Manisa Son Haber
2026-06-13 01:05:20

Yüz Yıllık Çınar Yol Ayrımında: Arınma mı, Tasfiye mi?

Ahmet Orhan

13 Haziran 2026, 01:05

Yüz Yıllık Çınar Yol Ayrımında: Arınma mı, Tasfiye mi?

Türkiye’nin yaşayan en eski siyasi organizasyonu olan Cumhuriyet Halk Partisi, tarihi boyunca sadece bir parti değil, aynı zamanda Türk siyasetini besleyen ve içinden yeni yapılar çıkaran bir ana nehir olmuştur. Çok partili döneme geçişten bu yana CHP, bünyesinden pek çok siyasi hareket çıkarmıştır. Tarihsel tecrübe göstermiştir ki Demokrat Parti gibi istisnalar hariç, bu kopuşlar genellikle şahsi rekabetlere dayanmış; ana gövdeden ayrılan tali yapılar ise uzun ömürlü olamamıştır.

Ancak bugün CHP’nin karşı karşıya olduğu durum, geçmişteki olağan kurultay kavgalarından ya da kişisel küskünlüklerden çok daha derin ve yapısal bir krize işaret etmektedir. Parti içinde ciddi bir ağırlığı ve taban karşılığı bulunan bir kesim, adeta sistemli bir şekilde yeni bir parti kurmaya zorlanmaktadır.

Mahkeme Kararıyla Gelen Yönetim ve “Mühendislik”

Bu kopuşun arkasındaki en dikkat çekici ve sorgulanması gereken dinamik ise mevcut parti yönetiminin konumudur. Seçmenin ve parti tabanının özgür iradesiyle değil, adeta bir mahkeme kararı neticesinde göreve gelmiş olan mevcut yönetim, partiyi birleştirmek yerine bu tarihsel kopuşu hızlandıran bir katalizör işlevi görmektedir.

Buradaki asıl strateji, parti içi demokrasiyi işletmek değil; kendi yönetimlerini kalıcı ve sarsılmaz kılmaktır. Karşımızdaki tablo nettir: Mevcut yönetim, kendi iktidarını güçlendirmek adına parti içinde bir “arınma” söylemi üretmiştir. Ancak bu söylemin arkasına gizlenen asıl gerçek, ideolojik bir temizlik değil; düpedüz bir “tasfiye” operasyonudur.

Özgür Özel ve Arkadaşlarına Kapanan Kapılar

Bu tasfiye dalgasının en somut hedefi ise Özgür Özel ve arkadaşlarıdır. Parti içinde geniş bir kesimi temsil eden, örgütlerde karşılığı bulunan bu isimlerin CHP çatısı altında siyaset yapma, fikir üretme ve mücadele etme imkânları tamamen ortadan kaldırılmak istenmektedir. Demokrasinin beşiği olma iddiasındaki bir partide, farklı seslerin ve güçlü aktörlerin varlığına tahammül edilememesi, kurumsal aklın yerini klik çıkarlarının aldığının en açık kanıtıdır.

CHP yönetimi, muhalif unsurları dışarı iterek içeride dikensiz bir gül bahçesi yaratmak isteyebilir. Kendilerince “arınarak” güçleneceklerini hesaplıyor olabilirler. Fakat unuttukları şey, CHP’yi yüz yıldır ayakta tutan sırrın, onun geniş sosyolojik yelpazesi ve farklı eğilimleri bir arada tutabilme kabiliyeti olduğudur.

Sonuç: Doğum mu, Parçalanma mı?

Gelinen noktada Cumhuriyet Halk Partisi’nin içinden yeni bir partinin doğması artık bir ihtimal değil, neredeyse kaçınılmaz bir kesinlik hâline gelmiştir. Ancak bu doğum, sağlıklı bir çoğalma değil; mevcut yönetimin kendi koltuğunu sağlama almak adına attığı adımların doğurduğu zorunlu bir parçalanmadır.

Mahkeme kararlarının gölgesinde siyaset dizayn etmeye çalışanlar, partiyi küçülterek yönetmeyi; büyüterek iktidara taşımaya tercih etmişlerdir. Tarih, arınma adı altında tasfiyeye girişenlerin günün sonunda üzerinde oturacak bir taban bile bulamadıklarını defalarca yazmıştır.

13 Haziran 2026

Ahmet Orhan

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.