Asgari ücret ne kadar oldu?
Akaryakıt ve tütün ürünlerine içki fiyatlarına zam geldi.
Terör yine can aldı.
Şehitler geliyor.
Vesaire vesaire.
2016 yılının ikinci yarısında bir “darbe kalkışması “ yaşadık ülke olarak.
Fettullah Gülen Hoca Efendi, mübarek zat denilen Pensilvanya’daki Erzurumlu İmam efendi bir anda “FETÖ “ oluverdi.
Ülkemiz üzerinde oynanan oyunlar bizi ciğerimizden vurdu.
Asker, yargı mensubu, polis, devletin içindeki tüm kurumlarda bu cemaatin yaydığı sinsi virüs meğer devletimizin ciğerine yapışmış bir kanser gibi.
2017 ‘de yeni anayasa paketi ve Başkanlık sistemini tartışacağız.
Durum onu gösteriyor ki önümüze sandık gelecek.
Bugüne kadar sormadan sorgulamadan oy veren Türk halkı umarım bu defa iyi ölçer tartar da ülkemizi bir felakete daha sokmaz.
Daha önceki anayasa maddelerini değiştiren referandum sonuçları aslında ülkemizi 15 Temmuz sürecine taşıyan en büyük faktör oldu.
O referandumda evet diyen irade yargıdaki değişikler, hem adaletin hem askeriyenin, hem de emniyetin içine Fetö denilen illeti de devletimizin hücrelerine bile musallat etti aslında.
AKP İktidarı ve CB Erdoğan 2002 ‘den beri yaptıkları icraatlarla ülkenin kimyasını bozdu.
Bir dönem çözüm sürecini musallat ettiler ülkemizin başına.
Memleket cephaneliğe döndü.
2016 ‘da bu ülkenin sınırları içindeki ilçelerin altı tünel, bomba cephanelikti sakın unutmayalım.
Verdiğimiz şehitler o ana kuzuları sakın aklımızdan çıkmasın.
Takvimin üstünde 2017 yazınca 2016 ‘da yaşadıklarımızı sakın unutmayalım.
“Benim oyumla mı Türkiye değişecek” diye cehaletin cesaretiyle sorulan o soru kadar tehlikeli bir soru daha yok.
O bir oy bakın nelere sebep oldu.
Referandumda verilen evet oyu bugün gelinen FETÖ ve terör belalarını başımıza saran en büyük unsurdur.
Kendi elimizle destek verip aynı ellerle gözyaşlarımızı silmekten vazgeçelim.
Olan bu devlete ve millete oluyor.
Düne kadar Pensilvan’ya ya, okyanus ötesine, balkondan gönderilen selamlar yüzünden Temmuz ayında TBMM’nin tepesine bomba düştü.
Tanklar onun için insanların üstüne yürüdü.
"Kandırıldık" deyip bunun içinden de "Başkomutan" ünvanı çıkaracak kadar enteresan bir milletiz biz.
2016 yılı yine AKP ve Erdoğan’ın zigzaglarıyla doluydu.
21 aylık Başbakanımız vardı Davutoğlu onu da 2016 ‘da bir yerlere koyalım emi.
“Rus uçağını düşürün diyen benim “ dedikten birkaç ay sonra o uçağı da Fetö düşürmüş açıklamasını yine 2016 yılında duymuştuk, ne çabuk unutuyorsunuz yahu.
2016 yılında unutmayacağımız en önemli şeylerden biri de elbette Muhtarlar.
Muhtarlar meğer ülkenin bütün mes’elelerine ne kadar vakıf insanlarmış 2016 ‘da bunu da öğrendik.
Çoğu ilkokul mezunu iki satır yazı yazsa 10 tane imla hatası yapan adamlarla dış politikadan, ekonomiye, AB, Rusya ve hatta Suriye politikasını bile konuşmuş bir ülke olduk 2016 ‘da unutmadınız değil mi?
Ha sahi birde CB’nin diploması 2016 ‘nın en çok konuşulan konusu oldu.
Bu son yazıda tarihe geçelim.
2017 ‘de başkan olacağım diyen ve komisyondan geçen değişiklik TBMM ‘den 330 oyla geçecek mi?
Diye sormaya başladığımız 2016 ‘nın bu son gününde unutturmadan soralım.
Diploma nerede?
“Kandırıldık milletimden özür diliyorum, rabbim bizi affetsin” diyen CB ‘den bunu sormak millet olarak hakkımız.
Biz kandırılmayan bir başkan istiyoruz.
Ha bir de işte benim üniversite diplomam diye gerine gerine diplomasını gösterecek birini devletin başında görmek istiyoruz.
Bu anayasa ve başkanlık sistemi bizi yeniden eskiye döndürecek.
Halk ve milletvekili sistemi devreden çıkıyor.
Bundan sonra vekillik sarayın memurluğu gibi olacak demedi demeyin.
Atatürk ve silah arkadaşları bu devleti kurarken padişahlığı bitirip halkın iradesini ortaya koyacak Cumhuriyet sistemini getirmişti.
Biz geriye dönmek istemiyoruz.
Tek adam olacak sistemde milletin iradesi mi kalır?
2016 ‘nın son cümlesi…
Diploma nerede usta?
Mustafa Temiz
Mustafa Temiz
-
-
