Manisa Son Haber

Kılıçdaroğlu: “Andımızı kim kaldırdı? Cumhur İttifakı kaldırdı”

POLİTİKA

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, andımız konusunda Danıştay İdari Davalar Genel Kurulunun bir karar verdiğini, ortalığın karıştığını bildirerek, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sözlerini eleştirerek, “Andımızı kim kaldırdı? Cumhur İttifakı kaldırdı.

“Sayın Bahçeli, Erdoğan’ı değil de Danıştayı muhatap alıyorsa, muhatap  aldığı yer yanlıştır. Danıştay’a hâkimi tayin eden kim? Erdoğan, bir partinin Genel Başkanı. Oradaki kumpası ayarlayan kim? Erdoğan. E sen kalkmışsın Erdoğan’ı değil, Danıştay’ı suçluyorsun” “Dağ fare doğurdu. 2002’den bu yana 16’sı istihdamda teşvik olmak üzere  toplam 23 reform paketi açıkladılar. Türkiye’nin sorununu bunlar çözemezler. Bunların Türkiye’nin sorunlarını çözme kapasiteleri yok” Para bulamadılar, kuyumculara diyorlar ki: “Her biriniz yarım kilo altın  vereceksiniz bize” Akla bakın Allah aşkına, devlet yönetimine bakın, gücü  kuyumcuya yetiyor Kılıçdarloğlu, ekonomi konusunda yapacaklarını maddeler halinde anlattı..

Sayın Bahçeli, Erdoğan’ı değil de Danıştayı muhatap alıyorsa, muhatap aldığı yer yanlıştır. Danıştay’a hâkimi tayin eden kim? Erdoğan, bir partinin genel başkanı. Oradaki kumpası ayarlayan kim? Erdoğan. E sen kalkmışsın Erdoğan’ı değil, Danıştay’ı suçluyorsun. Muhatap alacaksan Erdoğan’ı muhatap alacaksın” dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, andımızın kaldırılmasıyla ilgili süreci anlatarak, o zaman kendisinin “Danıştay Genel Kurulu’nda Erdoğan’ın istediği şekilde karar çıkacaktır, bunu bir kenara yazım” dediğini hatırlatarak, bu sözü söylediğinden bu yana 2 yıl geçtiğini bildirerek, “Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu oturdu, bir karar aldı. 4 hâkim tayin edildi, böylece Andımızın okunması Danıştay İdari Davalar Genel Kurulu tarafından ‘evet, yasaklanmalıdır’ dedi ve karar verildi” diye konuştu. 

Andımızın konusunun doğruluğu, sevgiyi, saygıyı çocuklara anlattığını belirten Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Aslında o bir andımızdır diyoruz ama çocuklara sevgiyi anlatıyor, beraberliği anlatıyor, güzelliği anlatıyor, birlikteliği anlatıyor, büyüklere saygıyı anlatıyor, küçüklere sevgiyi anlatıyor. Bunu anlatan bir andımız, Danıştay İdari Davalar Dairesi bu kararı verdikten sonra ben daha önce Erdoğan’a şu çağrıyı yapmıştım, andımız kaldırıldığı zaman şu çağrıyı yapmıştım: ‘Andımızın hangi cümlesinden rahatsızsın, çık millete bunu anlat’ demiştim. Bunu söyledim 2013 yılında, geldik 2021 yılına, bu soruma cevap almamışım, alamadım. Şimdi ben vatanını, milletini seven bütün ve AK Partiye oy veren bütün kardeşlerime seslenmek istiyorum, parantez içinde Bahçeli’ye de seslenmek istiyorum: Sayın Erdoğan, andımızın hangi cümlesinden rahatsızdır, çıkıp milletin önüne bunu açıklasın, çıksın açıklasın, bekliyoruz bunu. Açıklayabilir mi? Açıklamaz. Eğer andımızın okunmasını istiyorsan tekrar bizim gibi, yapacağın çok basit bir şey var: Açarsın Erdoğan’a telefon, dersin ki kardeşim, bu and okunmadan kusura bakma, biz bir daha bir araya gelemeyiz. Neden? Ben ülkemi seviyorum, bayrağımı seviyorum, andımın okunmasını istiyorum. Yapar mı? Göreceğiz.” 

