Hafifçe yükselmiş vücut ısısı genellikle enfeksiyonlarla savaşma çabası olarak görülebilir. Enfeksiyonlarla karşılaşıldığında, vücut ısısı genellikle yükselir. Bu yükselme, bağışıklık hücrelerinin daha etkili bir şekilde çalışmasına yardımcı olabilir, çünkü bazı patojenler (mikroorganizmalar) daha yüksek sıcaklıklarda daha zor hayatta kalabilir. Bu nedenle, vücut ısısının yükselmesi, enfeksiyonla mücadelede bağışıklık sisteminin bir tepkisi olarak düşünülebilir.
Ancak, vücut ısısının aşırı yükselmesi veya uzun süreli yüksek ateş durumları da ters etkilere neden olabilir. Yüksek ateş, bağışıklık sisteminin aşırı uyarılmasına ve bazen zarar görmesine yol açabilir. Ayrıca, aşırı yüksek vücut ısısı, bazı bağışıklık hücrelerinin normal işlevini bozabilir ve uzun süreli yüksek ateşin bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etkileri olabilir.
Sonuç olarak, vücut ısısının artması genellikle bağışıklık sistemi ile ilişkilendirilebilir, ancak bu ilişki karmaşık ve duruma bağlıdır. Vücut ısısının normal sınırlar içinde tutulması ve gerektiğinde uygun şekilde düzenlenmesi, bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışması için önemlidir.
Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, hava değişimlerinin bağışıklık üzerinde nasıl bir etkisi olduğuna dair açıklamalarda bulundu.
Hava sıcaklıklarının değişken seyretmesinin vücut direncini düşürdüğüne dikkat çeken uzmanlar bu durumun hastalıklara davetiye çıkardığını söylüyor. Ani hava değişikliklerinden etkilenip hasta olmamak için doğru beslenme, yeterli su tüketimi, düzenli uyku ve egzersizin önemine dikkat çeken Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, kapalı ortamların iyi havalandırılması ve uzun süreler klima önünde kalınmaması gerektiğini vurguluyor.
''Isı değişimleri, sağlığı tehlikeye atabiliyor''
Hava sıcaklıklarının bir gün yüksek bir gün düşük olmasının bu duruma hazırlıksız yakalanan kişilerin sağlığını tehlikeye attığını belirten Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Ani hava değişimleri, insan bünyesinin adaptasyon ve savunma mekanizmasını bozduğundan hastalıklara da davetiye çıkarıyor.” dedi.
Değişen ısıyla birlikte vücut direncinin düşebileceğine dikkat çeken Atamer, mevsim değişikliklerinden etkilenip hasta olmamanın yolunun bilinçli olmaktan geçtiğini vurguladı.
''Doğru beslenme, yeterli su tüketimi, düzenli uyku ve egzersiz önemli''
Değişken havalarda bağışıklık sistemini güçlendirmek için öncelikle doğru bir beslenme programı benimsenmesi gerektiğinin altını çizen Atamer, “Besin çeşitliliğine önem verilmeli. Beslenmemizde sebze, meyve ve yeteri kadar protein olmalı. Bol su tüketilmeli. Özellikle sıcak yaz aylarında su tüketimi artırılmalı. Hazır meyve suları, çay, kahve ve asitli içecekler sıvı ihtiyacına cevap vermek için yeterli değildir. Sigara ve alkolden uzak durulmalı. Yaşa ve sağlık durumuna uygun egzersiz yapılmalı. Düzenli ve kaliteli uyku gün boyu zindelik verir. Sabah, öğlen ve akşam saatleri için uygun giyinmeye özen gösterilmeli. Kapalı ortamlar iyi havalandırılmalı. Klima ile serinlemek isterken dikkatli olunmalı. Saatlerce klima önünde kalınmamalı.” uyarılarını yaptı.
''Vücut ısısının artması bağışıklık sistemini etkileyebilir''
Arı poleni, beta karoten, vitamin kompleksleri ve yeşil çay gibi takviyelerin bağışıklık sistemini güçlendirmek için alınabileceğini dile getiren Prof. Dr. Aytaç Atamer, “Vücudumuz fonksiyonlarını düzgün yürütebilmek için belirli ısı aralığında çalışmak zorunda. Sıcak havalarda vücut ısımız artarsa, vücudumuzdaki protein ve yağ dokuları etkilenebilir. Sonuç olarak bu olumsuz etki bağışıklık sistemimize de yansıyabilir.” diyerek sözlerini tamamladı.