13 Kasım 2018 Salı

Havalar soğuyor

Tamam Mı Devam Mı?

20 Haziran 2018, 14:14
Tamam Mı Devam Mı?
Mehmet İlarslan
24 Haziran seçimlerine az bir zaman kaldı. 16 yıllık AKP iktidarının yaptıklarını ve yapamadıklarını kısaca anlatalım. İktidara geldiklerine terör bitmişti, iç ve dış borç yok denecek kadar azdı. Kötü bir gidiş başlattılar.
Gelinen nokta tam bir felaket oldu. Türk toplumuna kavga ve şiddeti aşıladılar. İnsanlarıımzı böldüler, ayrıştırdılar. Barış süreci deyip; PKK’nın ülkede güçlenmesine zemin hazırladılar. Açılan hendeklere göz yumdular. Sonra süreç bitti, iç savaşın eşiğine geldik. Türkiye ekonomide büyüme sürecini kaybetti. Enflasyon hızla artmaya, buna bağlı olarak da TL hızla değer kaybetmeye başladı. Dolar ve Euro’nun her bir kuruş artışı ülkeye en az 2 milyar TL zarar verdiğini unutmayalım.

AB’ye girmek yerine yarılığı seçtik. Batıya gideceğimize doğuya gittik. Almanya, İtalya, Fransa gibi olmak istemedik. Tercihimiz Irak ve Suriye oldu. Avrupadan koptuk. Dış politikada tam bir çöküş yaşadık. Çevremizdeki tüm ülkelerle sorun yaşadık ve kavgalı olduk. Anaların gözyaşları dinecek derken; hergün gelen şehit haberleri ile üzüldük. Ülke, Suriye ve Irak gibi bombalı saldırılarla ve katliamlarla sarsıldı.Yüzlerce gencimiz ve insanıımz öldü. Her katliamda çözüm üretmesi gereken yetkililer istifa etmeyip pişkince demeçler vermeyi yeğlediler.

İş kazalarında her yıl binlerce insanımızı kaybettik. Sadece Soma’da tedbirsizlik ve ihmal yüzünden yaşanan kömür faciasında 301 madencimizi kaybettik. Fransa ve Almanya gibi ülkelerde bu sayı yüz yılda 10’u geçmiyor.

Resmi işsiz sayımız %12 ile zirve yaptı ve 4 milyonu aştı. Genç işsizlikte Avrupa birincisi olduk.

Üniversite bitiren gençlerimiz işsiz geziyor.

Patlayan bombalar ülkeye gelen turist sayısını azalttı, yok etti. Turizmi bitirdiler. Turizm gelirlerinde büyük kayıplar yaşadık.

Kadınlara şiddet ve saldırı eylemleri, kadın cinayetleri, çocuk gelinler ve çocuklara tecavüz olayları artarak devam ediyor.

AB’nin en yüksek motorin, benzin ve elektrik fiyatları halkımıza yansıtıldı. Mutfak tüpünün Fiyatı 100 liraya yaklaştı. 1 ton kömür fiyatı 600 liraları geçti.

Çiftçimiz borç batağında boğulmak üzere.

Çiftçinin 2006 yılında kredi borcu 8buçuk milyar TL.

2014’te 37.5 milyar lira.

2016’da 73.5 milyar lira.

2018 yılı itibariyle 80 milyar lirayı geçmiş bulunmaktadır.

Takibe düşen borç miktarı ise 2016 itibari ile yaklaşık 2 milyar liradır.

Çiftçinin dörtte biri iflas edip, işini bıraktı.

Çiftçiler kendilerine sunulan özel kredi kartlarını, tohum, gübre, zirai ilaç almak için kullandılar. Bu da yetmedi alışverişlerindede kullanarak borçlarını katladılar. Sonuç çiftçiler için kötü oldu. Borçlarının Faizini bile ödeyemeyenler iflas ettiler, battılar.

Tarımda son 20 yılın en sert düşüşü yaşandı. Tarım sektörü üçüncü çeyrekte %7,7 küçülerek rekor kırdı. Çiftçimiz üretmekten vazgeçti. 2,6 milyon hektar tarım arazisi boş kaldı. Çiftçi son çare olarak borçlarını ödemek için traktörlerini satmaya başladı. 2 milyonu aşkın çiftçi işi bıraktı.

