Hemodiyalizin performansı, birkaç faktöre bağlıdır ve her hasta için farklılık gösterebilir. İşte hemodiyalizin kanı toksinlerden ayırma performansını etkileyen bazı önemli faktörler:
Dyaliz Süresi: Hemodiyaliz seanslarının süresi, kanın ne kadar süreyle temizlenmesine izin verdiğini belirler. Daha uzun diyaliz seansları, daha fazla toksin ve atık maddenin uzaklaştırılmasına yardımcı olabilir.
Dyaliz Frekansı: Düzenli diyaliz seanslarının sayısı, toksinlerin birikmesini önlemeye yardımcı olur. Genellikle haftada 3-4 kez yapılan diyaliz seansları, toksinlerin daha iyi uzaklaştırılmasını sağlar.
Dyaliz Makinesinin Kalitesi: Kullanılan diyaliz makinesinin teknolojisi ve kalitesi, kanın ne kadar etkili bir şekilde temizlendiğini etkiler.
Diyaliz Membranı: Diyaliz membranının özellikleri, toksinlerin geçirgenliğini etkiler. Daha yüksek geçirgenliğe sahip membranlar, daha etkili bir temizleme sağlayabilir.
Kan Akış Hızı: Kanın diyaliz makinesine ne kadar hızlı aktığı da önemlidir. Daha yüksek kan akış hızları, daha fazla toksinin temizlenmesine yardımcı olabilir, ancak bu aynı zamanda hastanın kan basıncını etkileyebilir.
Hastanın Bireysel Durumu: Her hasta farklıdır ve böbrek yetmezliği derecesi, vücut ağırlığı, diyet alışkanlıkları ve diğer sağlık koşulları, hemodiyalizin etkinliğini etkileyebilir.
Diyaliz Sonrası Bakım: Diyaliz sonrası uygun bir şekilde sıvı ve diyet kontrolü yapılması önemlidir. Ayrıca, ilaçlar ve diğer tedavi yöntemleri de toksinlerin kontrol altında tutulmasına yardımcı olabilir.
Hemodiyaliz, böbrek yetmezliği tedavisi için önemli bir seçenek olsa da, tamamen böbreklerin doğal işlevini yerine getiremez. Bu nedenle, hastaların düzenli diyaliz seanslarına devam etmesi ve tıbbi önerilere uygun bir şekilde yaşam tarzı değişiklikleri yapması önemlidir. Tedavi süreci, hastanın bireysel ihtiyaçlarına ve durumuna bağlı olarak değişebilir. Bu nedenle, bir sağlık profesyoneli tarafından yönlendirilen ve takip edilen bir tedavi planı gereklidir.
Bilim insanları yapay böbrek olarak bilinen hemodiyaliz sistemleri için yeni bir malzeme geliştirdi. Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) Acil Araştırma ve Geliştirme Projelerini Destekleme Programı kapsamında desteklenecek proje Türkiye’nin köklü üniversitelerinden akademisyenleri bir araya getiriyor.
Yürütücülüğünü Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayça Meriç Hasanoğlu’nun yaptığı “Bakteriyel Selüloz Tabanlı Metal Organik Kafes Hibrit Membranların Yapay Böbrek Uygulamalarında Kullanımı “ adlı proje ile hemodiyaliz işlemlerinde kanı toksinlerden ayırma performansının arttırılması hedefleniyor.
Dünyada 2 milyondan fazla insanın kronik böbrek yetmezliğinden dolayı hemodiyaliz tedavisi gördüğünü bu nedenle projenin hayata geçirilmesinin özellikle önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Ayça Meriç Hasanoğlu, “Yapay böbrek olarak da bilinen hemodiyaliz, kanın vücut dışında bir makine aracılığıyla filtre edilerek temizlenmesinin ardından tekrar dolaşım sistemine verilmesi yöntemidir. Bu filtrasyon işlemi, polimerik ince filmler olan membranlar sayesinde gerçekleşir. Hemodiyaliz işlemlerinde kullanılan membranlarınbiyouyumluluğu ve kanı toksinlerden ayırma performansı oldukça önemlidir. Biyomedikal ayırma işlemlerinde kullanılan mevcut membranlara alternatif olarak işlem kalitesini artıracak bir malzeme üzerinde çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Hemodiyaliz uygulamasında kullanılanmembranmalzeme özelliklerinin istenmeyen reaksiyonlara neden olabileceğini aktaran Hasanoğlu, “Kullanılan membran malzeme biyouyumlu değilse kanın pıhtılaşmasına, kan proteinlerinin malzeme yüzeyinde toplanarak adezyonuna ve kanda istenmeyen reaksiyonlara sebep olabilir. Bu gibi sorunların çözümü için yüksek biyouyumluve toksinlere karşı üstün ayırma özellikleri gösteren selülozik bir malzeme geliştirilecek.”dedi.
BURSA (İGFA)