“Bağlar, Kökler ve Tutkular” ile “Doğudan Fragmanlar” izleyiciyle buluştu
Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu’nda seyirciyle buluşan “Bağlar, Kökler ve Tutkular”ın gösterimi sonrası düzenlenen söyleşiye filmin yönetmeni Sunay Terzioğlu, görüntü yönetmeni Serdar Özdemir, yapımcı Yaşar Harzadın, ortak yapımcı Kemal Genel ve oyuncular Ushan Çakır, Ezgi Yaren Karademir, Barancan Eraslan ile Özgün Çoban katıldı.
“Gerçekçilik için bit pazarlarını dolaştık”Mülteci botundaki kazadan sağ kurtulan üç kişinin Türkiye’deki yaşam mücadelesini anlatan film hakkında konuşan yönetmen Sunay Terzioğlu, kendi göçmenlik geçmişinden de ilham aldığını belirtti. Gerçekçilik vurgusuna özellikle dikkat ettiklerini ifade eden Terzioğlu, “Gerçek mekânlarda çektik, gerçek kostümler bulmaya çalıştık, hatta bit pazarlarını dolaşıp aksesuarlar aradık. Seyircinin hikâyeye inanmasını istedik,” dedi.
“Hazal güçlü çünkü başka şansı yok”Filmin başrol oyuncularından Ezgi Yaren Karademir, canlandırdığı Hazal karakterini “Ben Hazal’in çok güçlü bir karakter olduğunu düşünüyorum. Çünkü başka seçeneği yok, güçlü olmak zorunda. Ablayken bir anda annelik sorumluluğunu üstleniyor. Kendi özgürlüğünü ararken sürekli engellerle karşılaşıyor. Hikâye bitmiyor, sadece seyirci onun yolculuğunu kendi zihninde tamamlıyor,” sözleriyle anlattı.
“Doğudan Fragmanlar” metafizik bir zaman arayışıFestivalin aynı gün gösterilen bir diğer Ulusal Yarışma filmi “Doğudan Fragmanlar” ise yönetmen Kubilay Erkan Yazıcı imzası taşıyor. Gösterim sonrası yapılan söyleşide Yazıcı’ya görüntü yönetmeni Vedat Oyan, kurgucu Umut Sakallıoğlu, yapımcı Mahpare Tanın ve oyuncular Güldestan Yüce, Turgay Atalay ve Elvin Köse eşlik etti.
Savaştan kaçan bir kadın ile firarî bir Rus generalin kesişen hayatlarına odaklanan film, hem görsel dili hem de felsefi yaklaşımıyla öne çıktı. Yazıcı, sinema anlayışını şu sözlerle özetledi:
“Benim için sinema, zaman ve mekânın buluştuğu bir alan. Zamanı kronolojik bir akış olarak görmüyorum; o, insanı düşünmeye, hayal etmeye ve hakikatle bağ kurmaya iten bir metafizik varlık. Sinema, zamanı yakalayabileceğimiz tek sanat biçimi ve bu filmde bunu anlatmaya çalıştım.”
Bu yıl “hayatta kalma” temasıyla dikkat çeken Altın Portakal’ın yarışma filmleri, izleyicilere hem görsel hem de duygusal açıdan güçlü bir sinema deneyimi sunmaya devam ediyor.