Kameralara yansıyan görüntülerde, sıralı manav tezgahlarının önünde duran halkın yüzündeki derin kaygı dikkat çekiyor. Tezgâhlarda mevsim sebze ve meyveleri sergilense de, vatandaşın elindeki boş poşetler ve yüreğindeki boşluk birbiriyle örtüşüyor.
Pazara gelen yurttaşlar, yüksek fiyatlar karşısında sadece “bakmakla” yetinirken, çoğunun elinde yalnızca birkaç tane domates ya da salatalık göze çarpıyor. Emekli bir vatandaş, “45 yıl çalıştım, şimdi şu poşete iki şey koyamıyorum. Bu mudur adalet?” sözleriyle yaşadığı geçim sıkıntısını gözyaşlarıyla anlattı. Bir başka genç ise, “Biz bu ülkede yaşayamıyoruz artık, aldığımız maaş bir haftada bitiyor” diyerek tepkisini dile getirdi.
Her yaştan, her kesimden insanın aynı mutsuzlukla pazardan eli boş dönmesi; iktidarın ekonomik politikalarına olan güvenin yerle bir olduğunu gözler önüne seriyor. Yüksek enflasyon, artan temel gıda fiyatları ve dar gelirli vatandaşın çaresizliği artık günlük yaşamın değişmez bir parçası haline geldi.
Sokakta yükselen bu sesin adresi ise belli: sandık. Vatandaşın umudu, artık siyasi değişimde. “Bu böyle gitmez” diyen halk, seçimleri bir çıkış kapısı olarak görüyor.
HABER MERKEZİ