Manisa Son Haber

Türk Seçmeni Değişim İstiyor / Ahmet Orhan Yazdı....

POLİTİKA

Piar Araştırma’nın 30 Eylül - 3 Ekim 2025 tarihleri arasında, 26 ilde iki bini aşkın katılımcı ile yüz yüze yaptığı “Türkiye Siyasi Gündem Araştırması”, seçmenlerin siyasi partilere yönelik oy verme potansiyellerine ışık tuttu.

Yeni araştırma, siyasette rüzgârın yön değiştirdiğini gösteriyor

Siyasetin Nabzı Yeniden Atıyor

Piar Araştırma’nın 30 Eylül - 3 Ekim 2025 tarihleri arasında, 26 ilde iki bini aşkın katılımcı ile yüz yüze yaptığı “Türkiye Siyasi Gündem Araştırması”, seçmenlerin siyasi partilere yönelik oy verme potansiyellerine ışık tuttu.

Elde edilen veriler, Türkiye siyasetinde yeni bir dalganın yükselmekte olduğuna işaret ediyor. Araştırmada Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) birinci sıraya, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) ise ikinci sıraya yerleşmiş durumda.

Bu tablo, uzun süredir “siyasi istikrarın adı” olarak görülen iktidar partisi açısından ciddi bir uyarı niteliği taşıyor.

Değişim Arzusunun Yükselişi

CHP’nin birinci sırada görünmesi yalnızca bir oran farkı değil; toplumun değişim arzusunun güçlü bir göstergesi. Ekonomik sıkıntılar, hayat pahalılığı, adaletin sorgulanır hale gelmesi ve yönetimdeki yorgunluk algısı, seçmen psikolojisini ciddi biçimde etkilemiş durumda.

CHP’nin yerel yönetimlerdeki performansı her ne kadar tartışmalı olsa da, “en güçlü muhalefet odağı” kimliğiyle yeniden iktidar alternatifi olarak öne çıktığı görülüyor.

Parti lideri Özgür Özel’in ısrarlı adalet vurgusu, kararlı muhalefet dili ve toplumun farklı kesimlerine ulaşma çabası, bu tabloyu destekleyen önemli etkenlerden biri.

AK Parti Hâlâ Güçlü Bir Makine

Buna karşın tablo, seçim sonucunu garanti etmiyor. Türkiye’de seçmen davranışı son yıllarda seçim haftasına kadar önemli değişiklikler gösterebiliyor.

AK Parti, son çeyrek asırda oluşturduğu güçlü taban ve saha tecrübesiyle hâlâ etkili bir siyasi organizasyon. Anketlerde ikinci sıraya düşse bile, kampanya temposunu artırarak farkı kapatma potansiyeline sahip.

Bu nedenle muhalefet için “iktidar yolu” henüz düz bir yol değil; zorlu bir maratonun henüz başında.

Araştırmanın dikkat çeken bir başka sonucu ise İYİ Parti’nin MHP’nin önüne geçmesi, Türkiye İşçi Partisi (TİP) ve Zafer Partisi’nin kayda değer bir yükseliş göstermesi.

Bu tablo, seçmenin klasik “iki kutuplu” siyasetten sıkıldığını ve yeni adresler arayışına girdiğini açıkça ortaya koyuyor. Cumhuriyetçilikten, milliyetçilikten ve Atatürkçülükten taviz vermeyen İYİ Parti’nin, Akşener sonrasında da Türk seçmeninin ilgisini koruduğu görülüyor.

Ayrıca özellikle şehirli genç seçmen arasında TİP ve Zafer Partisi’nin artan etkisi, Türkiye’de siyasal çeşitliliğin kalıcı hale geldiğini gösteriyor.

Seçmen Değişim İstiyor, Ama Karar Vermiş Değil

Tüm bu veriler, seçmenin açıkça değişim istediğini; ancak bu değişimi kimin eliyle gerçekleştireceğine henüz karar vermediğini gösteriyor. Halk, iktidara ciddi bir uyarı gönderiyor; ancak muhalefete tam yetki teslim etmeye de hazır değil.

Türkiye, yeni bir siyasal geçiş döneminin eşiğinde duruyor.

Sandığın Kaderini Halk Belirleyecek

Araştırmanın işaret ettiği en önemli sonuç şu: Toplum değişim istiyor ama yönünü henüz netleştirmiş değil.
Bu da önümüzdeki dönemde ittifakların gücü
, söylem birliği ve güven veren liderliğin belirleyici olacağı anlamına geliyor.

Sandığın kaderini artık tek bir parti değil, toplumun kendisi belirleyecek.
Bugün Türkiye’nin siyasi nabzı; maaşıyla geçinemeyen memurun, umudunu yitiren gencin, sattığını yerine koyamayan esnafın, emeğinin karşılığını alamayan çiftçinin ve çocuklarının yüzünü güldüremeyen anne babaların elinde atıyor.

11 EKİM 2025

Ahmet Orhan

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.