Türkiye’nin dış ilişkilerini yalnızca uluslararası anlaşmaların getirdiği yükümlülükler çerçevesinde yürütmesi gerektiğini vurgulayan Dervişoğlu, bölgesel gerilimlerin Türkiye açısından ciddi ekonomik ve güvenlik riskleri doğurabileceğine dikkat çekti.
Nevruz kutlamaları ve terör vurgusu
Konuşmasında Nevruz Bayramı kapsamında gerçekleştirilen bazı etkinliklere de değinen Dervişoğlu, kutlamalarda terör örgütü PKK mensuplarının kahramanlaştırıldığını savundu. “Türkiye’yi yakmaya çalışanlar, her zaman kendini yakmıştır” ifadelerini kullanan Dervişoğlu, bölgede artan gerilimin Türkiye’ye olası etkilerine ilişkin uyarılarda bulundu.
Olası bir İran iç savaşının Türkiye’ye göç dalgası, terör tehdidi ve sınır aşan istikrarsızlık olarak yansıyabileceğini belirten Dervişoğlu, “Bu yangının tarafı haline gelmek yerine, yangının kendi evimize sıçramasını engellemeliyiz” dedi.
İktidara dış politika eleştirisi
İktidar cephesinde dış politika konusunda farklı açıklamalar yapıldığını öne süren Dervişoğlu, hükümetin tutarsız adımlar attığını savundu. ABD ve İsrail politikalarını eleştiren İYİ Parti lideri, Türkiye’nin hem bu ülkelerle hem de İran’la dengeli ilişkiler sürdürmesi gerektiğini ifade etti.
Dervişoğlu, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesini hatırlatarak, dış politikada maceracı yaklaşımlardan uzak durulması çağrısında bulundu. “Duygusal reflekslerle devlet yönetmeyin” sözleriyle hükümete seslendi.
Tarım ve bölgesel kalkınma mesajı
Konuşmasının ekonomi bölümünde Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin enerji ve tarım potansiyeline dikkat çeken Dervişoğlu, kadın kooperatifleri ile genç girişimcilere yönelik projelerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Tarım sektörünün geçen yıl yüzde 8,8 oranında küçüldüğünü belirten Dervişoğlu, bunun son 25 yılın en ciddi gerilemelerinden biri olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin Körfez ülkeleriyle ticari ilişkilerini sürdürmesinin önemine değinen Dervişoğlu, “Bu süreçte Türkiye tarafsızlığını korumalı ve kendi güvenliğini ön planda tutmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.