Demirci üzerine yıllardır söylenen o klişe söz artık tarihe karışıyor:
“Dışarıdan bir misafirim gelse götürecek bir yer yok…”
Oysa bugün, çam kokulu rüzgârların estiği Sarıçayır’da bu ezber bozuluyor.
Demirci Merkez’den sadece 17 kilometre uzakta, 1200 rakımda doğayla iç içe bir cennet yükselmiş durumda. Bungalov evleri, kır lokantası ve macera parkurlarıyla Sarıçayır Doğa Aktiviteleri ve Milli Bilinç Kamp Merkezi, oksijenin ve huzurun birlikte aktığı bir vadi gibi misafirlerini kucaklıyor.
Burada çam ağaçlarının gölgesi, insanın ruhuna su serper gibi; her nefes, şehirde unuttuğumuz tazeliği hatırlatır. Hafta sonu dostlarla birlikte yaptığımız ziyaret, bana yeni kitabım için aradığım ilham köşesini bulduğumu hissettirdi. Öyle ki, masamı ve defterimi buraya taşıma hayaliyle ayrıldım Sarıçayır’dan.
Kır lokantası hem açık hem kapalı mekânıyla nefes aldırıyor. Fuat Usta ve ekibi, sabah kahvaltısında masayı küçük bir ziyafete dönüştürüyor. Çeşit çeşit lezzet, kuş cıvıltıları ve çam kokusuyla birleşince, kendinizi bambaşka bir ülkede gibi hissediyorsunuz. Ama ufak bir öneri: İki çocuklu bir aileyseniz iki kişilik kahvaltı bile yetebilir, çünkü çeşitlilik karşısında gözünüz doysa da mideniz aynı hıza yetişemiyor.
Garsonlar arı kovanı gibi çalışkan; yüzlerinde samimi gülümsemeler, üstlerinde hijyen titizliği… Piknik alanı, çamların arasında saklı bir bahçe gibi. Bungalovlar hâlâ rötuşlanıyor ama kısa sürede hizmete açılacak; engelli dostu tasarımlarıyla her yaşa ve ihtiyaca uygun konaklama sağlayacak.
Bir eksiklik de yok değil; yol kenarına yön tabelaları ve mesafe levhaları konulsa Sarıçayır’ın tanıtımı daha da kolay olur. Yoldan geçenlerin ilgisini çekmek için basit ama etkili bir adım…
Demirci Belediyesi’nin bu bölgeye gösterdiği özen belli. Bu yüzden Sarıçayır, sadece kahvaltı ve doğa değil, aynı zamanda bir vizyonun ürünü.
Güneşin altın ışıklarıyla parlayan çam yaprakları, bungalovların önünde adeta su gibi akan serin rüzgâr, manzaranın ortasında içilen bir kahvenin hayali… Tüm bunlar, aslında yorgun şehir hayatına kısa bir ara verip kendinizi bulabileceğiniz bir sahne kuruyor.
Nerde? Sarıçayır'da...
Hemen aklıma gelenleri yazayım...
“Sarıçayır: Çam Kokulu Bir Kaçışın Yeni Adresi”
“Demirci’nin Zirvesinde Doğa, Kahvaltı ve Huzur”
“1200 Metrede Huzur! Sarıçayır’da Doğa ile Baş Başa”
“Kahvaltının Tadına Doğada Varanlar İçin Yeni Mekân”
1200 metrede doğayı solumak, gece aşağıya indiğinizde oksijen çarpması etkisiyle, deliksiz bir uyku çekmek, bir yazarın, bir ressamın veya ruhunu dinlendirmek isteyen her insanın hakkı. Sarıçayır, artık sadece Demirci’nin değil, huzuru arayan herkesin adresi olmaya aday.
Tanıtımı iyi yapılırsa, eminim bir kere gelip gitseler, müdavimi de çok olacak bir yer...
Ve .....O güzel manzaradan, yaptığımız nefis kahvaltıdan, deliksiz çektiğimiz uykudan sonra dostlara tavsiyem şu... " Sarıçayır, hemen yerini ayır...
MUSTAFA TEMİZ-ÖZEL HABER