Hareketsiz Hayat ve Hatalı Duruş Bel Fıtığını Tetikliyor
Teknolojinin hayatın her alanına girmesiyle birlikte tablet, telefon ve bilgisayar başında uzun süre hareketsiz kalma, gençlerin omurga sağlığını tehdit ediyor. Prof. Dr. Özdemir, “Spor ve açık hava aktiviteleri yerine ekrana bağlı bir yaşam tarzı, hatalı duruş alışkanlıklarıyla birleşince, omurgaya ciddi baskı oluşuyor” dedi.
Ağırlık Kaldırma Trendi Risk YaratıyorSon yıllarda gençler arasında trend haline gelen ağırlık kaldırma egzersizlerinin de bel fıtığı riskini artırdığını söyleyen Prof. Dr. Özdemir, yanlış tekniklerle yapılan kaldırmaların omurga sağlığı üzerinde yıkıcı etkileri olabileceğini ifade etti. “Isınmadan ve uygun teknik kullanılmadan ağırlık kaldırmak, ciddi sakatlanmalara yol açabilir. Bu yüzden uzman rehberliği şart” diye konuştu.
Obezite, Stres ve Sigara da Risk FaktörüBel fıtığının yalnızca fiziksel etkenlerden değil, aynı zamanda obezite, kronik stres ve sigara kullanımından da etkilendiğini belirten Özdemir, bu faktörlerin omurgada baskıyı artırarak hastalığı tetikleyebileceğini söyledi.
Bu Belirtiler Varsa Dikkat!Prof. Dr. Özdemir, bel fıtığının belirtilerini şu şekilde sıraladı:
Ani başlayan ve istirahatle geçmeyen bel ağrısı
Öksürme, hapşırma veya ıkınma ile artan ağrı
Bacağa yayılan şiddetli ağrı
Ayakta veya parmaklarda uyuşma, güçsüzlük
Cerrahi Olmadan Da Tedavi MümkünBel fıtığının tedavisinde öncelikli hedefin omurganın hareketliliğini yeniden sağlamak ve sinir üzerindeki baskıyı azaltmak olduğunu belirten Özdemir, vakaların %80-90’ında ilaç, fizik tedavi ve egzersizle olumlu sonuçlar alındığını söyledi.
Korunmak MümkünProf. Dr. Özdemir, bel fıtığından korunmak için şu önerilerde bulundu:
Düzenli egzersiz yapılmalı
Doğru oturma ve yük kaldırma teknikleri öğrenilmeli
Omurgayı destekleyen kaslar güçlendirilmeli
Kilo kontrolü sağlanmalı
Bel fıtığı artık sadece orta yaşlıların değil, genç neslin de omurga sağlığını tehdit eden önemli bir sorun haline geliyor. Uzmanlar, yaşam tarzında yapılacak küçük ama etkili değişikliklerle bu riski büyük ölçüde azaltmanın mümkün olduğunu vurguluyor.