Manisa Son Haber

Tuğrul Türkeş’ten Bahçeli’ye Zehir Zemberek Bayram Mesajı: “O İfade O Kabirde Asla Anılamaz”

Siyaset

AKP Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş, Kurban Bayramı arifesinde yaptığı açıklamayla, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye açık bir uyarıda bulundu. Ancak bu uyarı sıradan bir mesaj değil; Alparslan Türkeş’in mezarı başından yükselen, siyasi hafızaya not düşen ve milliyetçi söylemin sınırlarını hatırlatan bir çıkış niteliği taşıyor.

Bahçeli'nin, MHP'nin kurucu lideri Alparslan Türkeş’in kabrine yaptığı geleneksel ziyaret sırasında, Abdullah Öcalan için sarf ettiği “PKK’nın kurucu önderi” ifadesi büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. Tuğrul Türkeş’in tepkisi ise sadece kişisel bir itiraz değil, aynı zamanda milliyetçi camiada oluşabilecek kırılmanın da sinyali.

“Bu Kabirde O İfade Edilemez”

Türkeş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Bahçeli’nin Öcalan’a yönelik sözlerini “iyi niyetle” söylenmiş kabul etmekle birlikte, bu ifadenin Alparslan Türkeş’in kabri başında kullanılmasını vicdanen reddettiğini belirtti. Öcalan’ın “kurucu önder” sıfatıyla anılmasının, “terörist geçmişi ibra etmeye yönelik algı yaratabileceğini” vurgulayan Türkeş, Bahçeli’nin bu ifadeyi her yerde kullanabileceğini; ama babasının kabri başında asla kullanmaması gerektiğini söyledi.

Bu çıkış, AKP-MHP ittifakının hassas dengelerine dokunan bir sarsıntı yaratabilir. Zira Abdullah Öcalan’ın hangi sıfatla anılacağı, siyasi terminolojide yalnızca bir tanım meselesi değil; aynı zamanda ideolojik bir pozisyon almayı da ifade eder.

Milliyetçilik Üzerinden Yeni Bir Kriz Mi?

Tuğrul Türkeş’in mesajında, Devlet Bahçeli’ye duyduğu saygıyı koruyan ama aynı zamanda uyarısını net biçimde ortaya koyan dil, aslında milliyetçi taban içerisindeki muhtemel rahatsızlıkları da yansıtıyor. “Kişiye özel bayram mesajı” başlığıyla yapılan paylaşım, kişisel bir sitem gibi görünse de, içeriği itibarıyla siyasi sorumluluğu da beraberinde getiriyor.

Bu açıklama aynı zamanda bir iktidar ortağının, başka bir iktidar ortağını; hem semboller hem de söylem üzerinden uyardığı nadir anlardan biri olarak tarihe geçti. Türkeş, babasının mirasını bir kırmızı çizgi olarak ortaya koyarken, Bahçeli’nin söylemini bu sınırın dışına yerleştirmiş oldu.

Simgeler, Mezarlar ve Söylemler

Türkiye siyasetinde sembollerin, mekanların ve ifadelerin taşıdığı anlam büyüktür. Bir mezarın başında edilen sözler, sadece birer anı ya da saygı duruşu değildir; çoğu zaman siyasi pozisyonların ilanıdır. Alparslan Türkeş’in kabri önünde sarf edilen her kelime, milliyetçi-muhafazakâr çevrede dikkatle okunur. Bu nedenle, Bahçeli’nin sözleri kadar, Türkeş’in uyarısı da sadece iki kişi arasında geçen bir tartışma değil, siyasi ideolojiler arasında yaşanan bir kavga olarak da yorumlanabilir.

Sonuç: “Kurucu Önder” Titrine Kim Karar Verecek?

Abdullah Öcalan’a atfedilen “kurucu önder” ifadesi, yalnızca bir dil sürçmesi olarak mı kalacak, yoksa siyasetin farklı aktörleri tarafından yeni bir söylem biçimi haline mi getirilecek? Tuğrul Türkeş’in çıkışı, bu sorunun önümüzdeki dönemde daha çok tartışılacağını gösteriyor. Aynı zamanda bu açıklama, AKP ve MHP arasında görünmeyen çatlakların, semboller ve tarih üzerinden yeniden açılabileceğinin de göstergesi.

Bu bayram mesajı, siyasetteki nezaket kalıplarının ötesine geçip, ideolojik bir uyarı metnine dönüşmüş durumda. Ve bu uyarı, yalnızca bir kişiye değil; aynı dili kullanan herkese yönelik gibi: “Her şey söylenebilir. Ama her yerde değil.”

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.