Manisa Son Haber

CHP’siz Sürece Halk Güvenmiyor! / Mustafa Temiz Yazdı...

MUSTAFA TEMİZ HABERLERİ

Bu kez mesele, yıllardır türlü manipülasyonlarla yönlendirilen halkın artık bu oyunları yememesi. Sürdürülen süreci halka sunacak vitrini arıyor Cumhur İttifakı...

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cumhur İttifakı bir kez daha köşeye sıkışmış durumda.

Ama bu kez mesele, sıradan bir siyasi dar boğaz değil.

Bu kez mesele, yıllardır türlü manipülasyonlarla yönlendirilen halkın artık bu oyunları yememesi. Sürdürülen süreci halka sunacak vitrini arıyor Cumhur İttifakı...

Bahçeli klasiği çıkışlar, Erdoğan'a münhasır siyasi taktikler bu kez işe yarar mı sorusunun cevabı "şüpheli"...

Daha iki yıl önce, 2023 seçimlerine giderken, Erdoğan meydanlarda montaj videolarla CHP’yi PKK ile ilişkilendirmeye çalışıyor, “Montaj falan filan, ne yapalım?” diyerek bu kara propagandayı meşrulaştırmaya çalışıyordu.

“Benim milletim Kandil'den destek alan adaya ülke yönetimini teslim etmez.” diyordu. Kılıçdaroğlu’na “Bay Kemal, haddini bil!” diye parmak sallıyor, yıllarca muhalefeti şeytanlaştıran bir dil kuruyordu.

Şimdi ise ne gariptir ki, CHP’ye “Komisyona gelin.” çağrısı yapılıyor.

Çünkü iş zorlaştı, çünkü anlatacak hikâyeleri tükendi.

Halk artık bu döngüsel düşmanlaştırma siyasetini sorguluyor.

Cumhur İttifakı’nın, bugüne kadar her dönem bir hasma ihtiyaç duyan yapısı, düşman üreterek değil, çözüm üreterek yoluna devam etmek zorunda artık.

Ve bu noktada, CHP'nin attığı stratejik adımlar hem süreci hem toplumu yeniden şekillendirme potansiyeline sahip.

Hatırlayın bu çözümün meclis olduğunu dillendiren kimdi? CHP.

Mecliste kurulacak bir komisyon ile bu soruna çözüm aranmalıdır diyen kimdi! CHP

Şimdi iktidarı dediğine getiren bir CHP neden bu komisyonda olmasın?

Bu adımlardan biri, belki de en önemlisi, TBMM’de kurulacak olan yeni komisyon için CHP'nin “Nitelikli çoğunluk şartı”nı masaya koyması ve bu şartı Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a kabul ettirmesi oldu.

Bu küçük gibi görünen ama esaslı müdahale, CHP’nin süreci ciddiyetle ve ilkesel bir yerden takip ettiğini ortaya koyuyor.

Artık iktidarın dar alanda kısa paslaşarak kendi kendine kararlar alabileceği bir alan kalmadı.

Çünkü CHP var, çünkü artık nitelikli muhalefet var.

Devletle CHP arasında bir müzakere alanı oluştu... Bu komisyonun demokratik haklar ve anayasaya bağlılık konusunda çok büyük bir yaptırım uygulatacağını, Erdoğan'ı da devletçi çizgiye yaklaştıracağını düşünüyorum...

Peki, bu komisyondan Erdoğan ne bekliyor?

Erdoğan’a lazım olan şey..... CHP'nin varlığıyla süreci meşrulaştırmak, ardından bu süreci anayasa tartışmasına çekip yeniden adaylığının önünü açmak.

İşin sonu anayasa değişikliğine giderse –ki öyle görünüyor– %99,9 ihtimalle Erdoğan’ın yeniden adaylığı gündeme gelecektir.

Bu kadar açık, bu kadar net.

Siyasetin bu kadar çıplak oynandığı başka bir dönem hatırlamıyoruz.

Bu yüzden, CHP’nin komisyonda yer almasını eleştirenler, Özgür Özel’in sözlerini iyi okumalı.

“Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu komisyonda yer alması Tayyip Erdoğan’ın tuhaf beklentileri için değil, Türkiye’nin en yakıcı meselesi olan terörün bitmesi, anaların ağlamaması, şehit cenazelerinin son bulması içindir.” diyor.

Ve ekliyor: “Anayasaya uymayanla anayasa yapılamaz. Bu komisyon demokratikleşme, barış, hakkaniyet üretecekse orada oluruz. Ama Cumhuriyet’in tartışıldığı bir yerde olmayız.”

