Son dönemde “süt zamlandı, yem de zamlandı” şeklinde oluşan düşüncenin gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Özkaya, yem fiyatlarındaki artışların sütle değil, ithalata dayalı hammaddeler, döviz kuru ve artan maliyetlerle doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi.
Yem zamlarının süt fiyatlarındaki artışla ilişkilendirilmesinin teknik olarak mümkün olmadığını ifade eden Özkaya, “Çiğ süt yem hammaddesi değildir. Süt zamlanınca yemin zamlanması için sütün yem üretiminde kullanılan bir hammadde olması gerekir. Böyle bir durum söz konusu değil” dedi.
“KÖTÜ BİR TESADÜF ALGI OLUŞTURDU”Son bir ay içinde yem fiyatlarına yaklaşık yüzde 15 oranında zam geldiğini hatırlatan Özkaya, aynı dönemde Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ süt fiyatını güncellemesinin yanlış bir algıya yol açtığını belirtti. Özkaya, “Yeni süt fiyatı açıklandıktan kısa süre sonra yem hammaddelerine zam geldi ve bu artış yem fiyatlarına yansıdı. Bu durum üreticide ‘süt zamlandı, yem fabrikaları da otomatik zam yaptı’ algısı oluşturdu. Ancak bu tamamen kötü bir tesadüften ibaret” diye konuştu.
HAMMADDELERDE CİDDİ ARTIŞ VARYem sektöründe kullanılan hammaddelerin büyük bölümünün ithalata dayalı olduğuna dikkat çeken Özkaya, döviz kurundaki en küçük artışın bile fiyatlara doğrudan yansıdığını söyledi. İklim koşulları, lojistik aksaklıklar ve gemi gecikmelerinin de maliyetleri artırdığını vurgulayan Özkaya, son bir ayda yaşanan fiyat artışlarını şu örneklerle anlattı:
Soya küspesi: 420 dolardan 550 dolara
Ayçiçek tohumu küspesi: 250 dolardan 285 dolara
Danelik mısır: 12 TL’den 13,50 TL’ye
Buğday kepeği: 9 TL’den 11 TL’ye
Bunların yalnızca birkaç kalem olduğunu belirten Özkaya, onlarca hammadde grubunda artışların sürdüğünü ifade etti. Ayrıca son yayımlanan genelgeyle premiks grubuna uygulanan KDV nedeniyle yem fiyatlarına yaklaşık yüzde 3 oranında ek zam beklendiğini de dile getirdi.
“KEYFİ ZAM İDDİALARI ŞEHİR EFSANESİ”Yem sanayisinde yoğun bir rekabet ortamı bulunduğunu vurgulayan Özkaya, “Bu kadar rekabetin olduğu bir sektörde ‘süt zamlandı, biz de zam yapalım’ anlayışı sadece bir şehir efsanesidir” dedi. Yeni yılla birlikte işçilik, enerji ve yakıt maliyetlerinin otomatik olarak arttığını hatırlatan Özkaya, “Yemi etkileyen faktör süt değildir. Çünkü yem çuvalına süt ya da süt ürünleri girmiyor” ifadelerini kullandı.
“SÜT FİYATI ÜRETİCİYİ TATMİN ETMİYOR”Açıklanan çiğ süt fiyatının üreticiyi yeterince tatmin etmediğini belirten Özkaya, artan yem maliyetleri karşısında süt zammının kısa sürede eridiğini söyledi. “Bir bardak çayın 15 ile 60 TL arasında satıldığı bir ortamda, sütün 22,22 TL/litre olması vicdani değildir” diyen Özkaya, üreticinin sürdürülebilirlik açısından ciddi zorluk yaşadığını ifade etti.
YEM–SÜT MAKASI AÇILIYORYem–süt makasının giderek üretici aleyhine açıldığını vurgulayan Özkaya, normal şartlarda 1 litre sütle 1,5 kilogram yem alınması gerektiğini ancak mevcut fiyatlarla üreticinin yalnızca 1,1 kilogram yem alabildiğini söyledi.
TARIM VE HAYVANCILIKTA YAPISAL DEĞİŞİM ÇAĞRISIŞenol Özkaya, açıklamasının sonunda tarım ve hayvancılık politikalarında köklü değişimlere ihtiyaç olduğunu belirterek şu önerilerde bulundu:
“Küçükbaş hayvancılık ülkemizde mutlaka hız kazanmalıdır. Tarım alanları iklim krizi doğrultusunda yeniden planlanmalı, mera ıslahı yapılmalı, yem hammaddesi ekim planı uygulanmalı ve kaliteli kaba yem üretimine daha fazla önem verilmelidir.”