banner201

banner203

banner200

banner202

16 Aralık 2017 Cumartesi

Rüzgar ve yağış var

Ortaçağın 2016'sı

27 Ekim 2016, 01:23
Ortaçağın 2016'sı
 Bilgisizliğin altın zamanları Cahiliye döneminde, kız çocuklarının namuslarının korunduğu gerekçesiyle  diri diri gömülmelerini,Ortaçağın karanlık Avrupasında bilimin kapı önüne konulmasıyla ‘’hak’’ ve ‘adalet’ kavramlarının reddedilmesi  sonucu Engizisyon Mahkemelerinin hukuktan yoksun verdiği kararları,kadınların cadı oldukları düşüncesiyle yargılanmalarını,çeşitli işkence aletleriyle işkenceye mağruz kaldıklarını ve insan haklarının söz konusu olmadığı mesnetsiz kararlarla idam edilmelerini bugüne kadar tarih kitaplarından okuduk,geldik bugünlere.

21.yüzyılın Türkiyesinde 2016’da bugün;tarih kitaplarından torunlarımızın,hadi biraz iyimser olmaya çalışayım torunlarımızın torunlarının,bizim karanlık yıllardaki yaşanan akıl almaz olaylara verdiğimiz şaşkın tepkilerle-şaşarak okuyacaklarını umut ederek- okuyacağı bir hadise vuku buldu.Gazetelerde,sosyal paylaşım sitelerinde çok şükür ki(!) büyük puntolarla başlıklar atıldı:                      
Şort saldırganı serbest!                                                                                                                                
Hemşireye otobüste tekme atan saldırgana ilk duruşmada tahliye !!!                                                      
Olay az bir zaman önce, otobüste şort giyen bir hemşirenin toplumun genel ahlakını bozuyor gerekçesiyle bir beyefendi(!) tarafından tekmelenmesi sonucu gerçekleşti.Olay esnasında ’Açık giyineni döverim,devlet bunlara ceza vermiyor.’diyen zat yapılan duruşmada kendisine cinlerin musallat olduğunu ve sağlık problemlerinin olduğunu öne sürdü.Sonuç? Saldırganın kadının ev ve iş yerine 6 ay boyunca yaklaşmaması kararı verilirken,kendince ahlak bekçiliği yapan şahıs ilk duruşmada tahliye edildi.

Peki karar yerinde mi?


Şimdi bundan çok değil on onbeş gün öncesine gidelim.3 buçuk yaşındaki bir kız çocuğunun cansız bedeni bir arsada bulundu.Toplumun kanayan birçok yarasına az da olsa derman olan Müge ablamızın elbette ki olayın aydınlatılmasında büyük emeği var.Ben; bu iş onun işi mi,reyting uğruna neler yapıyor,diyenlere zinhar karşı çıkıyorum.Çünkü bir yerlerde bir şeyler eksikse ve doldurulması için gayret edilmiyorsa bu boşluktan yararlanıp çıkan ve o kulvarda işi ilerletebilen kişi ya da programların ortaya çıkması gayet doğaldır. Eleştirmeye kalksam söylenecek söz çok ancak sonuca ulaşma açısından değerlendirildiğinde yapılan programın yerinde ve çok da ihtiyaç duyduğumuz bir program olduğu aşikardır.Katil, uzun süredir kadınlarla birlikte olamadığını ve kadınların onu kandırdığını,cezaevine girmekten korktuğunu söylemiş.Korkma duygusunun ne olduğunu asıl 3 buçuk yaşındaki çocuğa sormak lazımdı,en iyi o bilebilirdi korkmak ne demek.


Yukarıda bahsettiklerim ülkemizde meydana gelen ve son derece endişe veren olaylardan yalnız ikisiydi.Toplumumuz koşar adımlarla ortaçağa hatta daha gerilerine yol almakta.Şu an bulunduğumuz noktada her bir bireyin benim bu gidişatı durdurmaya yönelik ne gibi bir katkım olabilir diye durup kendine sorması ekmek su kadar gereklidir.Sevgisiz mi kaldık? Birbirimize olan saygımızı mı yitirdik? Aydınlığa,bilime mi ters düştük?Dini yanlış mı yorumladık da bir anda bir yerlerden şeyhler şıhlar fışkırmaya başladı?Üzerimize düşen bu görevi yerine getirdikten sonra şu ikinci soruyu sormalıyız:Benden daha büyük kuvvetler bu noktada ne yapıyor, hukuk nereye gidiyor ? 


Sayıları insanı titreten hızda artan bu vahşetlerin,toplumsal yozlaşmanın,gerici düşüncenin,dinin yol göstericiliğinden çıkıp,dinle alakası olmayan sahte din şekilleriyle sosyal yaşamda epeyce büyük bir yer kaplayan cehaletin,hayvansal hislerle ortaya konulan davranışların önüne geçilmesi için bir şeyler,  uygulamada etkililiği tartışılsa da tabiî ki var. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 1.maddesinde Ceza Kanununun amacı:’kişi hak ve özgürlüklerini,kamu düzen ve güvenliğini,hukuk devletini,kamu sağlığını ve çevreyi,toplum barışını korumak,suç işlenmesini önlemek ’olarak gayet herkes tarafından anlaşılabilir şekilde açıklanmış.Öyleyse eksik nerde? Bir kadını sırf şort giydi diye tekmeleyen şahıs neden bugün serbest? Ya da kocasının zulmünden kaçan kadın kavga esnasında kendi canından olmamak için kocasını öldürdü diye niye kocaman kocaman cezalar alıyor,meşru savunma hakkı diye bir hak yok mu oldu?

Yazımı okuyanlarınızın da bir kısmı eminim ki diyeceklerdir;kadın,kadın,kadın diye takmış kafayı feminist bu da diye.Ama eğer derseniz bilin ki vicdanlarınız rahat etmemeli.Toplumdan kadını soyutlamaya çalışarak,kadının bir böcek gibi ezilmesine müsama göstererek,onun cinsel bir objeden başka sıfatının olmadığı sanılarak yaşanan bunca
katliama,vahşete,tecavüze,saldırıya,şiddete sessiz kalınması bizi tek bir yere götürür.
Orası ancak ve ancak ORTAÇAĞIN 2016’SIDIR.

Saba TEMİZ 

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Yazılan yorumlardan sadece yorumu yazan kişi sorumludur. Bu yüzden T.C. Kurallarına aykırı yorumlar yazmayınız. Hakaret içerikli yorumlar onaylanmamaktadır.

      Yorumlar
      Toplam 2 yorum mevcut

    • aygün korkmaz 5 ay önce yorumlandı

      bunları meydanda asacaksın bak bidaha oluyormu böyle olaylar.

    • Fahriye Işık 1 yıl önce yorumlandı

      Küçüçük çocuğa karşı neyin cinsel isteğiyse beter olsun bunun gibileri allah belalarını versin insanlıktan nasibini alamamış yaratıklar

    Demirci Belediye Başkanı Selami Selçuk sizce başarılı mı ?

    ARŞİV