Din, din diyenlerle, diğer insanların yaşayışları arasındaki fark, sadece ağızlarındaydı.
Şeriat demekten dilleri şişenlerin cüzdanları ve koltukları şişiyor. Şimdi din falan konuşulmuyor. Bir sükût diliyle dünyalıklar konuşuluyor.
*
Ramazanlarda lebâleb dînî yayın fuarları düzenlenirdi. İslâmın sapı, islâmın çöpü türünden Fetö ve sâir kitapları bile kapış kapış satılırdı.
Siyâsî dincilik iktidar olunca, dînî kitaplara rağbet de kalmadı, fuarlar bitti. Kur'an bile nerdeyse raflarda kaldı.
Demek ki sorun dînî taleplerin karşılanmasıyla ilgili değil, iktidara kavuşma arzuymuş. Kendini zincire vurmalar, camilerde Filistin ve başörtü gösterileri, bu yolun döşeme taşları, enstrümanlarıymış.
*
Şimdilik sadece Cumhuriyete karşı kuru kafa bir Osmanlıcılık rüyâları kaldı. 2023 te Lozan bitiyormuş. Bunu da onların kafasına sokanlar, aslında Osmanlı'yı yıkıp sonra da Osmanlı flamasını ahmakların eline tutuşturup Cumhuriyete karşı kullandıran ve Türklüğü Anadolu'dan söküp atmak isteyen Hristiyan Batıdır. Osmanlıcılık yapıyoruz derken kimin maşası olduklarının farkında değiller. Türk Devletinin yeni bir şekliyle devam ettiğini görmüyorlar.
*
Hareket halindeki trende, ters tarafa koşmakla yol aldıklarını sanıyorlar. Tarihe reel sosyolojik gerçekliğiyle değil de itîkâdi algılama ile bakıyorlar. Katolikler de gerçek Hristiyan degil diye 1840 lara kadar engizisyon mahkemeleri.! kurup diri diri insan yakarak tarih yapmışlardı.
*
Oysa 35 defa daha büyük 24 milyon km² Osmanlı'da 15 bin câmi, 780 bin km² Cumhûriyet Türkiyesi'nde 89.445 câmi olduğunu görmüyorlar. Atatürk'e sövmekte, Rum ya da Ermeniyi aratmıyorlar.
Peki neler çözüldü de dînî talepler son buldu.?
Başlar örtülünce bütün mesele halloldu mu.?
Örtülen başlardan aşağı kısım dâvet mektubu haline geliyorsa buna örtünmek mi diyeceğiz.
Dinimizi yaşatmıyorlar dediğiniz memlekette, dînin sizden istediği tek şey bundan ibaret miydi.!
"Din güzel âhlâktır" diyen İslâmın şanlı peygamberine kulak tıkayarak, "Devletin dini adâlettir" diyen Hz Ömer'i yok sayarak çıktığınız yol işte buraya kadarmış.
*
İmâr rezâletiyle şehirler yahudi gettolarına dönmüş, Ahlâk iflâs etmiş, Gasp çeteleri ortalıkta cirit atıyor, İnsanlar arasında deizm(dinsiz Allah inancı) yaygınlaşmış halde. Piyango, Toto-loto oynanmıyor, içki satılmıyor mu artık. Trafikte kural tanımayan, çöpünü yola saçan, yola tüküren, lüx giyim ve arabalarla fink atanlar kimler.?
*
Vesselâm; Dini kullanarak ahlaksızlığa özgürlük alanı açtınız
Herşeyde bir hayır vardır ya; "Bi umudum da şu dağın ardında kaldı" diyen Hoca Nasreddin misali, hâlâ memlekette dincilik siyaseti hayâli kuranların bundan sonra umut bağlayacağı başka dağları kalmamıştır. Olursa da millet: Az gittik uz gittik, gördük biz o dağın ardını diyecektir.
Artık Devlet, DEVLET kurallarına göre yönetilecektir.
29 Haziran 2021
İhsan Temel
Ekrem TOPRAK. 5 Yıl Önce
A dan Z ye dikkatlice okudum. Her satırını okuduk ca duraksadım.çok mükemmel buldum. YAĞAN KAR çok berrak ve temiz olsada. Bugünleri" aydınlık ve berrak göremedim yazıları okurken duraksadım dedim. Kıyaslama yaptım. Hep din kullanılmış. Bir sürü dolaplar döndürülmüş"
Ekrem TOPRAK 5 Yıl Önce
Dağda kar.aşığısında göl. Göle gömülmüş. 3 Bacalı ev . Duman tütmeyen ev. Bizde böyle gömülmüş bir ev gibiyiz. Suda zaten bulanık. En temiz karı" gördüm. Tabiki beni çözemedim anlamı çoktur. Ama dağda kar. Aşağıda bulanık şu. Suya gömülmüş 3 bacalı"ev çok çok ilgimi çekti. Bu manzara olsun diye konmamıştır" kim bilir syn ihsan TEMEL neler neler demek istedide" biz çözemedik