Bu tutum, uzun yıllardır zikzak çizmeyen bir siyasi duruşun sonucu.

Özgür Özel, son üç aydır sergilediği istikrarlı performansla, Türkiye’nin böylesine çalkantılı bir döneminde merkezde sağlam durabilen nadir liderlerden biri olduğunu gösterdi.

Seçim sonrası CHP'yi toparladı, kamuoyunda güven yarattı, içeride ve dışarıda partisini yeniden ayağa kaldırdı.

Partisini Türkiye'nin 1. partisi yaptı... Saraçhane'ye çökülecekti, sınır bekleyen asker gibi "kayyum" hamlesini o yaptı..

Oyunu kuran Özel son süreçte... Bahçeli, Cumhur sözcüsü olarak kaldı, şimdilik...

Şimdi de bu komisyon sürecini “demokratikleşme üzerinden mücadele” zemininde yürüteceklerini açıkça beyan ediyor.

Bu, kuru bir muhalefet değil; yapıcı, ilkesel, çözüm odaklı bir duruştur.

İktidar ise ne yazık ki aynı netlikte değil.

Bugün DEM Parti ile kapalı kapılar ardında yürütülen görüşmeler, dün “terörle iç içe” diye hedef alınan partilerin bugün muhatap alınması, halkın gözünde güven bunalımı yaratıyor.

Ülkenin ciddi bir insan hakları, hukuk ve adalet sorunu olduğu ortada.

AKP’nin birkaç yıl önce çıkardığı “İnsan Hakları Eylem Planı” çoktan rafa kaldırıldı.

Oysa mesele anayasa yazmak değil, mevcut anayasanın uygulanmasını sağlamak.

Avrupa Parlamentosu bile Türkiye anayasasında özgürlüklerin tanındığını, fakat uygulanmadığını söylüyor.

Hak var ama adalet yok. Anayasa var ama uygulama yok.

Bu yüzden de halk artık Erdoğan’a inanmıyor.

Sokakta bu açık seçik vatandaşın dilinde.

Montaj videolarla, korku propagandalarıyla, bayrak sallayarak yapılan siyasetin alıcısı kalmadı.

İktidarın kendisi buna inanmak istemese de, CHP'nin komisyonda olması halkta değil, komisyonda olmaması ise iktidarda tedirginlik yaratıyor.

İşin ta başında Özel'in ağzından çıkan "kolona çivi dahi çaktırtmayız" sözü, bir tedirginlik yaratmış gibi görünüyor.

Sözün özü, halk artık kandırılamıyor. Çünkü; CHP iktidar bir hamle yapsa, bunun görünen yüzünü de, görünmeyen yüzünü de hemen meydanlarda deşifre eder hale geldi.

Ne DEM Parti ile yapılan örtülü pazarlıklar, ne CHP’ye uzatılan dostça gözükmeye çalışan kurnaz eller, ne de anayasa üzerinden yaratılmak istenen yeni oyunlar artık işlemiyor.

Bu halk artık yaşamının gerçeğini, iktidarın söyleminden daha çok önemsiyor.

23 yıldır söylenenlerin yapılmaması, güvensizlik duvarını her geçen gün kalınlaştırıyor.

Ve bu gerçek, Erdoğan’ın yeniden adaylığıyla değil, bu ülkenin yeniden adaletle, özgürlükle, liyakatle yönetilmesiyle değişebilir. Halkın çoğunluğu bunu artık tarlada, kahvede, sokakta adeta haykırıyor.

Aynı Erdoğan, farklı rol. Halk bu oyunu yutmuyor.

Şeytanlaştırdığın CHP'ye şimdi niyet mi ettin?

Montajla vur, meşruiyetle sarıl. Bu samimi bir yaklaşım değil.

Anayasayla oynayıp adaylık mı kurtarılır?

Halk, Özgür Özel'in “Komisyona katılacağız ama...” dediği daha ilk gün fikrini ve düşüncelerini bu sözlerle ifade ediyor...

"Terörsüz Türkiye" adıyla başlayan, DEM seçmeninin gölge desteğini alma niyetli, anayasa tartışmaları etrafında dönen adaylık hesapları mı?

CHP neden bu kez oyunu kuran tarafta? Sorularına cevabı zaman verecek... CHP’siz sürece halk güvenmiyor. Bu kesin... İnanmayan sokağa çıkar, vatandaşa sorar...

31 Temmuz 2025

Mustafa Temiz

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.