Yıl 1922. Temmuzun ortası.
Akşehir’in tozlu meydanında bir futbol maçı hazırlığı var. Hava yakıcı, yürekler bekleyişte. Askerler, halk, çocuklar… Hepsi o gün Mustafa Kemal Paşa’nın yüzünü görmek, neşesini duymak için toplanmış.
Ama kimse bilmiyor: bu maç, tarihin en stratejik toplantısının perdesi olacak.
Akşehir karargâhının avlusu, sabahın erken saati
Fevzi Paşa: (haritayı açarken) Paşam, düşman Eskişehir-Afyon hattında tahkimatını tamamladı. Siperleri güçlü, ikmali sağlam.
Mustafa Kemal Paşa: (haritaya eğilerek) Güçlü görünen her kale, içeriden sarsılır. Bizim sarsıntımız sessiz olacak.
İsmet Paşa: Sakarya’da yıprandı ama moralini düzeltmiş durumda. Baskın ancak mutlak gizlilikle mümkündür.
Kazım Karabekir: İstanbul’daki gözler hâlâ doğuya bakıyor, kimse Ege’de bir yıldırım beklemiyor.
Mustafa Kemal Paşa: O hâlde öyle bir perde indireceğiz ki herkes sadece bir futbol maçını seyredecek.
(Paşa gözlüğünü çıkarır, yavaşça gülümser.)
Mustafa Kemal Paşa: Yarın, Akşehir’de bir dostluk maçı düzenlensin. Subaylar, milletvekilleri, gazeteciler… Hepsi davet edilsin.
Fevzi Paşa: (anlayışla başını eğer) O maçta top değil, kader yuvarlanacak.
Mustafa Kemal Paşa: (dışarıya bakarak) Asker, moral ister. Halk, umut ister. Düşman, rehavet ister. Biz hepsini bir araya getireceğiz.
Futbol sahası – Akşehir halkı tribünlerde, askerler tezahüratta]
Top yuvarlanıyor, alkışlar yükseliyor. Paşalar, halkla yan yana oturmuş gibi görünüyor; ama bakışlar, seslerin ötesinde haritada buluşuyor.
İsmet Paşa: (sahadaki oyunu izlerken fısıldar) Paşam, 26 Ağustos sabahı, top Afyon ovasına düşecek.
Mustafa Kemal Paşa: (kısık sesle) Ve bir millet ayağa kalkacak.
Fevzi Paşa: Düşman bu oyunu ciddiye almaz sanırım.
Mustafa Kemal Paşa: (hafif tebessümle) Zaten oyun oynamak bu değil midir Paşa’m — kimse anlamadan zafer kurmak?
Top kaleye gider, kalabalık alkışlar.
O sırada Anadolu’nun da kalbine bir umut düşer.
[ Aynı günün akşamı, Akşehir karargâhı]
Herkes dağılmıştır. Paşalar masanın başında sessiz. Lambanın alevi titrer.
Mustafa Kemal Paşa: (yavaşça ayağa kalkar) Bugün sahada oynanan maç, sonun başlangıcıydı.
İsmet Paşa: Düşman sahayı hâlâ kendi alanı sanıyor.
Mustafa Kemal Paşa: O zaman sabah, biz oyunun kurallarını değiştirelim.
Fevzi Paşa: Emir verilsin mi Paşam?
Mustafa Kemal Paşa: (kararlı bir sesle) Verilsin.
Söz bitmiştir. Tarih, sessizce defterine bir not düşer:
“Akşehir’de bir futbol maçı oynandı. Ama asıl galibiyet, birkaç hafta sonra Afyon’da yazılacaktı.”
Rasih Hacıkadiroğlu
