Balıkesir’in Sındırgı ilçesi, son aylarda Türkiye’nin en çok konuşulan deprem merkezlerinden biri hâline geldi. Ağustos ayında yaşanan 6,1 büyüklüğündeki sarsıntının ardından bölgede meydana gelen artçı ve bağımsız depremlerin sayısı 16 bini aştı. Ancak bu olağanüstü sismik hareketliliğin nedeni konusunda bilim insanları ikiye bölünmüş durumda: Fay mı kırıldı, yoksa magma mı yükseliyor?
Deprem uzmanları ikiye ayrıldıSındırgı ve çevresindeki deprem zinciri, jeoloji camiasında tartışma konusu oldu. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA), depremlerin magma hareketleriyle tetiklenen faylardan kaynaklandığını belirtirken, AFAD raporunda ise Sındırgı Fayı’nın doğrudan sorumlu olduğu ifade edildi.
İTÜ Emekli Öğretim Üyesi ve Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Okan Tüysüz, konuya dair yaptığı değerlendirmede hem fay hareketlerine hem de olası magma etkilerine dikkat çekti.
“Deprem fırtınaları” neden bitmiyor?Prof. Dr. Tüysüz, Sındırgı hattındaki sarsıntıların “deprem fırtınası” olarak adlandırılabileceğini belirterek, bu tür olayların genellikle ince yer kabuğu, yoğun ısı akısı ve çoklu fay sistemlerinin kesiştiği bölgelerde görüldüğünü ifade etti.
Tüysüz, “Magmanın yükselmesi, mevcut fayları zorlayarak küçük ve orta büyüklükte çok sayıda deprem üretebilir. Bu durum bazen haftalar, bazen aylarca sürebilir” dedi.
Batı Anadolu genişliyorUzmanlar, Sındırgı ile Kütahya’nın Simav ilçesi arasındaki bölgenin kuzey-güney yönünde yılda 3-4 santimetre genişlediğini ve bu nedenle çok sayıda kısa fay hattı oluştuğunu hatırlatıyor. Bu durum, Batı Anadolu’yu dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri hâline getiriyor.
Tüysüz, “10 Ağustos’ta Sındırgı’da meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki depremden sonra sarsıntıların güney kesimde yoğunlaşması dikkat çekici. Bu, klasik artçı davranışından farklı bir tabloya işaret ediyor” değerlendirmesinde bulundu.
Gördes ve Simav da hareketliSındırgı’daki hareketliliğe ek olarak, Gördes ve Simav çevresinde de art arda depremler yaşanıyor. Gördes’in güneyinde 6 Kasım’dan bu yana 60’a yakın deprem meydana gelirken, Simav hattında ise nisan ayından bu yana 4 bin civarında sarsıntı kaydedildi.
Her üç bölgede de depremlerin nedenleri henüz kesin olarak açıklanabilmiş değil.
Uzmanlardan çağrı: Uluslararası araştırma şartDeprem bilimciler, bu olağan dışı sismik hareketliliğin kaynağını ortaya koymak için uluslararası iş birliğiyle detaylı jeolojik ve jeofizik çalışmaların yapılması gerektiği görüşünde.
“Bölgede bilinmeyen aktif faylar mı var, yoksa yeraltında hareketli magma kütleleri mi?” sorusuna net bir yanıt verebilmek için Santorini örneğindeki gibi entegre araştırmaların yapılması gerektiği vurgulanıyor.
Tüysüz, “Bu sadece bilimsel bir merak konusu değil; aynı zamanda gelecekteki yerleşim planları ve deprem risk haritalarının güvenliği açısından da hayati öneme sahip” uyarısında bulundu.
KAYNAK: DÜNYA GAZETESİ