Noldun nolcen TÜBİTAK

 TÜBİTAK denilince ilimle bilimle alakalı bir kurum geliyor aklımıza, en azından biz eskiden öyle bilirdik. Şimdi ise TÜBİTAK ismi zikredilince durup düşünür olduk. Tapelere montaj diyen TÜBİTAK'ın başına gelenler gelenler! Yanlış anlamayın başına gelenler derken mecazi anlamda konuşmuyorum eyvahlar olsun ki TÜBİTAK gibi saygın bir kuruluşun başına Hayvanat Bahçesi müdürünü koydular. Bu atamanın ardından acaba başbakan hayvanat bahçesi yönetmekle TÜBİTAK' ı yönetmenin aynı şey olduğunu mu sanıyor diye düşünmedik değil. Sonuçta bir yanda su aygırları, bir yanda ilmi araştırmalar...

TÜBİTAK, başındaki müdürünün dışında başka konularda da yok artık dedirtmeyi başarıyor doğrusu. Geçen senelerde düzenlenen yarışmalarda TÜBİTAK tarafından reddedilip yarışma dışında kalan, ardından yurtdışında başka yarışmalarda aldıkları derecelerle başarıya ulaşan projelerden sonra gözler TÜBİTAK 'a çevrildi. Birçoğumuz eminim ki sordu kendi kendine, ya bu TÜBİTAK bir değil iki değil bu projeleri reddetti, işe yaramaz buldu acaba bunların aradığı ne diye.

Hah işte ben de bu soruyu kendi kendime sorarken ta ta ta tam... İmam Hatip öğrencisinin TÜBİTAK ''Bilim'' Fuarı için hazırladığı 'Canların Gıdası Kur'an-ı Kerim Projesi' TÜBİTAK ne arıyor sorumuza cevap vermiş oldu. Kur’an dinleyen fasulyenin daha çok geliştiğini ileri süren projeyi 1.seçen TÜBİTAK gerçek bilimsel araştırmaları değerlendirmek ve ödüllendirmek varken neden akla ve mantığa aykırı hareket edip, amacından sapıyor? Ben hadsizlik yapıp koskoca TÜBİTAK'a haksızlık ediyorsam eğer gelin de tarlalarımıza hoparlör takalım. Çiftçilerimiz yeniden üretmeye başlasın, dibe vuran ekonomimiz düzelsin, işsizlik sona ersin, milli gelir oranı yükselsin, sokaklarda açlıktan ölen çocuklar olmasın, hadi gelin hoparlör takalım da sabahtan akşama kadar ilahi, Kur’an-ı Kerim dinleyen bitkiler alsın başını yürüsün. Hadi canım daha neler! İşler TÜBİTAK'ın değerlendirdiği gibi olsaydı şu anda Arabistan'ın fasulye tarlasına dönmesi, üretimde başı çeken ülke olması lazımdı.

Hâlbuki hiç de öyle değil. Milletimizin 'En Hakiki Mürşit İlimdir, Fendir' diyen bir yol göstericisi varken bu tür gülünç işlere niçin girişildiğini aklım almıyor. Olay çok basit ve laboratuar ortamında kanıtlanmış bilimsel bir açıklaması mevcut. Bitkiler tahmin edildiği gibi seslerin içeriğini algılamıyor, onların büyümesi için önemli olan nokta titreşim sayısının çokluğu. Projeyi yapan öğrencinin izlediği yanlış yol ve danışman hocanın kılavuzluk etmemesiyle zincirleme devam eden yolun sonunda da bilimsel gerçekleri yok sayıp sanki bir Kur'an mucizesi gerçekleşmiş gibi projeyi 1.seçen TÜBİTAK 'a diyecek bir söz bulamıyorum. Anca içler acısı ağlanacak halimize hep beraber oturup gülelim.

 "Bizden mucit, kalem efendisi çıkmaz, ara eleman yetiştirmeye odaklanmalıyız." diyenlere ithafen...
İstanbul'da bir lise öğrencisi "Maddelerdeki su oranını mıknatısla ölçen" bilimsel bir proje üreterek TÜBİTAK'a teslim etti. Hayvanat Bahçesi müdürlüğünden gelen yöneticileri ile TÜBİTAK bu projeyi yararsız bularak reddetti. Proje bu defa "First Step To Nobel Prize In Physics" isimli uluslararası yarışmaya gönderildi. 70 ülkeden yarışmaya katılan beş bin proje içinde, TÜBİTAK'ın yararsız dediği proje birinci oldu. Ben haberi okurken bile tüylerim diken diken oldu, bakanın söylediği sözler çınladı kulaklarımda bizden mucit çıkmaz demişti ya hani. En güzel cevabı vermiş oldu birilerine bu başarılı ''Türk Mucit'' Helal olsun!

Bilime ters düşen, kime çalıştığı aslında alenen ortada olan, yıllar içinde yaptığı işlerle, verdiği kararlarla kendisine duyulan saygı ve güveni yitirmesiyle koskoca TÜBİTAK'ın geldiği son nokta gerçek anlamda üzücü.
Eee Noldun Nolcen TÜBİTAK!

 
Saba TEMİZ   
temizsaba@gmail.com                                                                                                                                                                                                    
YORUM EKLE
YORUMLAR
Bahattin Çiftçi
Bahattin Çiftçi - 5 yıl Önce

yolsuzluk tapelerinin montaj olduğunu hisseden(!) bir bakana bağlı bir kurumdan ancak bu atamalar ve projeler beklenir. fasulye konusuna gelince, itirazım var. suudi arabistan fasulye üretimine uygun değil. ama mısırın nil nehri kenarlarında iyi kılçıklı ören fasulyesi veya çanakçı fasulyesi yetişir. çünki ilahiyat kadar suyu da sever fasulye. bu da benim hissim.

Aydan İlhan
Aydan İlhan - 5 yıl Önce

Kalemine sağlık sevgili kızım