İşte bazı yaygın etkileri:
1. Kaygı ve Stres Artışı
Dengesiz bir ilişkide belirsizlik, partnerin tutarsız davranışları veya sürekli değişen dinamikler kişinin kendini güvende hissetmesini zorlaştırır. Bu da stres hormonlarının artmasına ve sürekli bir kaygı hali içinde olmaya neden olabilir.
2. Özgüven Kaybı
Eğer kişi sürekli olarak görmezden geliniyor, değersiz hissediyor veya ilişkide çaba gösteren tek taraf oluyorsa, zamanla kendine olan güveni sarsılabilir. "Ben yeterli değilim" veya "Sevilmeye layık değilim" gibi olumsuz düşünceler gelişebilir.
3. Depresyon Riski
Uzun süreli dengesiz bir ilişki, kişinin mutsuzluk hissini artırarak depresif ruh hâline girmesine yol açabilir. Özellikle duygusal ihmal veya manipülasyon varsa, kişi umutsuz ve çaresiz hissedebilir.
4. Bağımlı veya Kaçıngan Bağlanma Geliştirme
İlişkide sürekli olarak dengesiz roller üstlenen kişiler, bağımlı ya da kaçıngan bağlanma stilleri geliştirebilir. Bağımlı kişiler sürekli onay arayabilirken, kaçıngan bireyler duygusal bağ kurmaktan kaçınabilir.
5. Öfke ve Hayal Kırıklığı
Partnerin tutarsız davranışları kişinin içinde bastırılmış öfkeye veya sürekli hayal kırıklığına neden olabilir. Bu da zamanla pasif-agresif davranışlara, patlayıcı öfke nöbetlerine veya içe kapanmaya sebep olabilir.
6. Fiziksel Sağlık Problemleri
Psikolojik stres, baş ağrısı, mide problemleri, uyku düzensizlikleri ve bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi fiziksel etkiler doğurabilir. Uzun vadede kronik hastalıklara bile yol açabilir.
7. İlişkilerde Tekrarlayan Kalıplar
Eğer kişi bu tür bir ilişki dinamiğine alışırsa, gelecekte de benzer dengesiz ilişkileri çekmeye yatkın olabilir. Sağlıksız ilişki kalıplarını fark etmez ve değiştirmezse, bu döngü devam edebilir.
Ne Yapılabilir?
Sınır koymak: Kendinizi değersiz hissettiğiniz veya sürekli veren taraf olduğunuz durumları fark edip sınırlar belirlemek önemli.
Destek almak: Bir terapistle konuşmak, dengesiz ilişkileri anlamanızı ve sağlıklı bağlanma yollarını öğrenmenizi sağlar.
Öz-değer çalışmaları yapmak: Kendinize olan güveninizi artırmak için olumlu iç konuşmalar yapmak ve kendinizi ihmal etmemek önemlidir.
Sağlıklı iletişim kurmak: Partnerinizle açık, net ve yapıcı bir şekilde hislerinizi paylaşmak ilişkinin dengesini iyileştirebilir.
Eğer ilişkinizde bu tür dengesizlikler varsa ve psikolojinizi etkilediğini düşünüyorsanız, kendinizi korumanın yollarını araştırmak önemli. Siz nasıl bir durumla karşı karşıyasınız?
Aşırı ilginin, kaygılı bağlanma stiline sahip bireylerde ortaya çıktığını dile getiren Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Bu bireyler, terk edilme veya reddedilme kaygısıyla ilişkiyi daha fazla kontrol etmeye çalışabilirler. Diğer taraftan, ilgisizlik genellikle kaçınan bağlanma stiline sahip, duygusal olarak mesafe koyma eğiliminde olan ve duygusal yakınlığa karşı direnç gösteren bireylerde görülür.” dedi. Bu dengesizliklerin, partnerler arasında güvensizlik yaratarak ilişkide duygusal kopukluğa neden olabileceğini vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, sağlıklı bir ilişkinin sürdürülebilmesi için bireylerin duygusal farkındalık geliştirmesi, sınırlarını açıkça ifade etmesi ve empati kurması gerektiğini söyledi.
Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, romantik ilişkilerde görülebilen aşırı ilgi veya ilgisizlik davranışını ve nedenlerini değerlendirdi.
İlişkideki dengesiz durumlar, psikolojiyi olumsuz etkileyebilir…
Romantik ilişkilerde aşırı ilgi veya ilgisizliğin bireylerin duygusal ihtiyaçları, güven duyguları ve bağlanma biçimleriyle doğrudan ilişkili olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Aşırı ilgi, genellikle partnerin duygusal onaya veya kontrol arayışına yönelik bir davranış olarak ortaya çıkabilir. Bu durum, bireyin güven duygusunda bir eksiklik veya ilişkiye dair güvensizlik yaşaması sonucu tetiklenebilir.” dedi.