14 Mart Tıp Bayramı

“14 Mart Tıp Bayramı sebebiyle bütün sağlık çalışanlarına yürekten teşekkür ediyorum” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“Evet, onları alkışladık, onların hakları teslim edilmedi, bütün hakları teslim edilmedi. Bunu da gayet iyi biliyoruz. Talepleri göz ardı edildi, onu da biliyoruz. Bir insanın hayatını kurtarmak için hayatını feda eden kişiye sağlık çalışanı denir. O nedenle biz bütün sağlık çalışanlarına minnet borçluyuz. Onların en büyük zevki tedavi ettikleri bir hastanın yürüyerek hastaneden çıkmış olmasıdır ve pandemi sürecinde 387 sağlık çalışanımız hayatını kaybetti. Onlara Allah’tan rahmet diliyoruz, yakınlarına, milletimize de başsağlığı diliyoruz. Onlar içinde bulunduğumuz dönemin mutlaka meslek hastalığı sayılmasını, hayatını kaybeden sağlık çalışanları için meslek hastalığı olmasını istediler, ama iktidar bu görevi yerine getirmedi. İlk seçimde iktidar olacağız Allah’ın izniyle, o zaman gerçekleştireceğiz.”

Ekonomi reformları tanıtım toplantısı

12 Mart 2021’de Erdoğan’ın ekonomi reformları tanıtım toplantısı yaptığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

“Biz de bekliyorduk herkes gibi, bütün ekonomi yazarları, sanayi odaları, ticaret odaları, esnaf odaları, ziraat odaları herkes bekliyor. Dağ fare doğurdu. 2002’den bu yana 16’sı istihdamda teşvik olmak üzere toplam 23 reform paketi açıkladılar. 23 reform paketi, açıklanan her reform paketinden sonra, onların reform paketinden sonra işsizlik arttı. Döviz tutulamadı, istihdam düştü, ekonomide giderek bir kötüleşme ve gerçek anlamda bir ekonomik buhran ortaya çıktı. Bunları yapamazlar, Türkiye’nin sorununu bunlar çözemezler. Bunların Türkiye’nin sorunlarını çözme kapasiteleri yok. Bunlar kontrolü kaybetmiş vaziyette, ne yapacaklarını bilmiyorlar. Eski kalkınma planlarından, eski programlardan cümleleri kopyalamışlar, alt alta yazmışlar ve biz ekonomiyi böyle düzelteceğiz. Öyle düzelmez ekonomi ama haklı olarak vatandaş bize sorabilir: Ey Kılıçdaroğlu, sen böyle diyorsun ama peki, Türkiye bu ekonomik buhrandan nasıl çıkar, neleri yapacaksın, neleri düşünüyorsun? Hatta bazı arkadaşlar şunu söylüyorlar: ‘Bırak Erdoğan’ı kardeşim, sen ne yapacağını anlat’ diyorlar. Şimdi onu anlatacağım.

Türkiye bu ekonomik buhrandan nasıl çıkar?

Türkiye bu ekonomik buhrandan nasıl çıkar, Türkiye selamete nasıl kavuşur; onu anlatacağım.

Biz iktidar olduğumuzda kamuda israfa derhal son vereceğiz ve bu konuyu halka taahhüt edeceğiz. Bütün bakanlıklar ve kamu kuruluşları kendi binalarında oturacak.

Araba saltanatına son vereceğiz. 

Döviz garantili işler ivedilikle Türk lirasına çevrilecek. 

Yolsuzlukların üzerine kararlılıkla gideceğiz. 

Kamu ihalelerini, bütün kamu ihalelerini canlı yayınlayacağız. 

İsrafın ve yolsuzluğun kaynağı olan Kamu İhale Kanunu’nu değiştireceğiz. 

Vatandaşı iliğine kadar sömüren kamu-özel işletmeleri var. İliğine kadar sömüren, bunların tamamını kamulaştıracağız. 

Başka bir şey 600 milletvekili, ne yapıyor 600 milletvekili? 450 neyinize yetmiyor? Milletvekili sayısını da düşüreceğiz. 

Saraylardaki şatafata son vereceğiz, lükse son vereceğiz. 

Herkesin can ve mal güvenliğini sağlayacağız. 

Yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını kesinlikle sağlayacağız. Bir partinin genel başkanı mahkemelere hâkim tayin edemeyecek. 

Kişiler farklı düşündü diye sabahın köründe kapıları kırılıp, insanlar yerlere yatırılıp gözaltına alınmayacak. 

Demokrasiyi getireceğiz, seçimle gelen seçimle gidecek kardeşim tam anlamıyla, seçimle geliyorsa seçimle gidecek. 

