Manisa Son Haber

Hipertansiyonda Tek Ölçüm Yeterli Değil: Evde Düzenli Tansiyon Takibi Hayati Öneme Sahip

SAĞLIK

Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, hipertansiyon tanısının tek bir tansiyon ölçümüyle konulamayacağını belirterek, ev ortamında yapılan düzenli ölçümlerin hem tanı hem de tedavi sürecinde kritik rol oynadığını vurguladı.

Kan basıncının gün içinde stres, heyecan ve fiziksel aktiviteye bağlı olarak değişkenlik gösterebildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Koylan, hastane ortamında yapılan tek seferlik ölçümlerin yanıltıcı olabileceğini ifade etti. Koylan, “Hastane stresine bağlı olarak yüksek çıkan değerlere ‘beyaz önlük hipertansiyonu’, muayenede normal ölçülen ancak evde yüksek seyreden değerlere ise ‘maskeli hipertansiyon’ diyoruz. Evde yapılan ölçümler, kişinin gerçek yaşam koşullarını yansıttığı için çok daha güvenilir sonuçlar verir” dedi.

Şüpheli durumlarda farklı zamanlarda yapılan tüm ölçümlerin bir arada değerlendirilmesi gerektiğini belirten Koylan, en doğru kararın mutlaka hekim tarafından verilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Damar Sertliği Kalp Krizi ve İnme Riskini Artırıyor

Tansiyonun büyük ve küçük değerlerinin kalp ve damar sağlığı açısından önemli göstergeler olduğuna işaret eden Prof. Dr. Nevrez Koylan, büyük tansiyonun kalbin kasılması, küçük tansiyonun ise gevşemesi sırasında damarlarda oluşan basıncı ifade ettiğini anlattı.

Damar sertliğinin artmasıyla birlikte kalbin daha fazla efor harcamak zorunda kaldığını söyleyen Koylan, “Özellikle 50 yaş üstünde bu durum kalp krizi ve inme riskini ciddi oranda artırıyor. Genç bireylerde ise daha çok küçük tansiyon yüksekliğiyle karşılaşıyoruz. Bu nedenle tansiyon değerlendirmesi yapılırken sadece rakamlara değil, kişinin yaşı ve genel sağlık durumu da göz önünde bulundurulmalı” diye konuştu.

Genetik Yatkınlık Kader Anlamına Gelmiyor

Genetik faktörlerin tansiyon, kolesterol ve kan şekeri üzerinde etkili olabileceğini belirten Prof. Dr. Koylan, bunun hastalığın kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediğini vurguladı. Sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve stres yönetiminin bu değerler üzerinde belirleyici rol oynadığını ifade eden Koylan, “Sınırda tansiyon değerlerine sahip birçok kişide doğru yaşam tarzı değişiklikleriyle ilaç ihtiyacı ortadan kalkabiliyor ya da geciktirilebiliyor” dedi.

İlaç tedavisi gereken hastalarda bile sağlıklı yaşam alışkanlıklarının tedavinin etkinliğini artırdığını belirten Prof. Dr. Koylan, daha düşük ilaç dozlarıyla kontrol sağlanabildiğini ve hastalığın seyrinin olumlu yönde değiştiğini sözlerine ekledi.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.