Manisa Son Haber

Yeni Bir Siyasi Hikâye Yazılabilir mi? (1) Muhalefet Yeniden Kurulurken / Ahmet Orhan Yazdı...

GÜNDEM

Yakın dönemde yaşanan kurultay tartışmaları ve bu sürecin ardından verilen yargı kararları, Türkiye'de parti içi demokrasinin işleyişi bakımından uzun yıllar tartışılacak sonuçlar doğurmuştur.

Türk siyaseti, belki de çok partili hayata geçildiği 1946 yılından bu yana en sıra dışı yeniden yapılanma süreçlerinden birini yaşamaktadır. Bugün yaşanan gelişmeleri yalnızca Cumhuriyet Halk Partisi'nin iç hesaplaşması ya da yeni bir parti arayışı olarak değerlendirmek, ortaya çıkan tablonun büyüklüğünü kavramaya yetmeyecektir.

Çünkü tartışılan konu yalnızca bir genel başkanın partiden ayrılması değildir.

Tartışılan konu, ana muhalefetin önemli bir bölümünün yeni bir siyasal merkez oluşturma ihtimalidir.

Yakın dönemde yaşanan kurultay tartışmaları ve bu sürecin ardından verilen yargı kararları, Türkiye'de parti içi demokrasinin işleyişi bakımından uzun yıllar tartışılacak sonuçlar doğurmuştur. Kurultayların hukuki geçerliliğine ilişkin kararların ardından eski yönetimin yeniden göreve dönmesi; buna karşılık mevcut genel başkan etrafında toplanan milletvekillerinin, belediye başkanlarının ve teşkilat yöneticilerinin yeni bir siyasi hareket hazırlığı içerisine girmesi, siyasi tarihimizde benzeri çok az görülen bir tablo ortaya çıkarmaktadır.

Eğer kamuoyuna yansıyan değerlendirmeler gerçekleşirse, bu yalnızca yeni bir partinin doğuşu olmayacaktır. Aynı zamanda ana muhalefetin seçilmiş kadrolarının önemli bir bölümünün farklı bir siyasal çatı altında yeniden örgütlenmesi anlamına gelecektir.

Türkiye siyasetinde daha önce de bölünmeler yaşanmış, yeni partiler kurulmuştur. Ancak böylesine geniş bir siyasal kadronun aynı anda yeni bir hareket etrafında birleşmesi, Cumhuriyet tarihi bakımından istisnai bir gelişme olarak değerlendirilecektir.

Bu nedenle yaşananları yalnızca CHP'nin iç meselesi olarak görmek doğru değildir.

Çünkü bu hareketin hedefi yalnızca yeni bir parti kurmak da değildir.

Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'nin kabul edildiği günden bu yana muhalefetin önemli bir bölümü, parlamenter sisteme dönüşü temel siyasal hedeflerinden biri olarak savunmaktadır. Bu nedenle bugün şekillenmekte olan yeni hareket, aynı zamanda mevcut yönetim sistemini değiştirecek siyasal çoğunluğu oluşturma arayışı olarak da okunabilir.

Bu yönüyle önümüzdeki mücadele, sadece iktidar ile muhalefet arasında yaşanacak bir seçim rekabeti olmayacaktır.

Aynı zamanda iki farklı yönetim anlayışının mücadelesi olacaktır.

Bir tarafta Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'nin devamını savunan siyasal yaklaşım...

Diğer tarafta parlamenter sisteme dönüşü Türkiye'nin demokratikleşmesi bakımından gerekli gören yeni bir siyasal blok oluşturma arayışı...

İşte tam da bu nedenle önümüzdeki dönemin kolay geçmeyeceği şimdiden söylenebilir.

Yaklaşık çeyrek asırdır iktidarda bulunan AK Parti, yalnızca seçim kazanmış bir siyasi parti değildir. Aynı zamanda güçlü bir devlet tecrübesi, yaygın bir teşkilat ağı ve etkili bir siyasal iletişim kapasitesi oluşturmuştur. Böyle bir iktidar karşısında başarıya ulaşabilmek, yalnızca yeni bir parti tabelası asmakla mümkün değildir.

Toplumsal güven oluşturmak...

Farklı siyasal kesimleri ortak hedeflerde buluşturabilmek...

İnandırıcı bir gelecek vizyonu ortaya koyabilmek...

Ve her şeyden önemlisi, toplumun değişim talebini doğru okuyabilmek gerekmektedir.

Bugün elimizde cevaplardan çok sorular bulunmaktadır.

Özgür Özel liderliğinde şekilleneceği konuşulan bu yeni hareket, gerçekten Türkiye'nin yeni iktidar alternatifi olabilecek midir?

Muhalefetin dağınık yapısını tek çatı altında toplayabilecek midir?

Parlamenter sisteme dönüş hedefini toplumun geniş kesimlerine benimsetebilecek midir?

Yoksa geçmişte büyük umutlarla başlayan, ancak zaman içerisinde dağılan siyasi ittifakların kaderini mi paylaşacaktır?

Bu soruların cevabını bugün vermek mümkün değildir.

Ancak şu gerçeği teslim etmek gerekir ki Türkiye yalnızca yeni bir parti kuruluşunu değil; muhalefetin yeniden şekillendiği, belki de yeni bir siyasal dönemin başlangıcını tartışmaktadır.

Yazı dizimizin ikinci bölümünde ise bu yeni hareketin önündeki belki de en büyük sınavı ele alacağız: Yargı süreçlerinin oluşturduğu siyasal atmosfer, kamuoyunda oluşacak algılar ve bu hareketin omuzlarında taşıyacağı meşruiyet mücadelesi.

22 Temmuz 2026

Ahmet Orhan

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.