Türk sinemasının efsanevi isimlerinden Filiz Akın, uzun süredir tedavi gördüğü hastanede 22 Mart 2025 tarihinde aramızdan ayrıldı.
1960'lı ve 1970'li yılların popüler filmlerinde yer alarak Yeşilçam'ın "dört yapraklı yoncası"ndan biri olarak tarihe geçen Akın, hafızalardaki yerini korumaya devam ediyor.
1943 yılının 2 Ocak gününde Ankara'da dünyaya gelen Filiz Akın, 1960'larda sinema kariyerine başlamış ve kısa sürede Yeşilçam'ın önemli simalarından biri haline gelmiştir. Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit ve Fatma Girik ile birlikte "Yeşilçam'ın dört yapraklı yoncası" olarak adlandırılan Akın, "beyaz perdenin Avrupai yüzü" olarak da tanınmıştır.
Akın, kariyerine 1962 yılında adım atmış ve "Gurbet Kuşları" (1964), "Kader" (1968), "Ankara Ekspresi" (1970) gibi önemli yapımlarda rol almıştır. 1971’de, "Ankara Ekspresi" filminde Hilda karakteriyle 8. Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'nü kazanarak Yeşilçam'ın en prestijli ödüllerine ulaşmıştır. Akın, zarafetiyle de sinema dünyasında kendine has bir yer edinmiştir.
Filiz Akın, 1975 yılında sinemaya veda etmiş, ardından şarkıcılığa yönelmiş ve 1980'lerde Paris'te ikamet etmiştir. 1989 yılında ekranlara geri dönüş yaparak "Geçmiş Bahar Mimozaları" dizisi ile izleyicileriyle yeniden buluşmuştur. 1992'de "Güzelliklere Merhaba" adlı kitabını yayımlamış, ardından "Hayata Merhaba" (2005) ve "Lezzete Merhaba" (2013) gibi eserler kaleme almıştır.
Son yıllarında kansere dair farkındalık çalışmaları yapan Akın, tedavi sürecini de kitaplaştırmıştır. 22 Mart 2025'te tedavi gördüğü hastanede hayata veda eden Filiz Akın, Türk sinemasının unutulmaz bir siması olarak anılmaya devam edecektir.
Uzun süredir hastanede tedavi gören Akın'ın aramızdan ayrıldığını üzülerek öğrenmiş bulunmaktayız. Sinemamıza kalıcı izler bırakan Filiz Akın’a rahmet, ailesine, sevenlerine ve sanat dünyasına başsağlığı diliyoruz. SAĞLIK BAKANLIĞI
Yeşilçam'ın Efsane Yıldızı Filiz Akın'ın Gizli Kalmış Hayat Hikayesi!
Yeşilçam'ın unutulmayacak isimlerinden biri olan Filiz Akın, zarafeti ve oyunculuk yetenekleriyle izleyenlerin her daim beğenisini kazanmıştır. Son dönemde yaşadığı sağlık sorunlarıyla sık sık gündeme gelen ustanın hayatı, pek bilinmeyen detaylarıyla şaşırtmaya devam ediyor.
Zorlu Bir Çocukluk ve Aile Dramları
Gerçek adı Suna Akın olan Filiz Akın, babasının terk edişi nedeniyle çocukluk yıllarında büyük bir travma yaşamıştır. Babasının ailesini bırakmasını asla affedemediğini belirten Akın, bir röportajında şöyle demişti: "Babam benimle ne ilgilendi ne de beni azarladı. Babamın prensesi olmak nasıl bir duygu bilmiyorum. Onu affetmeye çalıştım ama içimde hep bir yara kaldı."
Babasının kemana olan tutkusu nedeniyle aileden uzaklaştığını söyleyen Akın, annesiyle olan ilişkisi hakkında ise şöyle konuşmuştur: "Annem, babamın sevgisizliğini telafi etmek için bana taptı. Yokluk içinde bile beni bir prenses gibi büyüttü."Babası ve Üvey Annesinin Acı Sonu
1991'de babası Bekir Sami Akın ve üvey annesi, eski kiracıları tarafından boğularak öldürüldü. Filiz Akın, bu trajedi hakkında herhangi bir açıklama yapmama kararı aldı ve sessizliğini sürdürdü.Yeşilçam'da Parlayan Bir Yıldız
"Beyaz perdenin Avrupai yüzü", "kolejli kız" ve "sarışın yıldız" gibi unvanlarla hatırlanan Filiz Akın, Yeşilçam'ın dört büyük kadın yıldızından biri olarak bilinir. 1964 yılında "Kadın Berberi" filmi setinde tanıştığı yapımcı ve yönetmen Türker İnanoğlu ile evlenmiştir. Bu evlilikten 1965 yılında oğlu İlker İnanoğlu dünyaya gelmiştir. Ancak ilişkisi uzun sürmemiş ve İnanoğlu'nun Gülşen Bubikoğlu ile birlikteliği nedeniyle sona ermiştir. Gerçek Aşkını Sönmez Köksal'da Buldu.
Gerçek mutluluğu Sönmez Köksal ile bulan Filiz Akın, 33 yıllık evliliğiyle huzurlu bir yaşam sürmektedir. Kısa süre önce evlilik yıldönümlerini kutlayan çift, birbirine her daim destek olmuştur. Filiz Akın, bu konuda şunları söylemiştir: "Onu tanımış olmaktan dolayı çok memnunum. Birlikte geçirdiğimiz her an için şükran duyuyorum."