Geçtiğimiz yıl altın fiyatlarındaki artışta, ABD’nin küresel ölçekte uyguladığı gümrük vergileri, borçlanma maliyetlerinin düşeceğine yönelik beklentiler, jeopolitik belirsizliklerin devam etmesi ve merkez bankalarının alımlarını sürdürmesi etkili oldu. Ayrıca altın destekli borsa yatırım fonlarına (ETF) yeniden girişlerin hız kazanması da talebi artırdı. Bu gelişmelerle birlikte altın, 2025 yılı genelinde yaklaşık yüzde 65 oranında değer kazandı.
Piyasalarda yakından takip edilen ABD Merkez Bankası’nın (Fed) Aralık ayına ilişkin Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantı tutanakları ise para politikasına dair önemli sinyaller verdi. Tutanaklar, enflasyonun düşüş eğilimini sürdürmesi halinde Fed yetkililerinin para politikasını gevşetmeye daha açık hale geldiğini ortaya koydu. Bununla birlikte, olası faiz indirimlerinin ne zaman ve hangi ölçekte yapılacağı konusunda yetkililer arasında görüş ayrılıklarının sürdüğü görüldü.
Jeopolitik gelişmeler de altın fiyatlarını destekleyen unsurlar arasında yer aldı. ABD’nin Venezuela’nın petrol ticaretine yönelik yaptırımlarını artırması ve yeni yıl döneminde Rusya ile Ukrayna arasında çatışmaların yeniden alevlenmesi, küresel risk algısını yükseltti. Karadeniz limanları ile kritik enerji altyapılarını hedef alan saldırılar, güvenli liman talebini artırarak altına olan ilgiyi güçlendirdi.
Uzmanlar, para politikasına ilişkin belirsizlikler ve jeopolitik risklerin devam etmesi halinde altın fiyatlarında dalgalı ancak yukarı yönlü seyrin korunabileceğine dikkat çekiyor.