Manisa Son Haber

Depremler İstanbul’a Doğru İlerliyor: Marmara Fayında Kritik Eşik

DIŞ HABERLER

Bilim insanları, 2011–2012 yıllarında Marmara’nın batı ve orta kesimlerinde başlayan sismik hareketliliğin zamanla doğuya, yani İstanbul’a doğru göç ettiğini tespit etti.

Uluslararası bilim dünyasında geniş yankı uyandıran ve New York Times’ta da atıf yapılan “Depremler İstanbul’a doğru ilerliyor” başlıklı çalışma, Marmara Denizi altındaki fay sisteminin sanılandan çok daha kritik bir evreye girdiğini ortaya koyuyor. Bilim insanlarının teknik kavramlarla anlattığı bu süreci sadeleştirerek değerlendirdiğimizde, ortaya İstanbul için ciddiye alınması gereken bir tablo çıkıyor.

Depremler tekil değil, zincirleme ilerliyor

Araştırmanın en dikkat çekici bulgusu, Marmara’daki depremlerin birbirinden bağımsız olaylar olmadığı yönünde. Bilim insanları, 2011–2012 yıllarında Marmara’nın batı ve orta kesimlerinde başlayan sismik hareketliliğin zamanla doğuya, yani İstanbul’a doğru göç ettiğini tespit etti.

Bu sürecin önemli durakları şöyle:

Eylül 2019: Silivri açıklarında meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki deprem

Nisan 2025: 2019 depreminin hemen doğusunda, İstanbul’a daha yakın bir noktada yaşanan 6.2 büyüklüğündeki deprem

Bilimsel yoruma göre Marmara’nın batısındaki fay segmentleri kısmen hareket edebilen, yani “sürüklenen” bir yapıya sahip. Buna karşılık İstanbul’un güneyindeki doğu segmentleri “kilitli”. Batıdaki bu hareket, doğudaki kilitli segmentlere ekstra stres yükleyerek daha büyük bir kırılmanın zeminini hazırlıyor.

“Deprem oldu, risk azaldı” algısı yanıltıcı

Toplumda yaygın olan “enerji boşaldı, tehlike geçti” düşüncesi, bu çalışma için geçerli değil. Araştırmacılar fay hattındaki stres değişimini ölçmek için b-değeri adı verilen istatistiksel bir gösterge kullanıyor.

2019’daki 5.8’lik depremden sonra b-değeri normale dönmüş, yani fay kısmen rahatlamıştı.

2025’teki 6.2’lik depremden sonra ise bu rahatlama gerçekleşmedi.

Aksine ölçümler, bölgede kayma geriliminin hâlâ çok yüksek olduğunu gösteriyor. Bu durum, fayın enerjisini boşaltmadığını ve daha büyük bir kırılmaya hazırlanıyor olabileceğini düşündürüyor.

Kırılma yönü İstanbul’u daha sert sarsabilir

Araştırmada öne çıkan bir diğer kritik unsur, depremin kırılma yönü. Nisan 2025’teki depremde yer hareketinin özellikle İzmit Körfezi ve Armutlu Yarımadası yönünde yoğunlaştığı belirlendi.

Bilim insanlarına göre gelecekteki büyük bir deprem batıdan doğuya doğru kırılırsa, bu durum İstanbul’daki yer ivmesini artırabilir. Yani merkez kente uzak olsa bile, deprem İstanbul’da beklenenden çok daha yıkıcı hissedilebilir.

Avcılar açıklarında “sismik boşluk” alarmı

Çalışmanın en kaygı verici bölümlerinden biri, Avcılar açıklarında tespit edilen 15–20 kilometrelik sismik boşluk. Nisan 2025 depreminin sona erdiği nokta ile Prens Adaları Fayı arasında kalan bu alan uzun süredir sessiz.

Bilimsel literatüre göre bu tür sessiz bölgeler:

Bir sonraki 6.0 ve üzeri depremin en güçlü adayları arasında yer alıyor

Ya doğrudan kırılıyor ya da doğusundaki daha büyük segmentlere stres aktarıyor

Özellikle Adalar segmentinin tamamen kilitli ve uzun süredir enerji biriktiriyor olması, Avcılar açıklarındaki olası bir kırılmanın İstanbul’a en yakın ve en tehlikeli fay parçasını tetikleyebileceğine işaret ediyor.

Avrupa’nın en yüksek deprem riski Marmara’da

Araştırmacıların hesaplamalarına göre Nisan 2025 depremi, 1766’dan bu yana biriken enerjinin yalnızca çok küçük bir bölümünü boşalttı:

Serbest kalan hareket: yaklaşık 20 cm

Birikmiş toplam kayma açığı: yaklaşık 6 metre

Bu fark, Marmara Denizi altındaki fay sisteminin hâlâ olağanüstü yüksek bir enerji taşıdığını ve Avrupa kıtasındaki en yüksek deprem riskinin bu bölgede bulunduğunu gösteriyor.

Bilim insanlarından net çağrı: Deniz tabanı izlenmeli

Makalede ortaklaşa vurgulanan öneri açık: Marmara’daki faylar yalnızca karadaki istasyonlarla değil, deniz tabanına yerleştirilecek sensörlerle izlenmeli.

Bu sayede:

Fayın milimetrik hareketleri anlık takip edilebilir

Stres birikimi erken aşamada tespit edilebilir

Olası büyük depremler için daha güçlü bilimsel öngörüler geliştirilebilir

Sonuç: Risk bitmedi, kritik eşik yaklaşıyor

Bilimsel veriler, “İstanbul depremi oldu mu, risk bitti mi?” sorusuna net bir yanıt veriyor: Hayır. Aksine Marmara’daki fay sistemi, batıdan doğuya ilerleyen bir süreç içinde daha kritik bir eşiğe yaklaşmış durumda. Bu tablo, yalnızca bilim insanları için değil, karar vericiler ve toplum için de acil ve ciddiyetle ele alınması gereken bir uyarı niteliği taşıyor.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.