Manisa Son Haber

Bisikletten Düşmemek İçin Pedal Çevirenler / Mustafa Temiz Yazdı...

MUSTAFA TEMİZ HABERLERİ

Son aylarda bu ülkede yaşadıklarımız, o bisikletten düşmemek için kan revan içinde pedal çeviren çocuğun hâlini andırıyor.

Bisikletten düşmemek için pedal çevirmek gerekir. Denir ya hep...
Son aylarda bu ülkede yaşadıklarımız, o bisikletten düşmemek için kan revan içinde pedal çeviren çocuğun hâlini andırıyor.

Dengesini yitirmiş bir sistem, bir yere çarpmamak veya kaybetmemek için hızlandıkça daha da savruluyor. Neler oluyor?
Sadece izliyoruz, değil mi?
Her sabah başka bir Türkiye'ye uyanıyoruz.
Bir gün bir operasyon, ertesi gün yeni bir dava...

Belgeler, suçlamalar, açıklamalar...

Her şey birbirine karışmış durumda.
Her gün bir muhalif isim hedefte; her gün yeni bir yargı dosyası, yeni bir linç kampanyası.

İktidar, elindeki kamu gücünü bir kılıç gibi savuruyor. Kime denk gelirse... Siyasetçiymiş, gazeteciymiş fark etmiyor. Bu ülkede artık “muhalif olmak” bir etik duruş değil, bir risk meselesi.

Ekrem İmamoğlu aynı gün bir davadan beraat ediyor, hemen ardından yeni bir dava açılıyor.
Geçtiğimiz günlerde "diplomasız Ekrem, yolsuz Ekrem, hırsız Ekrem"den sonra dün de casus Ekrem mealli soruşturmayı da gördük...

Amaç belli, rakip bu defa dişli.

Türkiye'nin birinci partisi, kendi kurultaylarını kapıya dayanan icra memurlarının arasında kongreleri, asliye hukuk mahkemelerini, mahkemelerin kararlarını YSK'nın toplantılarını izlemekle meşgul.
Bir hukuk devletinde olması gereken şey adaletin tecellisi iken, bizde adalet artık siyasi taktik malzemesi haline geldi.

Bisikletten düşmemek için pedal çeviren çocuğun çaresizliği gibi...
Her gün yeni bir operasyon haberiyle gündem değiştiriliyor.
Bir önceki suni skandal bir sonrakiyle gölgeleniyor.
Vatandaş kafası karışık, olan bitenden bihaber; ama bir şeylerin yanlış gittiğini herkes hissediyor.

Basın özgürlüğü, ifade hürriyeti, eleştiri kültürü... Hepsi birer birer törpülendi.
Bağımsız medyaya tahammül kalmadı; muhalif görüşler “tehdit” olarak kodlandı.
Ve iktidar, düşmemek için çevirdiği her pedalda yorulmuş çocuğun yükselen adrenali gibi biraz daha otoriterleşti.

Bu ülkede artık “düşmemek” bir amaç değil, bir korkunun adı oldu.
Düşmemek için gözler dönmüş, hukuk unutulmuş, vicdan susturulmuş.
Aklıselim bir gün yeniden sahneye çıkar mı, bilinmez. Ama bildiğimiz bir şey var: sistem tıkandı.

Partili Cumhurbaşkanlığı sistemi bu ülkeye büyük geldi.
“İstikrar” diye sunulan şey bugün istikrarsızlığın ta kendisi.
Ekonomik göstergeler ters gidince, anketlerde tablo değişince, kaybetme korkusu hâkim olunca, sistem tümden freni patlamış kamyon gibi aşağı doğru yuvarlandı.

Taşıyamadılar.
Ne yükü, ne yetkiyi, ne sorumluluğu...

Verilen yetkiyle, yaşanılan etki sokakta kimsenin hoşuna gitmiyor.

Yorulduk millet olarak..
Ve şimdi hepimiz, o bisikletteki çocuğun endişeli gözleriyle izliyoruz olup biteni.
Demokrasimiz, uluslararası itibarımız ve milletin devlete olan güveni zarar görüyor.
Her operasyon, bisiklette pedal çevirme misali: düşmemek için...
Birisi çıkıp söylemeli: Zincir atmış, direksiyon yamulmuş, arka lastik patlak, fren teli kopmuş... Bu bisikleti değiştirmek lazım...

25 Ekim 2025

Mustafa Temiz

Yorumlar (1)

GARİP PEKTAŞ 10 Ay Önce

Kaleminize sağlık çok güzel konulara parmak basıyorsunuz bu güzel yazıyı okuyan demircililer neden hep yanlış yoldalar

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.