Bunların nüfus dikkate alınarak tasarlanması ve yapılması iyi bir şehirleşmesinin asgari şartı olmaktadır.
Yukarda belirttiğim alt yapılar dikkate aldığımızda şehirlerimiz modern olmaktan uzak ve toplumun ihtiyaçlarını karşılama bakımından yetersiz kalmaktadır.
Çok az yerleşim birimimiz bu türden yapısal sorunlarını kısmen çözmüş durumdadır.
Belediyelerin özellikle şehir merkezlerinde konut kat sayılarını arttırması diğer sorunların yanına trafik keşmekeşinin de eklenmesine neden olmuştur.
Trafik komisyonları maharetiyle çeşitli yol ve yön düzenlemeleri zorunluluk haline almakla birlikte sorunun çözülmesinde çoğu kez başarılı olamamaktadır.
Trafik sorununun ortaya çıkışında ve yoğunluk kazanmasında oto park yetersizlikleri başrol oynamaktadır.
Maalesef şehirlerimizin çoğunda yıllardır bir tane bile otopark yapılmamıştır.
İnsanlar her şeyi göze alarak araçlarını sokaklara park etmekte hatta bu parklar trafik güvenliğini bile tehlikeye düşürecek şekilde, daracık sokaklarda karşılıklı olmaktadır.
Tüm bu yapısal sorunların yanında trafikte araç sürücülerinin ve yayaların en temel trafik kuralına uymadan hareket etmesi trafiği adeta çıkmaza sokmaktadır.
Işıklı kavşaklarda dahi yayalar ve araçların ışıklara riayet etmemesi kanıksanmış bir durum haline gelmiştir.
En ünlü trafik ışıklı kavşaklarda yayalar kendilerine kırmızı yandığı durumda bile umursamadan hareket etmektedirler.
Ehliyetli sürücülerimiz döner kavşaklarda nasıl araç kullanacaklarını ya bilmemekte ya işlerine geldiği gibi davranmaktadırlar.
Bu konuyu bir örnekle anlaşılabilir hale getirmek için yaşadığım kent Turgutlu Selvilitepe kavşağı bunun için tipik bir örnek olacaktır.
Söz konusu döner kavşakta İzmir istikametinden gelen araçlar için kavşak içindeki araç ve yayalara yol vermesi için meşhur “yol ver” levhası gerek işaret, gerekse yazılı olarak bulunduğu halde araçların durmak, yavaşlamak yerine bilakis hızlandıklarına şahit olmaktayız.
Bunun dışında birçok yerleşim biriminde çok ciddi şekilde motosikletlerin yarattığı problemler mevcuttur.
Motosikletli genç sürücüler hiçbir kural tanımadan sürüş yapmakta ısrar etmektedirler.
Onlar, ne girilmez yol levhasına ne de sağdan akış kuralına kendilerini bağlı hissetmemektedirler.
Tüm bu trafik kurallarına ihlallerin önüne geçilmesinde alınacak diğer tedbirlerin yanı sıra aktif bir denetim kaçınılmazdır.
Trafik denetimlerinin şehir içlerinde yeterince yapıldığını söylemek mümkün değildir.
Özellikle okullara öğrencilerin giriş ve çıkış saatleriyle mesai saatlerinin sonunda kural ihlalleri ve trafik güvenliğini tehlikeye düşürecek pek çok olay yaşanmaktadır.
Söz konusu saatlerde eldeki imkânlar sonuna kadar kullanılarak trafik denetimleri arttırılmalı, trafik akışı kontrol altına alınmalıdır.
Denetimler cezai olmaktan çok yol gösterici, dar boğaz giderici kapsamda olmalıdır.
Sürücülere kavşak içi hareket kuralları görevliler aracılığıyla iyice belletilmelidir.
Yanlışta ve kuralları çiğnemekte ısrar edenler kanun çerçevesinde cezalandırılmalıdır.
Trafikte kurallara bağlı kalarak birbirimize saygı göstermeyi beceremezsek güzel şehirlerimizin bir Ortadoğu kenti görüntüsü alması kaçınılmazdır.