazır hale gelmiş olması.
Yaklaşık dokuz yıldır Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Demirtaş, daha önce hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) hem de Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından hak ihlallerine uğradığı yönünde kararlar almasına rağmen serbest bırakılmadı. Şimdi ise hakkında yeni bir yargı süreci daha başlatıldı.
İddianamede Barış Mesajları Delil Olarak SunulduDava dosyasına giren konuşmalardan biri, çözüm süreciyle ilgili yaptığı bir açıklamaya dayanıyor. Demirtaş'ın konuşmasında şu ifadeler yer aldı:
“Çözüm ve müzakere masa dediğimiz şey en erdemli yoldur... Sayın Öcalan’ı tecrit altında tutmaya devam ettikçe bu yol açılmıyor... Barış çağrılarımız propaganda değil, hakikatin ta kendisidir... Lütfen meydanları, alanları daha fazla kullanın.”
Bu sözlerin, iddianamede suç unsuru olarak yer alması dikkat çekti. Savcılık, Demirtaş’ın ifadelerinde "örgüt propagandası" yapıldığını öne sürdü.
Duruşma 24 Eylül’deDiyarbakır 18. Asliye Ceza Mahkemesi, iddianameyi kabul ederek ilk duruşma tarihi olarak 24 Eylül 2025’i belirledi.
Avukatlardan Tepki: Hukuki Değil, Siyasi SüreçDemirtaş’ın avukatları, açılan bu davayı hukuki değil, tamamen siyasi bir süreç olarak nitelendiriyor. Avukatlar, müvekkillerinin çözüm süreci boyunca barışçıl söylemlerde bulunduğunu, buna rağmen yargılamaların artarak sürdüğünü belirtiyor.
Bu gelişme, hem iç politikada hem de insan hakları alanında yeni tartışmaları beraberinde getireceğe benziyor.