Diğer taraftan ilgisizliğin bireyin duygusal mesafe koyma isteğinden ya da kayıtsızlık hissinden kaynaklanabileceğine dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “İletişim eksiklikleri, ilişkiyi algılama farklılıkları ve bağlanma tarzlarının uyumsuzluğu, her iki durumda da partnerler arasında duygusal kopukluk ve güvensizlik yaratabilir. Bu tür dengesizlikler, ilişkinin sağlığını olumsuz etkileyebilir ve uzun vadede partnerlerin psikolojik iyilik halleri üzerinde de ciddi olumsuz etkiler yaratabilir.” şeklinde konuştu.
Çocukluk deneyimleri, yetişkinlikteki ilişki davranışlarını şekillendirebiliyor!
Aşırı ilgi veya ilgisizlik davranışlarının psikolojik açıdan bağlanma teorisi ile açıklanabileceğini aktaran Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Özellikle güvenli bağlanma stiline sahip bireyler, sağlıklı sınırlar koyarak duygusal yakınlık kurarken, kaygılı ve kaçınan bağlanma stilleri bu dengeyi kurmada zorlanabilirler.” dedi.
Bağlanma teorisine göre, bireylerin çocukluk dönemi deneyimleri ve geçmiş ilişkilerinin, yetişkinlikteki romantik ilişkilerdeki davranışlarını şekillendirdiğini hatırlatan Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Aşırı ilgi, özellikle kaygılı bağlanma stiline sahip bireylerde görülür. Bu bireyler, terk edilme veya reddedilme kaygısıyla ilişkiyi daha fazla kontrol etmeye çalışabilirler. Diğer taraftan, ilgisizlik genellikle kaçınan bağlanma stiline sahip bireylerde görülür. Bu kişiler, duygusal olarak mesafe koyma eğilimindedirler ve duygusal yakınlığa karşı bir direnç gösterirler. Bu bağlamda, geçmişteki duygusal travmalar, terk edilme veya ihmal edilme deneyimleri, bireyin ilişki içinde aşırı ilgi veya ilgisizliğe eğilimli olmasına neden olabilir.” açıklamasını yaptı.
Aşırı ilgi de ilgisizlik de güven duygusunu sarsabilir!
Partnerlerden birinin aşırı ilgi göstermesi veya ilgisiz davranmasının ilişki dinamiklerine etkilerini değerlendiren Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın şunları söyledi: “Aşırı ilgi, ilişkiye dair boğulma hissi yaratabilir ve partnerde baskı, tükenmişlik ya da bağımsızlık ihtiyacı doğurabilir. Bu durumda, bireyler kendilerini duygusal olarak kısıtlanmış hissedebilir ve bu da ilişkiyi daha fazla zorlaştırabilir. İlgisizlik ise, duygusal mesafe yaratır ve zamanla partnerler arasında empati kaybına yol açar. Bu, ilişkiyi soğutabilir ve duygusal kopukluk derinleşebilir. Her iki durumda da, partnerlerin güven duygusu sarsılabilir ve bu da ilişkinin devamlılığı üzerinde olumsuz bir etki yaratabilir. Ayrıca, her iki taraf da daha az tatmin edici duygusal deneyimler yaşar, bu da bireysel ve ilişki düzeyinde psikolojik zorlanmalara yol açabilmektedir”
Bireysel farkındalık geliştirmek dengeyi sağlamak için önemli
İlişkilerde aşırı ilgi veya ilgisizlik gibi dengesizliklerin önlenmesi için, öncelikle sağlıklı bir iletişim kurulması gerektiğini vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Partnerler, duygusal ihtiyaçlarını ve sınırlarını açıkça ifade etmeli ve birbirlerinin ihtiyaçlarına duyarlı olmalı” diye konuştu.
Bireysel farkındalık geliştirmenin, özellikle bağlanma stillerinin farkında olmanın ve bu farkındalıkla ilişkinin dinamiklerini anlamanın, çiftler arasında dengeyi sağlayabilecek önemli bir etken olduğunu ifade eden Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın , sözlerini şöyle tamamladı: “Ayrıca, bireysel alan tanıma ve birlikte geçirilen zamanın kalitesine odaklanma, ilişkinin duygusal sağlığını destekleyecektir. Bir çiftin ilişkisini sağlıklı bir şekilde sürdürmesi için empati geliştirmek, güvenli bağlanma sağlamak ve birbirlerinin duygusal durumlarına duyarlı olmak gereklidir. Bu tür dengesizliklerin önlenmesi ve düzeltilmesi için, psikoterapi gibi profesyonel desteklerin de önemli bir yeri vardır” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)