Devlet yönetiminde kesinlikle liyakat olacak. İş ehline verilecek.

Rüşvet alanlardan büyükelçi olmaz. 

Sahte diplomayla banka yönetim kuruluna üye olmaz. Bunları bitireceğiz. 

KPSS sınavı açılıyor, puana göre alırsın. Mülakatı bitireceğiz. 

Kuruluş Kanunlarına göre bağımsız olan kurumlar var. Sermaye Piyasası Kurumu, Merkez Bankası, Kamu İhale Kurumu, Bankacılık Düzenleme Denetleme Kurulu; bunlar var. Kanunları diyor, bağımsız bunlar diyor ama müdahale ediliyor. Müdahale olmayacak bu kurumlara, bu kurumlar iktidarın izlediği ekonomi politikasının gereklerini yerine getirecekler. Büyümeye kilitlenecekler, fiyat istikrarına kilitlenecekler, bunu yapacaklar. 

Öngöreceğimiz hedeflerden beşincisi devleti yönetenlerin iç borçlanmada işledikleri ilk günah bizim iktidarımız döneminde asla olmayacaktır. Türkiye Cumhuriyeti Devletinde kendi vatandaşınızdan Türk lirasıyla değil, dolarla borçlanırsanız bunun adı iktisatta ilk günahtır ve bunun maliyeti çok ağırdır. 

Bir anayasal kurum olan Ekonomik ve Sosyal Konseye işlev kazandıracağız. 

Bütçe disiplinini tam sağlayacağız. Bütçe dışında fon, ne demek bütçe dışında fon ya? Bunların tamamını, Türkiye varlık fonu dahil tamamını bütçenin içine koyacağız ve bir ayıptan Türkiye’yi kurtaracağız. 

Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir Kesin Hesap Komisyonu kuracağız. 

Ulusal Vergi Konseyi kuracağız ve vergide adaleti sağlayacağız. 

Para bulamadılar, kuyumculara diyorlar ki: “Her biriniz yarım kilo altın vereceksiniz bize” Akla bakın Allah aşkına, devlet yönetimine bakın, gücü kuyumcuya yetiyor. Beyefendi, sen saraydan tasarruf et de kuyumcuyu kurtar. Bu faizleri kuyumcu mu aldı, bu paraları kuyumcu mu aldı, Londra’daki tefecileri kuyumcular mı besledi? Gücünüz onlara yetiyor. Mücadele edeceğiz, mücadele, hak mücadelesi veriyoruz.

Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetim yapan bir kurum var. Yani vatandaşın ödediği bütün vergilerin nerelere harcandığını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına bir kurum denetler: Adı Sayıştay. Sayıştay’ın evrensel ölçülerde denetim yapması lazım, Sayıştay’ın mali raporu Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gelmeden bütçenin görüşülmemesi lazım ve Sayıştay Türkiye’nin en büyük kurumlarını bünyesinde toplayan Türkiye Varlık Fonunu denetleyemiyor. Yani Türkiye Büyük Millet Meclisi bu kadar büyük bir potansiyeli denetleyemiyor. Tamamını bütçenin içine alacağız, Sayıştay’da evrensel ölçütlerde denetim yapmasını sağlayacağız.

Kaynakların en verimli ve güzel kullanılmasını sağlamak amacıyla mutlaka bir Stratejik Planlama Kurulu kuracağız.

Paris İklim Sözleşmesi imzalamıyoruz. Geçti, parlamentodan geçirmiyoruz. Avrupa yeşil mutabakatı kabul etmedik. Fazla değil, 2-3 yıl sonra bu sözleşmeyi imzalamadığınız andan itibaren Avrupa’ya gönderdiğiniz her mala vergi konulacak, Türkiye maliyeti 2 milyar Euro, ben görüyorum, biz görüyoruz, sanayici görüyor ama bu devleti yönetenler görmüyor, gözleri kör. Çünkü sadece ve sadece ceplerini görüyorlar

Türkiye siyasetini kirlilikten arındıracağız. 

İzlenen kavgacı ve İhvancı dış politikanın tamamen değiştireceğiz. Yurtta barış dünyada barış eksenini oturtacağız. 

Milletime söz veriyorum, söz: Doğu Akdeniz’de çıkan karbon yataklarının tamamı, doğalgazın tamamı Türkiye üzerinden Avrupa’ya gidecektir, bunu mutlaka sağlayacağız. Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatını kuracağız. Bütün ülkelerle barışacağız. ''

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.