Nasıl bırakmasın? 30 kuruşa sattığı ürünün marketlerde 3-5 TL2ye satıldığını görüp kahroldu.

Bunların suçlusu, ülkeyi kötü yöneten beceriksiz yöneticiler; suçu üst akıla, faiz lobisine ve FETÖ’ya attılar. En temel yapısal reformlar yapılamadı.

Ülkenin madenleri Haziran 2004 tarihli resmi gazetede yayınlanan 5177 sayılı yeni maden yasası ile tıpkı kapütülasyonlardaki gibi %1-2 gibi komik rakamlarla onbinlerce ruhsat yabancılara verildi.

Kıbrıs büyüklüğündeki topraklarımızı yabancılara çok ucuza sattık. Ege Denizi’nde bulunan 18 ada sessiz sedasız Yunanistana adeta verildi. Son Kıbrıs görüşmelerinde Türk bölgesine gelecek olan 40 bin Rumun malları kendilerine verildiğinde adada Türklere ait bulunan topraklar %29’dan %23’lere düşecektir.

Devletin hayvancılık ve et politikası da iflas etti. Türkiye canlı hayvan, et ve saman ithalatına başladı ve büyük paralar ödedi. Et ithalatına rağmen et fiyatlarındaki artış bir türlü durmadı ve sonunda et kaçakçılığı da yapılmaya başlandı. Bulgaristan ve Gürcistandan gelenler mutlaka oralardan et alıp Türkiye’ye geldiler.

Türkiye bu yıl ekonomide %7,4 oranında büyürken TL bazında da sürekli küçülmeye devam etti. Dolar 5 TL’yi zorlarken, Euro ise 5,5 TL’yi geçmiş bulunuyor. Ülkede yoksulluk artarak devam ediyor. Son 10 yıldır ekonomi iyi idare edilemiyor.

Ülkemiz bir çok gıda maddesini ve tohumu dışarıdan satın alan bir ülke haline getirilmiştir.

Ülkenin tüm varlıkları 70 milyar dolara satılırken 216 milyar dolar faiz ödemiş ve ülke fakirleşmiştir.

Ülkemizde 2017 yılı sonu itibari ile milyoner sayısı 141bine ulaşırken, yoksulların sayısı 33 milyonu aşmıştır.

Ülkede parlemento kanun yapacakken, onun yerine OHAL ile çıkarılan kanunlarla yönetilmeye başlandık. 2002’de ülkemize 20 milyar TL yabancı yatırım yapılırken bu rakam 2017’de yarım milyara kadar düşmüştür. Ülkeden sermaye göçü başlamıştır. Bunun sonuncunda da dolar ve euro yükselmiş TL’nin değeri azalmıştır. Ülkenin mevcut fabrikaları ve kuruluşları bir bir satılarak yok edilmiştir. En son elde kalan 14 şeker fabrikası da özelleştirilerek satılmış; bunun neticesinde de tarıma ve pancar üreticilerine ve bu işten para kazanan en az 3 milyon pancar üreticisinin tarımı bırakmaklarına neden olmuştur. Sonuçta Türkiye üretmek zorundadır. Başta gıda, şeker olmak üzere her türlü sebze ve meyveyi yetiştirip dışarıya muhtaç olmadan üretmek, kendi yağında kavrulmak zorundadır.

Türk seçmeni 24 Haziranda son 16 yılı değerlendirerek iktidarın olumlu ve olumsuz yanlarını değerlendirip en doğru kararı verecektir.
Ya devam, ya da TAMAM diyecektir.
Bu seçimin ülkemize getirceği sonuçlar açısından yararlı olacağına inanıyorum.
Saygılarımla

20.Haziran.2018
Mehmet İlarslan

Bu içeriğe yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Yazılan yorumlardan sadece yorumu yazan kişi sorumludur. Bu yüzden T.C. Kurallarına aykırı yorumlar yazmayınız. Hakaret içerikli yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yeni uygulanmaya başlanan Cumhurbaşkanlığı sistemi demokrasimizi geliştirir mi ?

    ARŞİV