Başevigen, TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarına göre en düşük emekli maaşının 16 bin 881 liradan 18 bin 940 liraya yükseldiğini hatırlatarak, bu artışın günlük bazda 68 liraya karşılık geldiğini ifade etti. Söz konusu artışın hayat pahalılığı karşısında yetersiz olduğunu vurgulayan Başevirgen, “Emekliye reva görülen bu zamla ancak 4 ekmek, 3 simit, 3 bardak çay, ortalama 11 adet yumurta ya da 80 gram etten sadece biri alınabiliyor” dedi.
“TÜİK ve ENAG arasındaki fark sokağın gerçeğini ortaya koyuyor”Enflasyon verilerindeki farklılıklara da dikkat çeken Başevirgen, ENAG ile TÜİK rakamları arasındaki uçurumu hatırlattı. ENAG’a göre aralık ayı enflasyonunun yüzde 2,11, yıllık enflasyonun ise yüzde 56,14 olarak gerçekleştiğini belirten Başevirgen, TÜİK’in aynı dönemde aralık ayı enflasyonunu yüzde 0,89, yıllık enflasyonu ise yüzde 30,89 olarak açıkladığını söyledi.
Bu farkın vatandaşın yaşadığı gerçek enflasyonu yansıtmadığını savunan Başevirgen, “Açıklanan rakamlar ne pazar fiyatlarını, ne market etiketlerini ne de sokağın gerçeklerini yansıtıyor. İktidar, vatandaşları yoksullukta eşitlemeye devam ediyor” ifadelerini kullandı.
“Emekliye sırtını dönen bir anlayış var”Asgari ücretin ilk kez açlık sınırının altında belirlendiğini hatırlatan Başevirgen, emeklilerin de uzun süredir açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini dile getirdi. “Karın doyurma mücadelesi veren emekliye bir kez daha sırt çevrildi” diyen Başevirgen, iktidarın ekonomi politikalarının dar gelirli kesimleri daha da zor durumda bıraktığını öne sürdü.
Başevigen açıklamasını, “TÜİK eliyle vatandaşın lokmasını çalan iktidar, emekliyi de asgari ücretliyi de bilinçli bir şekilde aç bırakıyor” sözleriyle tamamladı.