Burun Ameliyatında Eşini Kaybeden Faruk Eraslan: "Sağlıkta Ticarileşmenin Bedelini Canımızla Ödüyoruz" “Sağlıkta dönüşümün maliyeti devlete, bedeli millete”
Açıklamada, 2002 yılından bu yana uygulanan “Sağlıkta Dönüşüm Programı” eleştirilerek, bu sistemin sağlık hizmetlerini ticarileştirdiği, özel hastanelerin önünü açtığı ve kamu hastanelerinde pek çok hizmetin özelleştirilmesiyle vatandaşların nitelikli sağlık hizmetine erişiminin zorlaştığı vurgulandı. Doğruyol, “Sağlıkta özelleştirme, diğer sektörlerdeki özelleştirmeler gibi değerlendirilmemeli. Burada söz konusu olan doğrudan insan hayatı,” dedi.
“Vatandaş, paraya endeksli sistemin kurbanı oluyor”
Yeni sağlık sisteminde hastaların “müşteri” olarak görüldüğünü dile getiren Doğruyol, devletin kaynaklarının özel sağlık sektörüne aktarıldığını, bu durumun da ciddi etik ve insani sorunlara yol açtığını belirtti. “Kâr amacı ön planda tutuldukça, yeni doğan bebekler bile gereksiz yere kuvözlerde tutulabiliyor, hastalar sırf fatura kabarsın diye hastanelerde yatırılıyor,” ifadelerini kullandı.
“Randevu bile alamıyoruz”
Açıklamada, devlet hastanelerindeki randevu bulma güçlüğü, kısa muayene süreleri ve ileri tetkiklere ulaşmanın zorluğu gibi güncel sorunlara da yer verildi. Doğruyol, özel hastanelere verilen teşvikler sonucu devletin sağlık hizmetlerinden geri çekildiğini, bunun da kamusal sağlık hizmetlerini adeta çökme noktasına getirdiğini savundu.
Basın toplantısında konuşan Faruk Eraslan, kanser tedavisi sürecinde iyileşme gösteren eşi Gülsen Eraslan’ın, Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden özel bir hastaneye yönlendirildiğini, buradaki basit bir burun ameliyatı sırasında beynine pıhtı atması sonucu hayatını kaybettiğini gözyaşları içinde anlattı. “Eşim kanseri yenmişti, ama sağlık sistemindeki bir zincirleme hata onu elimizden aldı. Hayatım altüst oldu,” dedi.
Eraslan, olayı yargıya taşıdığını ve hukuki sürecin devam ettiğini belirtirken, 2023 yılında yapılan bir düzenlemeyle özel hastanelerdeki doktorların da 4483 sayılı yasayla koruma altına alındığını, bu durumun da adaletin önünde engel teşkil ettiğini vurguladı.
“Çözüm: Kamuya dönüş”
Açıklamanın sonunda çözüm önerileri de sıralandı. Şehir hastaneleri modelinden vazgeçilmesi, tüm sağlık hizmetlerinin yeniden kamu eliyle sunulması, ihtiyaca göre branş hastanelerinin açılması, aşı ve tetkik üretim merkezlerinin yeniden faaliyete geçirilmesi ve sağlık evlerinin köylere yeniden yaygınlaştırılması çağrısında bulunuldu.