Manisa Son Haber

Kırmızı Ette Düşüş Beklentisi Hayal: “Sorun İthalatla Çözülmez”

EKONOMİ

Kırmızı et fiyatlarındaki hızlı yükseliş kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, hayvancılık sektöründen gelen açıklamalar tablonun kısa vadede değişmeyeceğini ortaya koyuyor. Hayvancılık sektöründe 33 yıldır faaliyet gösteren besleme uzmanı ziraat mühendisi Şenol Özkaya, katıldığı canlı yayında yaptığı değerlendirmelerde, kırmızı et fiyatlarının mevcut koşullarda düşmesinin mümkün olmadığını söyledi.

Son bir ayda kırmızı et fiyatlarının yaklaşık yüzde 20 oranında arttığını belirten Özkaya, bu artışın temel nedeninin besilik hayvan yetersizliği ve artan maliyetler olduğunu vurguladı. Türkiye’de üretim açığının ithalatla kapatılmaya çalışıldığını ifade eden Özkaya, bunun kalıcı bir çözüm sunmadığını dile getirdi.

“Besilik Hayvan Sayısı Yetersiz”

Türkiye’de besiye alınacak hayvan sayısının yetersiz olduğunu belirten Özkaya, son 10 yıldır bu açığın ağırlıklı olarak Güney Amerika’dan yapılan ithalatla kapatılmaya çalışıldığını söyledi. Ancak bazı yıllarda ithalatın dahi ihtiyacı karşılamaya yetmediğine dikkat çekti.

Buzağı Ölümleri Alarm Veriyor

Sektörün en büyük sorunlarından birinin buzağı ölümleri olduğuna işaret eden Özkaya, ülkede doğan her üç buzağıdan birinin çeşitli nedenlerle kaybedildiğini belirtti. Bu kayıpların yıllık yaklaşık 1 milyon buzağıya karşılık geldiğini ifade eden Özkaya, buzağıların yaşatılabilmesi halinde ithalata ihtiyaç kalmayacağını, hatta ihracat yapılabilecek bir noktaya gelinebileceğini söyledi.

İthalat Geçici Çözüm

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2025 yılında yaklaşık 500 bin canlı hayvan ithal ettiğini, 2026 yılında da benzer bir ithalatın planlandığını aktaran Özkaya, bu rakamların sorunun büyüklüğünü gözler önüne serdiğini dile getirdi. Özkaya’ya göre, ithalat yalnızca fiyat artışını geciktiriyor ancak üretim sorununu çözmüyor.

“Et Fiyatlarının Ucuzlaması Mümkün Değil”

Kırmızı et fiyatlarının düşüp düşmeyeceğine ilişkin soruya net yanıt veren Özkaya, “Bugünkü şartlarda kırmızı et fiyatlarının ucuzlaması mümkün değil” dedi. Şap hastalığı nedeniyle hayvanların istenilen kiloya ulaşamadan kesime gitmesi, yem ve işçilik maliyetlerinin yüksekliği, faiz oranlarının besiciyi zorlaması ve birçok üreticinin sektörden çekilmesi fiyatları yukarı çeken başlıca etkenler arasında yer aldı.

Çözüm: Küçük Aile Hayvancılığı

Özkaya, fiyatların dengelenebilmesi için küçük aile hayvancılığının güçlü biçimde desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Kırsalda üretimin yeniden canlandırılması, buzağı ölümlerinin azaltılması için veteriner ve ziraat mühendislerinin sahada aktif görev alması gerektiğini ifade etti.

Yem maliyetlerine de dikkat çeken Özkaya, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin küçük işletmelere uzun vadeli arpa ve mısır desteği vermesi, Tarım Kredi Kooperatifleri’nin ise üreticiye faizsiz ve uygun fiyatlı yem sunması gerektiğini söyledi.

“Sorun Üretici Değil, Yanlış Politikalar”

Et ve süt fiyatlarının yüksekliğinden üreticinin sorumlu tutulmasının yanlış olduğunu belirten Özkaya, asıl sorunun yıllardır uygulanan yanlış hayvancılık politikaları olduğunu ifade etti. Fiyatlar yükseldiğinde ithal karkas et getirilmesinin besiciyi zor durumda bıraktığını ve birçok üreticinin sektörden çıkmasına neden olduğunu söyledi.

“Etiket Şeffaflığı Şart”

Kasaplarda satılan etlerde dana, düve ve inek ayrımının net biçimde yapılması gerektiğini savunan Özkaya, karkas fiyatları arasında yüzde 20’ye varan farklar olmasına rağmen tüketiciye tek fiyat sunulmasının doğru olmadığını belirtti.

“İthalat Olmasa Et 2 Bin TL Olurdu”

Özkaya, ithal besilik hayvan ve karkas et olmasaydı bugün kasapta et fiyatlarının 2 bin TL seviyesine çıkabileceğini ifade ederek, uzun vadeli çözümün ithalat değil üretimi güçlendirmekten geçtiğini sözlerine ekledi.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.