HUKUKTA NABIZ

Türkiye'de kontrolsüz şekilde açılmış ve sayısı neredeyse 100'e ulaşmış hukuk fakültelerinin eğitim-öğretim kalitesi maalesef yeter seviyede değil. Devlet veya vakıf üniversitesi olsun pek çok hukuk fakültesi kabul edilebilir standartların altında eğitim yapıyor. Daha iyi bir hukuk eğitimi için atılması gereken ilk adım; hukuk fakültelerinin kontenjanlarının azaltılması ve hukuk eğitiminde standartların belirlenmesidir. 
1. Taban puan 
Yükseköğretim Kurulu, eğitimde kaliteyi arttırma çalışmaları kapsamında üniversiteye girişte hukuk fakültelerine taban puan uygulaması getireceğini açıkladı. Bu uygulama, üniversiteye girişte, çalışma disiplinine sahip olan öğrencilerin hukuk fakültelerini kazanmalarını sağlayacak.Fakat taban puanı uygulaması ulaşılmak istenilen kalite için yeterli olmayacaktır. Fakülteye girdikten sonra da eğitimin belli bir düzeyde olması gerekir.                                     
2. Fakültelerin eğitim-öğretim standartlarının yükseltilmesi 
Hukuk Fakültelerinin belli bir standardın üzerinde eğitim-öğretim vermesinin sağlanması, yani eğitimin kalitesinin arttırılması gerekiyor. Aksi takdirde başarmak için gerekli bütün altyapıya sahip gençler, altyapı yoksunu fakültelerde hak ettikleri eğitim-öğretimi alamayacak. 
Türkiye Barolar Birliği, hukuk fakültelerindeki eğitim-öğretim kalitesinin yükseltilmesi amacıyla bir ölçme değerlendirme çalışması başlattı. Bu kapsamda 29 Kasım 2014 tarihinde düzenlenen ‘Hukuk Öğretimi ve Eğitimini İzleme ve Değerlendirme’ toplantısında Türkiye Barolar Birliği’nin davetiyle toplanan çok sayıda hukuk fakültesi dekanı ve TBB temsilcileri, ölçüt tespiti çalışmalarına başladı. Çalışmaların sonunda belirlenecek olan ölçütlere uymayan hukuk fakültelerinden, eksiklerin belirli bir süre içinde giderilmesi talep edilecek. Buna rağmen ölçütlere uygun eğitim vermeyen hukuk fakülteleri kamuoyuna duyurulacak. Böylece öğrencilerin bu fakülteleri tercih etmemeleri sağlanacak. Neticede, hukuk fakülteleri arasındaki başta öğretim kadrosu olmak üzere donanım farkı açıkça ortaya çıkacak ve öğrencilerin tercihlerinde öncelikle dikkate alınan unsur haline gelecek. Ayrıca belirlenecek performans ölçütlerine uygun eğitim vermeyen hukuk fakültelerinden mezun olacak hukukçuların avukatlık stajına kabul edilememeleri hususu da değerlendirilecek. 
3. Avukatlık sınavı 
Hukuk fakültelerine kayıtlı öğrenci sayısı 48 bin civarında. Bugünkü sistemin devam etmesi halinde beş yıl içerisinde bu öğrencilerden büyük bir bölümünün avukatlık mesleğine adım atacağı varsayılıyor. Türkiye’de halen barolara kayıtlı 87 bin avukatın mevcut olması bir yana beş yılda avukat sayısının yaklaşık yüzde 50 artacak olması, mesleği sürdürülemez hale getirecek. Bu gerçek karşısında, avukatlık mesleğinin etkinliğinin dolayısıyla hukukun üstünlüğünün tesisi için avukatlık stajına girişte ve staj sonunda iki ayrı merkezi sınav yapılması zorunlu. Bu sınavı kazanamayanların ne olacağı sorusu sıklıkla sorulmakta. İcra dairelerinde, noterlik dairelerinde, tapu dairelerinde belli oranda hukuk fakültesi mezununun çalıştırılması zorunluluğu getirilecek olursa hem hizmetlerin kalitesi artacak hem de ihtiyaçlar düşünülmeden, planlama yapılmadan açılmış hukuk fakültelerini bitiren fakat yeterli eğitim verilmediği veya çalışma disiplinine sahip olmadığı için avukatlık sınavını geçemeyenlerin işsiz kalmaları önlenecek. Avukatlık sınavına girişin sayıyla sınırlanmaması yani başarısız olan bir kişinin daha sonra açılacak olan sınavlara da kabul edilmesi, başka alanlarda çalışmaya başlayan hukuk fakültesi mezunlarının ileride avukatlık mesleğine katılmalarını mümkün kılacak.Bu yaklaşım, ilgili bütün kesimlerin menfaatlerini dengeleyen en doğru yaklaşım. Sınavsız, denetimsiz avukatlık imkânı biz gençlere yapılacak en büyük kötülüktür. Çünkü böyle devam ettiği takdirde, giderek daha çok gencin hukuk fakültesi diploması ve avukatlık ruhsatnamesi, duvar süsünden ibaret hale gelecek.
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nun bir gazetede ''HUKUK FAKÜLTELERİ'NDE EĞİTİM SEVİYESİ'NİN DURUMU''başlıklı yazısından  alıntılayarak hazırladığım bu raporda Hukuk Fakülteleri'nde gelinen son noktaya değindim,bir sonraki yazımda görüşmek üzere.
''TAM BAĞIMSIZ VE GERÇEKTEN DEMOKRATİK TÜRKİYE'' dileklerimle.
Saba TEMİZ
temizsaba@gmail.com
 
YORUM EKLE